*

şükela:  tümü | bugün
  • öyle de bi parçadır ki; herhangi bir enstrümanı çalmaya başlayan her türk genci, ister-istemez, hatta -kim bilir- refleks olarak çalar bu parçayı... gitar ve klavye çalmaya başlayanlarda daha yoğun görülür bu durum...
  • artik sozluge yazmayacagim demek gibi bisey. gercek disi, imkansiz, manasiz...
  • bir isyandır pek çok insan için, güveni kalmamıştır, sıkılmıştır artık yenilgilerden, yenilmemek için bir daha yapmicam der, karar alır kendi kendine, oysa ki mümkün değildir böyle birşey. insandır mevzu bahis olunan, sevgisiz yaşayamaz ölür. farklı bir boyut için (bkz: yalan yalan/1)
  • beyaz kelebeklerin seslendirdiği versiyonu ile tüm sözlerini yazmak gerekirse

    artık sevmeyeceğim
    bütün kabahat benim
    ne kadar ağlasan boş
    ne kadar yalvarsan boş
    sana dönmeyeceğim

    artık sevmeyeceğim
    bütün kabahat benim
    ne kadar ağlasan boş
    ne kadar yalvarsan boş
    sana dönmeyeceğim

    bitsin artık bu çile
    çekemem bile bile
    bitsin artık bu çile
    çekemem bile bile

    sen ne söylersen söyle
    aşkımız gitmez böyle
    sana dönmeyeceğim
    seni sevmeyeceğim

    ümitlerimi kırdın
    hayallerimi yıktın
    benim ahımı aldın
    benim ahımı aldın
    artık sen de yalnızsın

    ümitlerimi kırdın
    hayallerimi yıktın
    benim ahımı aldın
    benim ahımı aldın
    artık sen de yalnızsın

    bitsin artık bu çile
    çekemem bile bile
    bitsin artık bu çile
    çekemem bile bile

    sen ne söylersen söyle
    aşkımız gitmez böyle
    sana dönmeyeceğim
    seni sevmeyeceğim
    seni sevmeyeceğim
    seni sevmeyeceğim
  • suat sayin sarkisi.. soylemeyen var mi, emin degilim..
  • cuneyt arkin ve turkan soray'i biraraya getiren nice filmden biri. arkin yine gozunu budaktan sakinmayan bestekar piyanist rolunde.
    sarkinin en icli versiyonu ise, bana kalirsa, nese karabocek tarafindan icra edilmistir.
  • tamer karadağlı ve nilüfer açıkalın'ın berbat oyunculuklarıyla bezeli bir versiyonu cine5 için yapılmış ve tarafımdan 'türk filmlerinin evrimi babında nereye vardık?' sorusunu aydınlatabilmek adına sonuna kadar sabırla izlenmiştir. cüneyt arkın ve türkan şoraylı filmde sadece komik gelen tesadüf ve mantıksızlıklar silsilesi bir nebze de olsa gelişmesi, klişelerden kurtulması gereken türk filmi mantığından hiç uzaklaşılamadığını bana göstermiş ve yönetmenine ufak çaplı da olsa küfürler yağdırmama vesile olmuştur. yapımcı ve yönetmenlere gidin başka iş yapın, oyunculara da utanın demekten başka bişey gelmiyor elden. ve artık türk filmi izlemeyenleri eleştirmeden önce bir durup düşünelim.