şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bu şahsına münhasır ana muhalefet partisi liderinin beklentilerini kestiremedik gitti bunca yıldır. zatı muhterem önce sindirilmesi çok zor bir lokma olan ve midelerin kaldırmayacağı bir aday belirleyip adını da çatı aday koyup kendi seçmenine utanmadan "tıpış tıpış gideceksiniz" dedi. o çatının sapla samandan inşa edildiği de çok sürmeden ortaya çıktı zaten; ufacık bir rüzgarda uçtu gitti o çatı ve sarayın müştemilatına konuverdi, çatı olarak.
    daha sonra yine bu uslanmaz parti liderinin ağzından "anayasaya aykırı da olsa evet diyeceğiz " lafı çıktı ve sonuç ortada onlarca milletvekili hapiste ve ikisi de kendi partisinden (tamam biri çıktı; diğerinin milletvekilliği süresi doldu ama bu pekte gerçeği değiştirmez).
    başarılara doymayan bu şahıs istanbul'da akp'nin kalesine bir tane eski müftü koydu ki o müftü de sonra buna koydu gitti. o seçimde olanlar da ayrı bir skandallar zinciri. üsküdar'da bir okulda sandık görevlisi olarak chp'nin ciddiyetsizliğinin boyutuna şahit olduğum zaman bu işin bittiğini anlamıştım zaten. sandıkların çoğunda chp temsilcisi yoktu ve oy sayımına doğru bir anda hiç chp profiline uymayan tipler gelip ellerinde chp müşahit kartları ile koridorlarda ve salonlarda dolanmaya başladılar ve sonradan bunların fem dersanesi öğretmen ve öğrencileri olduğunu öğrendik. tamam o zaman cemaat daha terör örgütü diye adlandırılmamış ve şeytanlaştırılmamıştı ama bu kadar basit bir hesapla, siyasi öngörüsülükle gidip daha düne kadar kol kola olan iki ortağın küskününe hemen ayrılmanın ertesinde yanaşmak basitliğini göstererek hareket edebileceğini de düşünmemiştik.
    bu arada onlarca skandalı daha devam etti bu zatın. mesela muharrem ince ismi son ana kadar açıklanmadı ve parti içerisinde ilhan kesici denilen siyasi yıkıntıdan medet umuldu ki zaten o adamın milletvekilliği de gereksizdir. son olarakta binali yıldırım'ın tbmm başkanlığından anayasaya aykırı olarak istifa etmemesine ses etmeyeceklerini ifade etti bu kişi. yani göz göre göre suçun gerçekleşmesine göz yumuyor ve engelleme gücü varken kabulleniyor. bu da bu devrin sonunda, bu dönemin yamyamları yargılanırken kendine de bir pay düşecek demektir.
    tüm bunlara bakarak saray tokmakçısı olması muhtemel istanbul adayına oy vermemek gerekiyor artık bence. eğer demokrasi istiyorsak önce kendi içimizden başlamamız gerekiyor. seçemene tıpış tıpış yol gösteren bu aymazları öncelikle kendi içimizden atarak bu kısır döngüden çıkabiliriz. aksi takdirde bir sonraki seçimde ibb adayımız kadir topbaş olursa şaşırmayın. zaten son aşamada gidip rte'nin cumhurbaşkanlığını destekleyerek mhp ile saray muhafızı olmaya kadar gider bu aymazlık. önce kendimize tokatı atalım ve sandıklardan iki üç puanla mağlubiyet değil 20-30 puanla bir fark çıksın ki seçim sonu aslında biz kazandık aymazlığına girmesin bu şahıs ve şükelası.
    bu durumdan çıkışta siyasi partilere güvenim hiç yok ama bunlardan bir değişiklik yapabilecek güçte olanı da beğenmesekte chp ama bu chp değil!