şükela:  tümü | bugün
  • son dönemlerde gördüğüm en iyi fikir. inşallah geliştirilip hayata geçirilir.
  • nası la? siz ertesi gün dolaptan o kuru fasulyeyi, pilavı çıkartıp ısıtıp yemiyor musunuz? artanı döküyor musunuz? fakirim demek ben cidden...

    not: bireysel değil ama kurumsal yerler için daha uygun olan uygulama...
  • "bunu bir yoğurt kabına veya kullan at bir kaba koyup buzdolabına koyuyorsunuz."

    "böylece dengesiz ve vitaminsiz beslenen yoksullar varlıklı insanların zengin menüleriyle tanışmış oluyor ve siz de çöpe atmak yerine ona vermiş oluyorsunuz."

    kedi kopek mi besliyoruz yahu, o nasil bir tarif?
    bence siz ya yiyeceginiz kadar pisirin, ya da simariklik yapmayip artan yemegi ertesi gun de isitin. fakire fukaraya yardiminizi yine yaparsiniz.
  • yemek yiyemeyecek kadar fakir durumda olanların ios ya da android kullandıkları bir evrende yaşıyor muyuz? diye düşündürür.
    cevap evet. burası türkiye. malesef var böyle insanlar.
    ama şu da var ki, bir türk kişisi "o artan yemeği ısıtıp yarın yerim" der genelde.

    o yemeği çöpe atacak kadar düşüncesiz ve israfçı olanlarınsa bu işlerle uğraşacağını sanmıyorum. yoksa zaten yemeği ertesi güne saklamaya üşeniyorsa bile, onu bir kaba koyup sokak hayvanları için çöpün yanına bırakırdı.

    bu ikisini yapmayan kapısına tanımadığı, güvenemediği birini çağırıp verir mi diye şüpheler içindeyim.

    diğer taraftan bakarsak bir insanın evine kapısına artık yemeklerini almaya gidecek kaç kişi vardır? bana biraz onur kırıcı geldi. yani zor durumdaki insanlara o yemekleri bizim götürmemiz gerekir.

    benim fikrimse şöyle olması yönünde:

    belediyeler her mahalleye birer konteynırdan (bir markaya sponsorlu) yemek evi koysa. aynı bakkallardaki gibi coca cola, pepsi gibi markalar dolap sponsoru olabilir. içinde ve dışında onların logoları olur. herkes oradaki camlı dolaplara artan yemeklerini kapalı kaplarda bırakır. mobese kameralarıyla bu yemek evlerinin güvenlikleri sağlanabilir. muhtaç insanlar da hiç bizimle muhatap olmadan, gururları incinmeden oradan istedikleri yemekleri alırlar. hijyen için de belediye günde bir kez birini gönderse yeterli olur. zaten yığınla gizli işsiz kakılı belediyeler.

    hem evine tanımadığı (güvenemediği) birini çağırmaya çekinen ama yardım etmek isteyenler rahat eder, hem tanımadığı (güvenemediği) birinin evine gitmeye, yetmezmiş gibi gözüne baka baka artık yemeğini almaya çekinenler rahat eder.

    yemek evlerine girerken de guruları incinir diye düşünenler olabilir. bu evlere yemek bırakmaya da girilecek. yani giren kişi oradan yemek mi alacak, yemek mi bırakacak belli olmayacak.

    son olarak da ios ya da androidi olmayan "gerçek fakirler" de faydalanabilecek. ;)

    bonus: o günün sonunda ya da sabahında temizlik için gelen belediye işçisi alınmamış, orada kalmış yemekleri kapağı açık olarak çöpün yanına ya da belirlenen yakın bir yere sokak hayvanları için bırakabilir. onlar da nasiplenmiş olur bu güzelliklerden.
  • (bkz: fakir fukara) (bkz: vitaminsiz beslenen yoksullar)
    (bkz: akilli telefon) (bkz: varlıklı insanların zengin menüleriyle tanışmak)

    hala tarifesi daha ucuz diye bimcell'den kontor(!) yukleyen, hayatinda internet pakedi almayi birak hala samsung c55 telefon kullananlar var, ne mobili ne uygulamasi. guzel fikir lakin her guzel fikir uygulanabilir de olmuyor malesef.

    siz en iyisi mahallenin pastanesine borekcisine gidip oralari ikna edin. gun sonu kalanlari cope dokmek ya da eskiden yaptiklari gibi 'ogrenci, sevaptir' diyerek cemaat evlerine vermek yerine gercek ihtiyac sahiplerine dagitsinlar.