şükela:  tümü | bugün
  • fatih terim düşmanı, gergedan götü suratlı ekşici piçleri göt eden sözlerdir.

    * * *

    "17 mayıs 2000 gecesi kutlamalar için soyunma odasında bulundurduğumuz bir koli şampanyamız vardı. maç çok uzun ve kırıcı geçmişti. tanrım! hala unutamıyorum. sanki yüzyıllardır oradaydık. galatasaray adına çok büyük bir meydan okumaydı. turnuva boyunca hiç kaybetmeden finale kadar geldiler ve booom! her şeyi kazandılar!

    kupa töreninin ardından rakip soyunma odasına gidip şampanyaları bay terim'e teslim ettim. ona şunu söylediğimi hatırlıyorum, "bunu hak ettiniz." aslında o gece terim'in küçük kulübümüze dahil olduğu tarihi bir gündü. bilirsiniz, büyük patronlar kulübü! (gülüyor) sonraki yıllarda da dostluğumuz hep devam etti.

    2004 yılında sir bobby robson'un ayrılmasının ardından newcastle yönetimi yeni bir menajer arayışına girmişti. bobby ise kulübü çocuğu gibi görüyor, tavsiyeler vermekten geri durmuyordu. yönetim souness ve terim arasında bir tercih yapmak zorundaydı.

    kevin keegan'la konuştum. başkan shepherd'ın akşamüstü beni arayacağını, souness hakkında olumlu şeyler söylememi rica etti. istemeyerek de olsa bu teklifi kabul ettim ve freddy ile konuştum. ertesi hafta da souness'ı takımın başına geçirdiler. newcastle o sezon kluivert ve alan shearer'lı forvet hattıyla küme düşmekten son hafta kurtuldu. chelsea ise hepimizi halının altına süpürdü! (gülüyor)

    2008 yılında sam allardyce'ı kovup yerine keegan'ı getirdiler. o yıl türk milli takımı yeniden yükselişe geçmişti. turnuvanın ardından newcastle yönetimi yeniden arayışa geçti. taraftarlar keegan'ı istemiyordu. maçlar boş tribünler önünde oynanıyordu. bobby ise kulübü hala çocuğu gibi görüyor, tavsiyeler vermekten çekinmiyordu. lanet olsun! ihtiyar moruk! (gülüyor) gerçek şu ki o koca çenesini hiçbir zaman kapatmadı.

    ve ne oldu tahmin edin? bobby'i dinlemediler. terim'le anlaşmak yerine bütün bir sezonu antrenörsüz geçirdiler. joe kinnear'a saygı duyuyorum ama o bu işlerin adamı değildi. asla orada olmayı hak etmedi. terim'le diyaloğumuzun bir noktasında ona; sir bobby robson'ın iki defa kendisini newcastle'a önerdiğini itiraf ettim. bunu duyduğunda şaşkınlığa uğradı ve kısa bir müddet sessizliğe gömüldü. gözleri doldu. olup bitenlerden haberdar değildi.

    gelişmekte olan ülkelerde insanlar sosyal ve cinsel başarısızlıklarını futbol ile tatmin etmeye çalışır. kimse geriye dönüp yaptıklarınızla ilgilenmez. özellikle de gençler. bugünlerde türkiye'de olup bitenler de bunun örneklerinden. oysa bu büyük bir yanılgı ve haksızlık. fatih terim adına ise hayal kırıklığı. o ve yaptığı o büyülü işler. tanrım! bütün bu meydan okumaların karşılığı bu olmamalıydı. türk kamuoyu konumları belirleme adına olup bitenleri yeniden düşünmeli. ancak terim'in bir numarası daha olduğunu biliyorum. onun gibi bir teknik direktöre sahip takımın her zaman sürprizleri vardır."
  • (bkz: tanrım)(bkz: lanet olsun)(bkz: ihtiyar moruk)
  • fatih terimin aldığı aylık " 1 milyon lira" ya ortakçı olan yavşak yazarları ortaya çıkarmıştır.
  • şu arsene wenger mi?
  • (bkz: gülüyor)

    arsene wenger gülüyor ama biz gülmüyoruz kardeş çok zorlama.
  • ulan gidebileceğimiz en yakın turnuva 2018'de, hâlâ terim'i yalamaya çalışanlar var, ne desek boş.