şükela:  tümü | bugün
  • "örgütüyle" ekşi sözlük pkk'lıdır diye ortalığı ayağa kaldırmaya çalışıp tiyatrosunu kendi apartmanından dahi dışarıya çıkartamadığını hatırlatmak lazım galiba bu elemana ki "dezenformasyon" filan diye zırvalamasın. insan hakları düşmanı tipleri toplayıp başak purut gibi bi adamı neredeyse kandil'de militanmış gibi sunmaya kalkıştığını ibretle izledik burada. sonra gel buraya dezenformasyon diye zırla.

    bu tipler atıldığında, sebebini sorgulayan, ipe sapa gelmez gerekçeyi ifşa eden benim, ne düşünüyorlar, ne savunuyorlar tek bir yerde dahi hesaba katmadım. maval okumasın kimse.

    eteğine yapışıp gezen tipler herhalde elemanın has ırkçı olduğundan habersiz değil. kamufle etmeye kalkışıp beceremediği rumuzun kendisine ait olduğunu vatana millete duyururken "mert" ama zırt pırt şiir diye berbat manzumelerini paylaştığı atsız'ın yaptığını yapmasını beklersiniz değil mi? yazsana ırkçıyım diye de dümnya alem civanmert görsün. yer mi?

    üç beş kürt öldürmek için heveslenen: https://twitter.com/…slan/status/643692954025074688

    namlı katilleri, hitler'e atfedilen sözlerle hatırlatarak soykırım "espirileri" yapabilen: https://twitter.com/…slan/status/644084054581751808 (çağır gelsin madonna gebeşi de okusun aggressive humor teranesini)

    7-8 eylül günleri memleketin her yerinde kürt diye insanlar dövülür, dükkanları yakılır, kitapçılar, parti binaları kundaklanırken "layıklarını buluyorlar" diyebilen: https://twitter.com/…slan/status/641366773753708544

    linççi, kundakçı faşist sürüleri sokakta kürt avlarken olan biteni "üç tane provokasyon" diye niteleyen: https://twitter.com/…slan/status/641370721952919552

    ermeni soykırımına nazire yapıp kürtleri süngüyle hazar'a dökeceksin çekmekten imtina etmeyen: https://twitter.com/…slan/status/641208727119527936

    basılmadık binası kalmamış hdp'ye saldıran kitleye katılmaya hevesli, teşvik edici: https://twitter.com/…slan/status/640864995299995649

    dezenformasyon diye maval okurken, erdoğan'ın ajana çevirdiği insanların sıktığı yalanın en alasını devam ettiren: https://twitter.com/…slan/status/640863909872828416
    (al doğrusu: http://www.radikal.com.tr/…gozaltina_alindi-1429515)

    bir tipten bahsediyoruz. hakikaten kimlerle ve neyle muhatap olduğunuzun en ala örneği. hakkaten laf anlatmanın imkanı yok. sen otur ırkçının halkla ilişkiler sorumlusu gibi "abi bokunuzu yiyim okuyun ya" diye linklerini ver, ırkçılığı yayma enstitüsü gibi çalışan elemanı ota boka destekle, sonra laf anlatamıyoruz. doğrudur anlatamazsın. yok öyle bi kapasiten çünkü.
  • ucurulmamasi gerekliydi, irkciligin nasil bir musibet oldugunu hala ve israrla anlamayan bir toplumda ibret nisanesi olarak burada kalmaliydi.

    yazmistim, kizilbasim, beydili evladiyim. ecdadimi ismen 16.yy'a kadar taniyorum. yok ezberimde degiller, sülalemize ait elyazmasi kuran'in arkasinda atlarimizla birlikte tutulmus bir seceremiz var, oradan. ondan öncesi de beydili'nin 9. yy'a kadar tarihiyle belli. bildigin selcuklu'nun, osmanli'nin zulmüne eyvallah dememisiz, gadrine ugramisiz, defaatle katledilmisiz, iki büyük sürgün yasamisiz, biri üc yüzyil sürmüs. soyum sopum belli. bildigin, hani o horasan erenleri ecdadim. dogdugum aileyi ben secmedim, bunlarin herhangi birinden kendime övünecek yön cikarmam, ahmakliktir. ancak bilincli bir aileye dogdum, ellerinden geldigince sistemli asimilasyondan korudular beni, merakliydim, cönklerce deyis, nefes ezberledim, tarihimizi ögrendim, ne bileyim yahu ilkokulda -internet filan yoktu o zaman- kendi kendime göktürk alfabesini söktüm, günü geldi ecdadimin sinandigi gibi sinandim, elimden geleni yaptim, daha iyisi olmaliydi, hala cömezim, hala o enginin bir damlasina vakif görmüyorum kendimi. hah iste bununla gurur duyabilirim, kibre nalet ederek. o yüzden kendimi devrimci olarak tanimlayabildigim zamanlarda da ne "aleviligi" bir cesit gerici tarikat görenlere, ne türkmenligi barbarlikla, yikimla es tutanlara papuc biraktim. ancak bir o kadar da bunlari bir farklilik , özellik görenlere de verdim yanitlarini. iste "yok biz selanik göcmeniyiz", yok "cerkeziz" diye secimi olmayan kökenini bahane edip, aklinca ben carigi yirtik türkmen'e, anadoluluguma, üc yüzyildan sonra topragina geri dönecek inat damarima laf edene de biyik altindan güldüm, topumuzun misafir oldugu bir alemde sidik mi yaristiraydim, hisim oldugumuz bu topragin kadim halklarini, göbeklitepe'yi insa edenleri yasamamis sayip "önce ben vardim, dagdan gelip bagdakini mi begenmiyorsun" diyeydim, ne yapaydim, bir mi olaydim? bunlar bos, bombos isler.

    simdi bütün bunlarin arpad'la iliskisi ne? son zamanlarda böyle türklükle filan kafayi bozan iki unsur dikkatimi cekti. biri yaritürkyarifransizadam, digeri arpad. ikisi de birbiriyle gayet iyi anlasiyormus anlasilan. ikisinin bir diger özelligi de milli acidan benim gibi "saf", -ya da tanidiklari jargon'dan- reinrassig türkmen olmamalari. irkci degilim, sorun yok, ana babalarini secmediler ama benim midemi kaldiran tam da bu: bu unsurlarin bu secmedikleri ve hatta köken olarak sinirli alakalari olan türklügü, türkmenligi bu kadar yoz, adi, ayrimci bir seylerle özdeslestirmeleri, kara calmalari. büyükanami animsiyorum, yasim üc dört olmali, hayal meyal, bir dereden helallik aldirarak aldirdigi bir kova suyu. yasayan bir sey degil ha, dere. helallik aldirdi koca türkmen kadini. bu arpad geliyor buraya türkmen kocalarinin, analarinin ettiklerini, sözlerini tasiyor sonra kalkiyor, irkci olmakla övünüyor. insan bu kadar mi nasipsiz olur? bu kadar basireti baglanmis, ici cürümüs olur? nerede canli, cansiz tüm doganin hakkini gözeten, kendini bir dereden hakir gören türkmen anasi/ kami/ samani nerde, nerede 72 millete bir gözle bakan türkmen kocalari, nerede bu "irk"lariyle övünen zavallilar? ki türklük, türkmenlik irk filan degildir, kürt irki diye bir sey olmadigi gibi. 1970'lerden beri biliminsanlari siyah, sari, beyaz diye bile insan irki diye bir kavram kullanmanin bilimdisiligindan, tartismaliligindan söz ederken hele? yok böyle bir cehalet. ula siz kimsiniz de türkmen'e bu pisligi siviyorsunuz? hangi kanda var böyle bozukluk? yaziktir, analariniza filan da atmayin bunu, kendi pisliginiz, insanlikla ha$a alakasi yoktur, olamaz.
    asagilik kompleksinin milliyeti, "irk"i yoktur. nasil bugün isid'a batidan katilanlarin önemlice bir kismi, baska inanclardan dönme sahislarsa ve inanclarina bagliliklarini cevrelerine kanitlama kompleksiyle inanilmaz boyutlarda radikallesip "kafir"leri tehdit ediyor, en vahsice öldürebildiklerini göstermek icin özel bir caba harciyorlarsa, bu türk/türkmen kökenli olmayanlarin halini de ayni paralelde görüyorum. asla olmadigi, olamayacagi bir kimligi kendi özelinde uclara tasiyarak, aklinca eksigini görünmez hale getirmek. yok, atatürk milliyetciligi de türküm de diye gelmeyin, irkciyim diye ortalarda dönen ben degilim. ha o kimlik adina razi gelmiyorum, türkmenlerin, türklerin, samanizmin böyle zavallilara ihtiyaci yoktur. zaten sade bunlara degil, milliyetcilik altinda onun bunun parasina, malina, namusuna göz dikenlerin rezil mirasiyla yeterince kirletilmis adimiz, ecdadimiza yeterince boynumuz bükük. benim kürtlerle, ermenilerle, süryanilerle, rumlarla, araplarla, yahudilerle, romanlarla derdim yok arkadasim, göcebe bir toplumun karsisina cikan tüm kültürlerden etkilendigini, karistigini, ögrendigini, zorbaya karsi kader ortakligi ettigini bilecek kadar taniyorum "her millet kadar yüce milletim"i.

    entelektüel cölümüzde milliyetcilik, sol bunlar hala oturmamis kavramlar. isgalciye karsi ayaklanmis, okuryazarligi olmayan köylü, zorba sofralarindan midesini dolduran esek yüküyle teori kitabi okumus, bir takim yilginlik cigirtkani solcu(!) gebesten katbekat solcudur. vatanini, milletini emperyalizme karsi korumak icin ayaklanan, dilini, kültürünü yozlasmasmaya karsi cogaltan, topragini, dogasini yagmalatmayan milliyetciyle uzlasamayacagim ne var, yüregi solda atan bir insan olarak? bu gün zaten adini ne koyarsa koysun o dedigim insanlar, yoksullar, orta siniflar, ögrenciler, isciler, memurlar degil midir bu insanlar? birgün insanin insani sömürmedigi bir düzen kurulacaksa, bu insanlar o düzenin dogal katilimcilari degil midir? acik ihbarci, katliamci, isbirlikci kimligi yoksa bu insanlarla tabii konusacagim, ögrenecegim, ögretecegim, aklim yettigince dertlerini anlamaya calisacagim, ortak bir dil bulmaya calisacagim. ama irkcilarla degil. irkcilik, ayrimcilik suctur; korumasiz insanlara, cocuklara, hayvanlara tecavüz etmek gibi rezil bir suctur. kanser hastasini dolandirmak gibi asagilik bir suctur. bunlari yapan adam isterse allame-i cihan olsun ne diye muhattap alacagim? öyle ahim sahim degil, az bucuk bir demokrasimiz olsaydi, nefret sucundan, irkciliktan yargilanirdi bu insanlar, tiksindirici suclar sinifindan. yok iste, ufacik cocuklarin, gencecik fidanlarin, aksakallilarin, ak percemlilerin katline, kimligine bakilarak üzülünüp, sevinilen bir ülke burasi. türk deyince fasist, kürt deyince pkk'li olunan bir vahset devri bu. yoksullarin kani dereler olmus akarken, sizden bizden ayrimi yapilan, sivasiz evlere, yirtik ayakkabili ocaklara od düsüren, her dilden agidin birbirinin cigligina karistigi bir cark bu. onunla bununla bir olmamak tirsakligiyla zamaninda yazmadigim icin sunlari buraya bir iltifat da kendime edeyim de bitirmeden, bir arpad bozmazdi rahatimizi, kanalizasyon kokusunu duymaz haldeyken.
  • şahsen tanımadığım, birkaç entry'si üzerinden mesajlaştığımız yazar.

    milliyetçilik fikrinden hoşlanan biri değilim. bu fikir, genelde düşünülmeden kabul edilen bir şeydir. farklı olandan kaçınmak ve onu aşağılamak, üzerinde düşünülmemiş insan doğası için gayet anlaşılır bir şey.

    fakat arpad, milliyetçiliğini kaçınma ve aşağılama üzerinden kurmayan, siyaset hakkında "kafa yormuş" bir insan. bir şeylere sırf "çünkü şeyin şeyinden dolayı" diyerek inanmıyor. bunun ne kadar değerli olduğunu lütfen bir düşünün. sonra, insanları sırf siyasi görüşleri yüzünden ötekileştirmenin, sizin arkasına sığındığınız demokrasinin içini ne kadar boşalttığını bir değerlendirin.

    arpad, benim kafamı bir sürü (sözde) solcudan daha çok açmış, bana fikir vermiş biridir. bunu illa ki beni sağa yanaştırması olarak algılamanın alemi yok, kendilerinden olmadığım insanları anlamamda çok yardımcı oldu.

    sözlük'ün şu kadar rezil bir seviyesi varken, burası artık tarifsiz bir sığlık ve asap bozuculuk ortamı haline gelmişken, arpad'ın gidişine makul bir sebep bulmanın imkanı yok.

    beta'nın gelişinden beri burada sadece link paylaşıyordum. antik geldi de, sözlük'ü hala en azından badi takibi için kullanmaya devam edebiliyorum. neyse ki benim badiler siyasi takılmıyor, goygoy ediyorlar. fakat yine de, bana dokunmasa da yılan yılandır.

    kötü bir yöneticisin ssg. her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsan.
  • ex yazar. ben de dahil sözlüğe katkı yapmayan, bakınız yazarlığı yapan, bir maç veya futbolcu başlığı altında bile birbirine orospu çocuğu demekten sakınmayan, formattan bihaber onbinlerce yazar varken bu adamın, üstelik son dönemlerde hiç bir sakıncalı girisi yokken sebepsiz uçurulması orospu çocukluğudur.
  • aşağıda yazılanlar tamamen arpad'a ait olup, uçurulması hakkında gelen sorulara ve genel duruma ait bir açıklamadır. buyursunlar:

    esen olsun.

    öncelikle söylemek isterim ki, haksızlığa uğradığımı düşünmüyorum. zira haklılık/haksızlık durumunun ortaya çıkması için gereken asgari koşulları sağlamıyor sözlük: ekşi sözlük ssg'nin, ve tam anlamıyla ssg'nin; dolayısıyla istediği gibi yazar uçurur. bunu eleştiriyorum/eleştiriyordum o ayrı, ama ben buna rağmen yazmaya devam ettim, şikayet etme hakkım yok. sadece, dersimi almış oldum, bu sözlükte yazmamak lazım imiş, onu anladım. belki ssg (moderasyon olmadığı için sanırım uçuran doğrudan kendisi, bilmiyorum, hiç anlamam bu işlerden.) de iyi niyetle yapmıştır bunu "paşam sen neden kutsal bilgi kaynağı triplerine girdin ki? derdimiz eğlenmek, karı kız muhabbeti yapmak o kadar. ben seni uçurayım, git yazdığın yerlerde yazmaya devam et sen" demiştir.

    o yüzden uzun uzadıya böyle olmalı mıydı, olmamalı mıydı meselesine girmeyeceğim. giresim var, haliyle canım da sıkkın, ama suçun bende ve ssg'de olduğunu biliyorum: ssg çok güzel bir yer olmaya teşne olan bir platformu bok çukuruna döndürdü, ve ben bile bile burada yazdım, ssg'nin şahsi sitesinde, ssg'ye rağmen. bunu biliyor olmam ağzımı tıkıyor, laf edemiyorum.

    ancak sedet beni uçurduktan sonra arkamdan yazılanları görünce bir çift laf etmek istedim. ben kendi hesabıma mutluyum, türkçü, ibdacı, nurcu, komünist, liberal (doğrudan bildiklerim bu kadar.) bir çok yazar görüşlerini bir kenara bırakıp "hayır, arpad fikri ne olursa olsun samimi, başka bir amaç taşımadan yazıyordu, tek derdi fikrini anlatmak ve kör-topal bilgi sahibi olduğu konularda bilgisini paylaşmak idi" demişler. o yeter bana. bu yazarlar, bunu söylemek haddime değil ya gerçi, hayatta "sevilen insan" olma mutluluğunu tadabilecek yazarlar gözümde, onlar da mutlu olmalılar benim nacizane fikrimce. en azından mutlu olmalarını diliyorum, zira beni gerçekten mutlu ettiler. samimiyetinin bilinmesinden, görülmesinden daha mutlu edici ne olabilir ki hayatta? ssg'ye sorsan, bir ferrari sahibi olmak, belki.

    ama ayrıntıya takılan bir adamım, o yüzden ufak bir not düşeyim. "dar bakış"tan bahsetmiş kimileri. bakışın dar olması ayrı mesele, bir yöntem dahilinde olayları ele almak ayrı mesele. benim yöntemim "milliyetçi" yöntem idi, milliyetçiliğimi başkalarından ayıran da odur: milliyetçilik benim çözümüm değil, yöntemim. her neyse, açıklaması uzun sürer. sadece diyeyim ki, bir kısım ekşi sözlük yazarları ile kurduğumuz (bkz: siyah beyaz kültür ve sanat platformu) isimli bir derneğimiz var, ve onun çıkardığı dergide, attila ilhan da vardı fecr-i ati de; italyan neoklasik müziği de vardı altay gırtlak müziği de, marksizme dair sözler de vardı, iskandinav mitolojisi de, j. r. r. tolkien de vardı, sandor petöfi de, kayseri sarız ilçesinin avşar ağzında kullanılan sözcükler de vardı, bilimsel terminoloji de. bu dernek ve dergi kurulsun, ve mümkün olan en geniş, en objektif bakışla bakan bir "gençler okulu" olsun milliyetçiler arasında diye, gecesini gündüzüne katan, cebinden, uykusundan, yemeğinden, sevgilisinden, hatta kendisinden feragat eden benim. (zerre şikayetim yoktur, mutluyum.) bütün arkadaşlarımın katkısı var ve onlar olmasaydı dergi de dernek de devam edemezdi ama, beni sözcü ve yönetici seçtiler, ben de bunun gereğini yerine getirmek için var gücümle çalıştım. o yüzden bunu söylemeye hakkım olduğuna inanıyorum: bir kaç bin kitap okumuş, iki dilde edebi ya da bilimsel metin yazabilen, çeviribilimden etimolojiye, sosyolojiden dinler tarihine, fizikten moleküler biyolojiye her konuya değinerek milliyetçi fikrin gelişimine katkı yapmayı amaçlamış (dediklerim kesinlikle doğrudur demiyorum, doğruluğu-yanlışlığına okur karar versin. ben okuyup, anlayıp, sorgulayıp ulaştığımı yazdım hep.) böyle bir gence, dar kafalı diyen adam dar kafalıdır. bu kadarlık kibir gösterme hakkım olsun, zira hayatta en büyük emeğimi fikrime verdim ben, en önemsiz insanın dahi hakkaniyetsiz yaklaşmasına katlanamam. "yanlıştır" deyin, ama dardır, şudur budur demeyin. genişliğimin özetini çıkaran bir epope yazmıştım, bilen bilir, el insaf. hiç bir şeyi umursamadım da, işte bunu umursadım: arkamdan "dar kafalıydı" denmesi her şeyden fazla koyar bana. çünkü ne "kimseyi umursamam işime bakarım" adamı oldum ben, ne de "el ne der?" diye soran. bir dereceye kadar önemlidir insanların ne düşündükleri, ve bu mesele, o derecenin kapsamına dahil oldu.

    kendi adıma ya da milliyetçilik adına ajitasyona girişmeyeceğim. sebebini yukarıda belirttim. ama girişesim de var, o yüzden, paganlık adına yapacağım bunu. görüldü ki arkadaşlar, ekşi sözlük paganlık propagandası yapan bir yazarı hazmedemeyecek kadar yobaz bir platform!!!* zaten bahsetmiştim bundan, imamın da, papazın da, nihilistin de derdinin şamanlarla olduğunu, songulyabani ve queen of the damned biliyor nerede bahsettiğimi, hatırlar ve dilerlerse sizinle paylaşırlar. **

    tek istediğim, ssg çıksın insan gibi, "şu sebepten uçtu bu yazar" desin. aksi halde benim erdem anlayışıma sığmaz. tabii bu sedetin umrunda değildir de, ben söyleyeyim dedim.

    okunmayı umursuyorum. zira bu sözlükte yazdığım zamanlarda da belirtmiştim, hayatta bana bir şey öğreten yazarlara, bilim adamlarına, insanlara hep saygı ve minnettarlık duydum. birileri de bana ufağından da olsa duyarsa, en büyük mutluluktur benim için, ben de küçük çapımca hayata böyle bakıyorum işte. o yüzden belirteyim, haberiniz.com'da siyasi yazılar, sozkonusu.net'te fikri yazılar yazıyorum. çok kapsamlı yazmadım oralarda ama, özellikle sozkonusu.net'teki yazılar, birleştikleri ve yazılış kronolojisine göre okundukları zaman bir bütünü tamamlamaya başlıyorlar. gerçi sozkonusu.net bünyesindeki arkadaşlar başka yerlerde yazdıklarımı da benden habersiz siteye koyup benim kurguladığım sistemi bozmuşlar ama, olsun. bir kaç fazladan söyleşi, yazı vs. okumak meraklısına hoş gelebilir. onun dışında, kayiprihtim.org portalı ve forumunda mitoloji ve fantastik edebiyat ile ilgili yazıyorum. ayrıca rıhtım radyo bünyesinde kuzgundan dinlediğim isimli bir program sunuyorum. tonyukuk666.blogspot.com adresinde de edebi çalışmalarımı paylaşıyorum. twitter hesabımı da yeni kullanmaya başladım, oradan da yeni yazılarımı duyuruyorum. ve bunları gerçek adımla, m. bahadırhan dinçaslan olarak yapıyorum. ilgisini çeken olursa, beklerim. [https://twitter.com/mbdincaslan https://twitter.com/mbdincaslan]

    sözlük benim için not defteri idi. burada ufak ufak notlar alır, olgunlaştırır, bu esnada geri dönüşleri de değerlendirir, yazılar yazardım. çok azını bu bahsettiğim platformlara taşıdım, belki yazdığım "tolkien ne yaptı" yazı dizisi biraz geniştir, onun dışında sözlükte yazdığım kadar geniş bir örgü yok maalesef. sağlık olsun.

    ezen bolsun karındaş kalık
  • geçen gün yolda çok güzel bir kız görmüş yazardır.
    ayrıca aşağıdaki sözlerini sizlerle paylaşmamı rica etti.

    esen olsun.

    hakkımda yazılanları görünce çok mutlu olduğumu söylemiştim. tekrar teşekkür ediyorum herkese. siz de mutlu olun dilerim.

    diyeceğimi demiştim ama, beklediğimden daha fazla tepki aldı uçuruluşum. o yüzden, bir ek yapayım dedim. kesinlikle "uçtum, dramatize edeyim, arpad'ın son sözleri salya sümük falan filan" gibisinden değil bu, yazar hesabım olsa başkasına aynen yapacağım bir tespiti yapmak istiyorum.

    isa öldüğünde muhtemelen meczup bir marangozdu. ama öldükten sonra, topluma hakim olan "isa haksızlığa uğradı" inancı, onu önce "tanrının oğlu"na dönüştürdü, ve o tanrının oğlu, onu öldüren roma'nın tahtına oturdu, hala da, hüküm alanı daralsa da, oradadır. hükmeden isa değildir elbette, ama bir haksızlığa yakılan ağıt roma'yı alaşağı edebilmiştir. sözlüğe de yazmıştım bunu ama, gitti o giriler.
    demem o ki, madem arpad, bir iki kafasız adam dışında, görüşünden bağımsız olarak bu kadar farklı tipte ve görüşte yazara "bu adam haksız yere uçurulmuştur" dedirttiyse, bu değerlendirilebilir. arpad'ı bahadırhan dinçaslan'dan sıyırın, siyasi görüşünden mümkün olduğunca soyutlayın, ve onun uçurulmasını kullanın, eğer sedetten rahatsızsanız. bu olayı kimse unutmasın, bu olayı kınayanların çoğalmasını, ssg'nin size cevap vermesini, bir şeyler yapmak zorunda kalmasını sağlayın. bunu yaparsanız, arpad'ın uçması ve arkasından gelen tepkiler bir işe yarar. burada yazarken girilerim dünyayı ya da sözlüğü daha güzel bir yere dönüştürmedi ama, gidişim böyle bir işe yararsa inanılmaz mutlu olurum: sözlüğe geri dönmeyeceğim, dolayısıyla bunu kişisel çıkar, hırs, prestij kaygısı sebebiyle demiyorum. hatta eğer işe yarar ise herkes arpad başlığından yazdığını silsin.

    bunu yapabilirsiniz. sözlükte uçmadan önce bir şey demiştim. eğer bir durumun hakimiyetinden rahatsızsanız, aksinin, sizin istediğinizin hakim olması için elinizden geleni yapın diye. ben buradayken yapmadınız (elbette buruk ya da kırgın değilim. önemli değil böyle şeyler.) ama ben gittiktikten sonra haklı bir şekilde oluşan "bu yazara alenen, hiç bir savunması olmayacak şekilde haksızlık yapıldı" duygusu güzel şeylere sebebiyet verebilir. durmadan hatırlatın bunu, yeni gelen, konuya hakim olmayan yazarları da yanınıza çekin, ssg size cevap vermek zorunda kalsın, sizin hiç değilse sözlüğün nasıl saçma bir kafayla yönetildiğinin itiraf edildiğini duyma hakkınız var. en azından deneyin yahu, sözlük inandığımız şeylerin hiç biriyle alakadar olmadığını kanıtladı, kutsal bilgi kaynağı değilim ben dedi; zira sözlük ssg'dir, ssg bu hale getirdi. ve burada yazmaya devam edecekseniz bile, artık ssg'nin dürüst olmasını sağlayın, bu onun yanlış ve kötü yönetimine vuracağınız en büyük darbe olur.

    bir de, hatırıma düştü, gerçek bir dava adamı olan hikmet kıvılcımlı, nazım'ın kahraman kabul edilmesini sindirememiş ve nazım'ın durumunu "varna kıyılarından kedi miyavlamalarıyla vatan hasreti dillendirmek" diye anlatmıştı. (hikayeye hikmet kıvılcımlı başlığından ulaşabilirsiniz. )haklı mıdır, haksız mıdır orasını bilemem, önemli de değil ama, bu aklıma düşünce, size "o da ne ki, leopar kuyruğundan dem vuran kedicikler gördü gözlerim" deyip toplumsal mesaj vermeden edemiyorum.

    son olarak: "mescide koymadılar, meyhaneden sürdüler ah / ne helale yarar olduk, ne harama, nidelim"
  • arpad ile pek irtibatımız olmamıştı, birkaç mesaj müstesna. fakat yazdıklarına rastladıkça, bilgi edinip fikir üretmeye çalışan bir adam olduğunu görmek mümkün oluyordu.

    birçok kişinin daha önce değişik sebeplerle söylediği doğrudur: ekşi sözlük bunu talep etmiyor. ekşi sözlük sadece trend olarak kalmayı, pozisyonunu koruyabilen bir popüler kültür unsuru olmayı arzu ediyor. ekşi sözlük popüler şarkıların, vizyona yeni giren filmlerin, provokatör köşe yazarlarının provokatif yazılarının, seksin, dramatik hikâyelerin, futbolun tartışıldığı; bir çırpıda okunup tüketilecek entry'lerden oluşan bir popüler kültür sitesi olmayı arzuluyor. ekşi sözlük, sözlük değil, sözlük olmak istemiyor.

    diğer türlü bir internet sitesi çok işe yarardı. bu yüzden üzgünüm. yoksa ekşi'nin şirket politikasını ben belirleyecek değilim. bu politikanın varlığı altında arpad gereksiz bir adamdı. sanırım ben de gereksizim. benim burada ciddiye alabileceğim hemen herkes gereksiz.

    bu nedenle, arpad'ın da buradan uzaklaştırılmaktan mustarip olduğunu sanmıyorum. kürre-i arza, beşeriyete hayırlı olsun, başka da bir şey söylemiyorum.
  • uçurulmasına zerrece üzülmediğim yazarlardan birisi. buna rağmen uçurulma sebebi bana göre yanlıştır ve bu durum derhal düzeltilmelidir.

    bazı arkadaşlar (ki bir kısmı badi listemde olan, görüşlerine değer verdiğim ve zaman zaman da iletişim kurduğum kişilerdir) kendisinin nefret söylemi yapmadığını, en makul milliyetçi yazarlardan birisi olduğunu ve seviyesini koruduğunu vs. söylemişler. bunun bir yanılgı olduğunu düşünenlerdenim.

    nasıl ki yariturkyarifransizadam sözlük içerisinde dezenformasyon, algı yönetimi gibi meseleleri dili oldukça sert ve hakaretamiz ifadelerle dolu olsa bile "ne kibar adam" formatında sunuyorsa (ki sonrasında cassey'e ve heartache'e yönelik hakaretlerin ardı arkası kesilmedi) ve bu özelliklerinden ötürü neredeyse hiç kimse bu adamın troll olduğuna inanmıyorsa, benzer durumlar arpad için de geçerliydi.

    bir okul arkadaşını ermeni olduğu için kafasını baltayla ezerek öldüren ramil seferov'a güzellemeler yazan, suruç'ya ölen arkadaşlarımıza kendi kişisel hesaplarından (ki kendisi açık kimliğini her yerde paylaştığı için bunu söylemekte beis görmüyorum. anonim bir yazar olsaydı kendime saklamayı tercih ederdim) "bu pislikleri öldüren bomba bizi sevindirmez, türk'ün kılıcının yerini aldığı için bilhassa üzer" gibi söylemlerde bulunan, kürtleri aşağılamadığı bir tek kürt entry'si olmayan bir yazardı arpad. (şurada arkadaşımız da not etmiş bu durumu)

    dolayısıyla "yazdıkları okunuyor, adam birikimli, kendini düzgün şekilde anlatıyor" bakış açısını paylaşmıyorum. egosu tavan yapmış, kendisi türk olduğu için türklerin en süper millet olduğunu düşünen, tolkien okuduğu için sözlükte bunun ekmeğini bol bol yiyen ırkçı arpad için benim talebim bellidir:

    saçma bir nedenle uçurulduğu için geri getirilsin. nefret söylemi içerdiği 10-20 kilometre öteden belli olan entrylerinden ötürü tekrar uçurulsun. ben de -en azından bu meseleye dair- kanzuk'un arkasında durayım.

    aksi takdirde bir adaletten bahsetmek, haksızlık yapılmadığını açıklamak bana göre değil.

    bunun yanı sıra, sözlüğe dava açmak, twitter'dan dikkat çekmek için hashtag kasmak gibi işlere de girişmiş inceden inceden. yariturk'un kavgaya adam toplama konusundaki çabaları sonuç vermiş. "bizim komitacı kankalar bir mezun olsun, sözlükteki bir sürü entry için dava açacağız, sinir bozacağız" söylemleri gırla gidiyordu zaten. uçurulmasıyla bu mevzuyu daha da öne almış olmalı. ama kankitolar mezun olamadığı için şimdi aylak bakkal tadında avukatlar aramakta.

    sırf bu yüzden dahi, partisinin stepneliğini yaptığı akp gibi, kendisi de demokrasi düşmanıdır. ırkçılara ve nefret söyleminde bulunanlara karşı dik durduğu sürece, bu meselede ekşi sözlük'ün yanındayım. bu vesileyle bunu da arz ederim.

    "olay butonu yananda
    arpad entry'i okuyanda
    üstüne şiir yazanda
    fidayda da yavrum fidayda"

    bak, madonnanin yagli zencisi 2'den sonra ikinci şiyir yazdığım yazar oldun. tikişşirlir irpid.
  • tanıdığım en entelektüel milliyetçilerden olan değerli bir yazardı. ne yazık ki sözlükten uçuruldu. bu gidişle ekşi sözlükte türk milliyetçisi kalmayacak sanırım.
  • sözlüğe yakışan bir şekilde, sebepsizce ve anlamsızca uçurulmuştur. sözlük, akp hükumetinin küçük bir kopyası halinde gelişmeye devam etsin, böyle birikimli ve kalemi kuvvetli insanları da sürsün bu diyarlardan.

    haydi bakalım, gidip herhangi bir başlık altında "buna x diyen orospu çocukları" entrysine "buna y diyen orospu çocuğudur" yazalım. çünkü sözlüğün "sözlük" anlamına uyan insanlar azaldıkça yapılabilecek bir tek bu kalacak.

    bu arada leoparın bir kuyruğu vardı, ne oldu ona? arpad mı çekiştirdi acaba?