şükela:  tümü | bugün
  • 20. yy'ın ilk çeyreği... vladimir horowitz -çağının en büyük piyanisti- konser veriyor. kendi çapında (ki bu bayağı bayağı büyük bir çap) bir parçayı kusursuz bir şekilde çalıp oturuyor. ardından paspal, şişman bir zenci (art tatum) piyanonun başına geçiyor. herkes şaşkın... horo. "benden sonra piyanonun başına geçen bu zibidi kim?" sorusu anlamlı bakışlar savuruyor etrafa. derken bu adam, horowitz'in çaldığı -parçayı ilk defa duyduğu halde- bir güzel baştan sona, sondan başa, sağ el yerine sol el kullanarak vb. şekillerde farklı jazz stillerinde tekrar icra ediyor. horowitz başta olmak üzere dinleyiciler dumura uğruyorlar. horo. "ben de böyle çalmalıyım" diyerek 13 yıl konserlerine ara verip tekniğini geliştirmek için çalışıyor. sonunda başarmıştır herhalde.
  • art tatum'un nasıl bu kadar iyi çalıdığına dair bir rivayet de mevcuttur: küçükken kendisine iki piyanoyla blues yapan amcaların bir plağı hediye ediliyor. o a dinleyip çok beğeniyor, kendisi de öyle çalmak istiyor. velhasıl kendisi aynı zamanda kör olduğu için çalan iki tane piyano olduğunu plağın kapağına bakarak anlayamayacağından tek piyano varmış gibi düşünüp çalınan parçaları tek piyanoyla çıkarıyor.
  • art tatum'dan sonra sahne almayı planlayan ray charles, kendisini hazırlamak adına prova sırasında tatum'u dinleyerek büyük ustanın ellerini nasıl hareket ettirdiğini anlamaya çalışır. ardından o gece programa çıkmaz.
  • gelmiş geçmiş en iyi piyanisttirlerden biridir kendisi. çok şey söylemek isterdim ama hakkında sanırım kelime haznem yeterli değil.

    diskografisi ise şöyledir;

    footnotes to jazz, vol. 2: jazz rehearsal, ii- art tatum trio, folkways records, 1952
    makin' whoopee, verve, 1954
    the greatest piano hits of them all, verve, 1954
    genius of keyboard 1954–56, giants of jazz
    still more of the greatest piano hits of them all, verve, 1955
    more of the greatest piano hits of all time, verve, 1955
    the art tatum-ben webster quartet, verve, 1956, reissued as the tatum group masterpieces, volume eight, pablo, 1975
    the essential art tatum, verve, 1956
    capitol jazz classics - volume 3 solo piano, capitol m-11028, 1972
    masterpieces, leonard feather series mca2-4019, mca, 1973
    god is in the house , onyx, 1973 [re-released on high note, 1998]
    piano starts here, columbia, 1987
    the complete capitol recordings, vol. 1, capitol, 1989
    the complete capitol recordings, vol. 2, capitol, 1989
    solos 1940, decca/mca, 1989
    the tatum group masterpieces, vol. 6, pablo, 1990
    the tatum group masterpieces, vol. 7, pablo, 1990
    the tatum group masterpieces, vol. 4, pablo, 1990
    the tatum group masterpieces, vol. 2, pablo, 1990
    the tatum group masterpieces, vol. 3, pablo, 1990
    the tatum group masterpieces, vol. 1, pablo, 1990
    art tatum at his piano, vol. 1, crescendo, 1990
    the complete pablo group masterpieces, pablo, 1990
    classic early solos (1934–37), decca records, 1991
    the complete pablo solo masterpieces, pablo, 1991
    the best of art tatum, pablo, 1992
    standards, black lion, 1992
    the v-discs, black lion, 1992
    the art tatum solo masterpieces, vol. 1, pablo, 1992
    the art tatum solo masterpieces, vol. 2, pablo, 1992
    the art tatum solo masterpieces, vol. 3, pablo, 1992
    the art tatum solo masterpieces, vol. 4, pablo, 1992
    the art tatum solo masterpieces, vol. 5, pablo, 1992
    the art tatum solo masterpieces, vol. 6, pablo, 1992
    the art tatum solo masterpieces, vol. 7, pablo, 1992
    the art tatum solo masterpieces, vol. 8, pablo, 1992
    i got rhythm: art tatum, vol. 3 (1935–44), decca records, 1993
    fine art & dandy, drive archive, 1994
    the art tatum solo masterpieces, vol. 2, pablo, 1994
    marvelous art, star line records, 1994
    house party, star line records, 1994
    masters of jazz, vol. 8, storyville (denmark), 1994
    california melodies, memphis archives, 1994
    1934–40, jazz chronological classics, 1994
    1932–44 (3 cd box set), jazz chronological classics, 1995
    the rococo piano of art tatum, pearl flapper, 1995
    i know that you know, jazz club records, 1995
    piano solo private sessions october 1952, new york, musidisc (france), 1995
    the art of tatum, asv living era, 1995
    trio days, le jazz, 1995
    1933–44, best of jazz (france), 1995
    1940–44, jazz chronological classics, 1995
    vol. 16-masterpieces, jazz archives masterpieces, 1996
    20th century piano genius (20th century/verve, 1996
    body & soul,jazz hour (netherlands), 1996
    solos (1937) and classic piano, forlane, 1996
    complete capitol recordings, blue note, 1997
    memories of you (3 cd set) black lion, 1997
    on the sunny side topaz jazz, 1997
    1944, giants of jazz, 1998
    standard sessions (2 cd set), music & arts, 1996 & 2002/storyville 1999
    piano starts here - live at the shrine (zenph re-performance), sony bmg masterworks, 2008
    art tatum - ben webster: the album (essential jazz classics) 2009

    not: diskografi http://en.wikipedia.org/wiki/art_tatum adresinden alıntıdır.
  • kreşendo ile hızlanan elleri sanki hiç hareket etmiyormuş gibi görünen uzaylı piyanist. o kadar tuşa basarken arada nah yapıyor. ama bunu sadece çok iyi müzisyenler görebilir. ''vladimir, nah çalarsın sen bunu.'' demeye getiriyor sanırım.
  • be bop piyanistlerinin de öncülü, habercisidir tatum bey.. sağanak gibi çalması, bizim çarşamba'yı bile sel almasına sebep olmuştur.. susuz götürür, memeyi saklar, aç bırakır..
  • çalarken bildiğim her şeyle dalga geçiyormuş gibi hissettiğim bu bey özellikle de ajilite*hususunda eşi benzeri az bulunur bir piyanisttir. sanırım meşhur hikayede adı geçen horowitz* üstadımızın kafasını karıştıran da bu husus olmuştur.***
  • kendisini bir nevi anlamak için; http://www.youtube.com/watch?v=d9cs_zb4q14
  • yanına hala yaklaşabilenin olmadığı caz piyanisti; kulak, teknik...
    yaşadığı dönemde amerika'da yaşayıp, babayı canlı dinlemeyebilmeyi çok isterdim.
  • bu buyuk sahsiyetin esas mahareti sol elindedir. horowitz'in olsun bir baskasinin olsun sag eli onun sol eli gibi ton veremez. yine de (bkz: bud powell)