şükela:  tümü | bugün
  • an itibariyle içinde bulunduğum gerçeklik.

    24 haziran’dan sonra bu ülke için umutlarımın dibe vurmasıyla hala içinden çıkamadığım durum. bir yandan gelecek kaygısı, bir yandan halka rağmen halk için bunu nasıl başaracağız soruları... 1600 lira alıp seçim gecesi tura çıkan “nasıl koyduk size” gibi boş laflarla bizi düşmanı olarak gören çoğunluktaki kesime, derdimizi nasıl anlatıp kendimizi nasıl dinleteceğiz. aman boşver her halk hakedildiği gibi yönetilirmiş demek kolayına kaçmak geliyor. medeniyet ve muasırlık seviyesine çoktan ulaşmamız gerekirken, aklın ve mantığın temel yakıt olması gereken bu dönemde bu gericilik ve cehaletle baş etmek yoruyor insanı. ulu önderin ne şartlar altında mücadele verdiği gerçeği geliyor aklıma hep. onun izinden gitmek sadece onun ilke ve inkılaplarına bağlı kalmakla değil, onun gibi en zor şartlarda dahi azimle mücadele etmekte olduğu fikri. demokratik bir dönemden geçmiyoruz ama iyi kötü sahip olduğumuz ve koruyamadığımız bu kazanımları kaybetmekten ve daha da batışımızı seyretmekten üzülüyorum. ama halk için halka rağmen bu mücadeleyi nasıl yapacağız gücünü bulamıyorum kendimde.