şükela:  tümü | bugün
  • patriot missile benzeri israil fuzesi. cok daha geli$mi$tir. $imdilerde arrow 2 de cikti ki, turk silahli kuvvetleri de bu projeye angaje olmaya cali$maktadir.
  • 1972 yilinda nobel ekonomi odulunu john r. hicks ile paylasmis olan ekonomi profesoru. tam adi kenneth j. arrow. genel ekonomik denge uzerine calisan, "social choice" ve "pareto efficiency" calismalari ile bilinen bilim adami...(bkz: pareto optimumu)(bkz: vilfredo pareto)
  • 90 km menzilli savunma füzesi. 500 km yarıçaplı radar güdümünde çalışır. ne kadar başarılı olduğu pek belli değildir. kesin olan patriota göre daha sofistike olmasıdır.
  • bir terlik markası..
  • yaparak öğrenme'den bahseden iktisatçı.
  • cf-105 arrow; kanadalı avro firması tarafından 1950'lerde geliştirilen, ilk ve tek uçuşunu 25 mart 1959'da gerçekleştiren uzun menzilli süpersonik önleme uçağı. tasarım amacı yüksek irtifadan uçan sovyet stratejik bombardıman uçaklarını önlemektir. tasarlandığı dönemde kanada'nın ulusal guru simgelerinden birisi olmuştur. çok parlak bir gelecek vaadetmesine karşın, abd'nin "sizin sovyet bombardıman uçaklarına karşı savunmanızı biz hallederiz, siz hele alın şu uçaksavar füzelerimizi" ısrarı* neticesinde proje iptal edilmiş, binlerce mühendis ve teknisyen işsiz kalmıştır.

    proje hakkında ayrıntılı bilgi için: http://www.maverick2.com/arrowmain.htm
  • teba firmasının set ustu ocak, ankastre ocak ,buzdolabi, davlumbaz , ankastre fırın olarak piyasaya çikardigi markasi
  • van der graaf generator grubunun godbluff albümünden bir parçadır.
    ben bu parçayı haddim olmayarak birazda prog rock ın arabeski olarak nitelendiriyorum. muhteşemdir..
  • 1951'de yayınlanan kitabı "social choice and individual values" ta arrow's impossibility theorem adlı teorisini ortaya atan ünlü ekonomist...
  • peter hammill'in muazzam bir vokal performansını içeren mükemmel bir van der graaf generator şarkısı. böyle normal başlar, delirir delirir en sonunda da patlar.

    stub towers in the distance, riders cross the blasted moor
    against the horizon
    fickle promises of treaty, fatal harbingers of war,
    futile orisons
    swirl as one in this flight, this mad chase,
    this surge across the marshy mud landscape
    until the meaning is forgotten.
    hood masks the eager face, skin stretched and sallow,
    headlong into the chilling night, as swift as any arrow.
    feet against the flagstones, fingers scrabbling at the lock,
    craving protection.
    'sanctuary!' croaks a voice, half-strangled by the shock
    of its rejection.
    shot the bolt in the wall, rusted the key;
    now the echoes of all frightful memory
    intrude in the silence.
    what a crawl against the slope - dark loom the gallows
    one touch to the chapel door, how swiftly comes the arrow.
    compassion you plead, as though they kept it in a box -
    that's long since been empty.
    i'd like to help you somehow, but i'm in the self-same spot:
    my condition exempts me.
    we are all on the run on our knees;
    the sundial draws a line upon eternity
    across every number.
    how long the time seems, how dark the shadow,
    how straight the eagle flies, how straight towards his arrow.
    how long the night is - why is this passage so narrow?
    how strange my body feels, impaled upon the arrow.