şükela:  tümü | bugün
  • okuduğum kadarıyla artık genel anestezi tercih edilirmiş, biz o döneme yetişemedik. bir yandan dizinin içini kurcalıyorlar, aralarında geyik yapıyorlar, doktor hemşireye yazıyor, sen ordaki tv'den bacağının içinde hangi eklem, hangi bağ var onları görüyorsun, evet lokal anestezi. açık söyliyeyim benim tercihim değildi, doktoru kıramadım, öyle de düşünceli bi insanım. sedyenin üzerine yatırılıp, ameliyat odasına sürülene kadar bir korku yok, ordan sonra sapsarı kesiliyorsun, damarlarına sakinleştirici zerkedilnce hafifliyorsun birden, hissizleşiyorsun. o yarım saatin nasıl geçtiğini anlamıyorsun, belden aşağısını hissetmeye başladığın zaman dayanılmaz acılar başlıyor, ağrı kesici iğneler birbirini kovalıyor.

    yaşadığım en büyük sorun bu değildi aslında. lokal anesteziyle bu operasyonu geçirecek olan arkadaşıma önerim, ameliyat öncesi güzelce çişini yapsın, evet. yatakta uzun süre belden aşağısını hissetmeden yatıyorsunuz, hissetmeye başlayınca da mesaneniz patlıyacak gibi oluyor, en azından bana öyle oldu. devlet hastanesi bir de, göt kadar odada dört kişiyiz, üç tane yaşlı teyze. belki de bu durumun tek artısı sakine teyze'nin güzel kızıydı. çişe kalkarken bana yardımcı oluyordu, biliyorum pek romantik değil, hastanede ne kadar olursa işte. sonda takılmasına karşıyım, e bir pet şişeye de yapamıyorsun, etraf yaşlı teyze dolu, güzel kız da var. doktorların tüm ikazlarına rağmen, koltuk değneklerini de kullanarak ayaklandım, abartmıyorum dakikalarca, beş ya da on, durmadan işedim. o an yaşadığım rahatlamayı, ferahlamayı bir daha hiç yaşayamadım. neyse, yine konudan sapıyoruz.

    diyeceğim odur ki aman dizinize dikkat edin, ribaunt mücadelelerine girmeyin, içeri yüklenmeyin. üç sayı çizgisinin berisine geçip, topun size gelmesini bekleyin, beleşçi olun. futbol oynuyorsanız ikili mücadelelere girmeyin, pivot santrfor olun. diz sakatlığı öyle operasyonla düzelecek gibi değil, hep bir sızı oluyor. bir de çiçekleri koparmayın. olur mu.
  • 2 gün önce bizzat geçirdiğim ameliyat. buradan ve internetten okuduklarıma göre gayet basit bir ameliyat gibi gözüküyordu ama neticesinde ameliyat ameliyattı. ben bu noktayı atladığımdan yanıma kimseyi istemedim. kimseye haber vermedim. giderim olur çıkar gelirim diye düşünüyordum ama öyle değilmiş. siz siz olun birine haber verin bulunsun yanınızda. hele benim gibi canı az biriyseniz o serum takmak için soktukları damarda sürekli duran alet bile acı veriyor. sol kolumu o çıkana kadar doğru düzgün kullanamadım.

    3 sene önce bir halı saha maçında sanırım yırttım menisküsü. aman geçer bu ağrı deyip sallamadım. sonra kırıkçı çıkıkçıya gittim. o bir şeyler yaptı rahatlattı beni. sonrasın yine futbola geri döndüm. 3 sene boyunca çatır çatır topumu oynadım. ama hep dizimde bir gariplik vardı. ama ağrı filan olmadığından dert etmemiştim. fakat böyle bir şey başınıza gelirse umursamazlık etmeyin gidin hemen doktora. benim iç, dış menisküslerde yırtık, ön çapraz bağın birinde hafiften bozulma, içeride yağ birikmesi gibi şeyler oluşmuş bu 3 sene içinde. bunları görünce kafada jübile yaptım ama iyileşince durum ne olur bilemem.

    ameliyat günü gayet neşeli şekilde hastaneye vardım. işlemleri hallettim. sıram geldi. bir entari ve bone getirdiler. bunları giy çabuk üzerinde hiç bişi kalmasın dediler. entarinin her tarafı açık nasıl giyilecek bilemedim. belden aşağıyı uyuşturcaklar masaya bırakmayalım boku sidiği deyu son bi işedim. hemşire geldi oda da beni aradı. dedim durun daha giyemedim. benim her yer açıkta. sizin dedi yakınınız yok mu yok dedim ben kendim geldim. bir şekilde giydim ama tarzan gibiyim. hasta bakıcılardan filan yardım istedim onlar hallettiler.

    hemşire gelip damar yolu açtı. sol kolumun damarları ince olduğundan bir türlü doğru yerde durmuyordu nalet iğne. çok acıdı lan. elimde telefon, cüzdan, saat, kitap vardı dedim bunların başına bir iş gelmesin burada? o da refakatçimi sordu. yok dedim. iyi dedi ben alayım. hemşireler çok iyi lan. ya da hastayım ya hepsi melek gibi geldi bana. bilmiyorum. beni sedyeyle ameliyathaneye götürdüler. ameliyathaneye girerken gayr-i ihtiyari el salladım dışarıya. kafamı kaldırdım o hemşire ile göz göze geldim. gülümsedi. insanın bir refakatçisi filan olur demi öyle dımdızlak gelmişim.

    içerde beni park ettiler bir kenara. kadının biri geldi, o da hemşire, hangi diz senin dedi. sağ dedim. karıştırmasınlar diye sarımsak diye de ekledim. kolumu neden düzgün tutmadığımı sordu. dedimki acıyo bu şeyden ötürü. erkek adamın buncacık şeyden kolumu acırmış deyip oraya bir güzel dokandı. anam anam nidaları içinde tamam tamam acımıyor dedim. gitti. oha. acıyor lan bildiğin. neyse hemşire ile iddialaşmaya gelmez birazdan iğneyi o sokucak ne de olsa. doktor geldi o da sordu "hangisiydi senin sol mu?" dedi. yok dedim "sağ diz, sarımsak". tamam dedi gülerek. aman dedim yanlış yeri delmeyin.

    girdik içeri. yattık masaya. buz gibi olm içerisi. g.tün donar yani. üzerime bir sürü çarşaf, pike filan attılar. onlar çok hissettirmedi soğuğu. arkada bir olay dönüyodu hop müdahale ettim. dedim "n'oluyor şimdi?" zaten her bir boku soruyorum. "bu ne için? onu neden yapıcaksınız? şöyle yapınca ne oluyor?" filan. hemşireler bu anestezik ilaç dediler. iyi dedim onu sokarken haber verin ben burda nefes filan alıyım bari dedim. peki dediler. sonra her bir adımı anlattılar. çok eğlenceliydi ekip. "şimdi sırtını baticonla siliyorum. şimdi doğru yeri arıyorum elim var sırtında. şimdi iğne geliyo derin nefes al. kıpırdama çıkartıyorum." ve bitti. doktor ayağımda bir sıcaklık hissedebileceğimi söyledi ve o sıcaklık geldi. ulan o buz gibi yerde nasıl güzel bi olay. üzerime bir sürü şey yerleştirdiler. kollarımı bağladılar. baya çarmıha gerilmiş gibiydim. gözümü kaşıyacak oldum birini açtılar neyseki.

    ilaç etkisini gösterdikçe belden aşağısı benden ayrılıp ayrı eve çıktı sanki. oralar yok gibiydi. bu noktada doktora çok güzel bir asist yaptım:

    - 25 yıllık ömrü hayatımda ilk defa popomu hissetmiyorum.
    - (bana bakıp gülümseyerek) korkma biz iyi insanlarız. *

    sonra başladı ameliyat. bir kaç defa daha sağ dizimin ameliyat olacağını tekrarladım. benle kafa buluyorlardı alenen. neyse ekip eğlenceli olunca güzel oldu tabi.

    ameliyat bitti 1 saat sonra. yine beni bir yere park ettiler. üzerimde serum, dosyam falan var. beni odaya çıkarttılar. bir arkadaşım gelmiş neyseki benim dediklerime aldırmayıp. belden aşağısı felç durumda ben çıkıp gitmeyi planlıyordum. sedyeden yatağa geçtim ama üzerimde hiç bişi yok. pike örtüp üzerimdeki entariyi aldılar. çırıl çıplaktım pike altında. ama umrumda bile değil. gelip iğne yaptılar antibiyotik, ağrı kesici. kıçımı hissetmediğimden hiç acımadı.

    spinal anestezi yaptıklarından anestezinin etkisinin geçmesi uzun sürdü. uzun sürdükçe benim mesane dolmaya, hatta ağrı yapmaya başladı. ama ben bir türlü işemeyi beceremiyordum. ağrıdan bayılayazdım. sonda takılması lazım ama o şeyin oraya gireceğini düşündükçe daha fena oluyorum. en sonunda ağrı dayanılmaz hale gelince sonda taktırmaya karar verdim. asistan doktor geldi elinde acayip birşeylerle. ben bakmadım hiç. dayanamam çünkü. içeri soktu onu. zaten hissetmediğimden filan hemen girdi. sonrası rahatlama. koca torba doldu bir kaç saniye içinde.

    anestezinin etkisi önce bacaklardan başlayarak geçti. tabi geçince sondanın acısını hissetmeye başladım. iyi güzel ama acıyor lan. fena acıyor. 4-5 saat kaldı sonda. doktorları güç bela ikna edip çıkarttırdım. neymiş sabaha kadar dursunmuş, işeyemezmişim. olm sen onu bir çıkar tavana bile işerim ben. bir doktor geldi çıkarttı. çıkartmak dediğimde asılıp çekmek. asıldı cart diye çıkarttı. mesaneden, ucuna kadar olan bölge komple tahriş oldu. yok böyle bir acı. zaten ben canı az bir insanım. of yazarken bile fena oldum. doğru tuvalete koştum. yani seke seke ulaştım. nereye koşuyorsun bacağında dikiş var ağrıyor hala. onu hatırladım. lan ben dizimden ameliyat olmuştum çektiğim şeylere bak dedim. ilk denemede başarısız oldum çünkü yanıyordu. açık yaraya tuz basmak gibi. bir iki damla zorla çıktı. doktora okkalı bir küfür daha ettim.

    gece saat 4 gibi yine mesane alarm verince tuvalete gittim. ulan yapıcam ama yanmadan dolayı yapamıyorum. her yeri yanıyor. yapacak bir şey de yok. yanımdaki arkadaşı doktora bir ağrı kesici, uyuşturucu var mı diye sormaya gönderdim. eli boş geldi. tekrar girdim tuvalete. hadi oğlum, hadi oğlum diye diye zorla yaptım. hatta bir ara parmağımı kessem onun acısıyla bunu hisseder miyim diye düşündüm ama en sonunda yapabildim. bir kere başlayınca gerisi geliyor.

    şimdi evdeyim. her şey gayet iyi. sırtım fena halde ağrıyor. o da sürekli aynı pozisyonda yatmaktan. ağrı kesiciyle hallediyorum onu da. düz koşulara 1 hafta sonra başlarım sanırım.

    özet: bu upuzun entry'i de bu ameliyatı geçireceklere bir rehber olması açısından yazdım. sağlıklı olanlara da sağlıklarını korumaları için bir telkin. dikkat edin olm. basit filan ama gene zor lan. ben gidip yatayım. sırtım ağrımaya başladı zaten gene. sağlıcakla kalın.

    edit: sırtımın ağrısı aynı pozisyonda yatmaktan filan değilmiş. uyguladıkları anestezinin bir yan etkisiymiş. 1 hafta boyunca ananızı belliyor o ağrı. sürekli yatmak zorunda bırakıyor. sonra geçiyor.
  • temmuz 2003'te yasadigim çok basit bir operasyon. tabi her ne kadar basit de olsa bu hususta uzmanlasmis doktora yaptirmakta fayda var. operasyon animi* anlatayim da dinle*.

    daha önce bir çok futbolcunun elinden geçtigi söylenen doktora gidilir. operasyon tarihi alinir. ha bu arada yirtilmis/parçalanmis menisküs ile 1 yil boyunca bazen sevinç bazen aci içersinde futbol oynamaya devam edilir. menisküsten kopan parça belli bir bölgeye sikistiginda aci ile antremanlar birakilir ve sikistigi yerden çikmasi beklenirdi. bu olayin 3-4 kere tekrar etmesi operasyonu tetikleyen etken oldu. operasyona 1* gün kala dizde agri ve sizidan eser yoktur. hatta arkadaslarla veda maçi yapilir*. ne de olsa sahalara dönüs tarihi en erken 4 haftadir. o gün gelir çatar. randevu sabah 7.30'dadir. 7.15 gibi babayla birlikte muayanehanede olunur. babaya 12'de gelmesi söylenir ve eve geri yollanir. hemsirenin biri gelir ve elime jilet tutusturur. kalemle dizimin üzeri ve çevresindeki killari alacagim yerleri isaretler. jileti dizime ilk dokunusumla uykumun açilmasi ayni zamana denk gelir. (ulan dikis izleri geçti, namussuz jiletin izi duruyor) bir diger jilet anisi için (bkz: #12466372) kan, revan içinde hemsirenin yanina dönülür. hafif gülümser ve küçük bi pansuman yapar*. serum takilir ve ameliyathaneye 200 bpm kalp atisi esliginde girilir.

    hemsire - hangi bacaginizdi?
    number nine - (ulan bu benle dalga mi geçiyo?) eeöö sol pardon pardon sag sag... eminim sag.
    hemsire - (gülümser) tamam.. kendini nasil hissediyorsun?
    number nine - (heyecanliyim, yarismaci arkadaslara basarilar dilerim, ulan nasil hissedeyim) ben iyiyim. bayiltmicak misiniz beni?
    hemsire - (diger hemsireye kas göz yapar..)
    1-2 dakika sonra...
    number nine - ben hayatimda hiç bayilmadim. o yüzden nasil bi his çok me... (sirt bölgeme bir sey saplanir gibi olur) ah ben sanki bi sey hi.. (gerisi hatirlanmaz)

    gözler yavas yavas açilmaya baslanir. saat 10.30 olmustur. içeriden* matkap sesine benzer sesler gelir ve anlasilan odur ki; benden sonraki kurban masadadir. basucumda duran küçük plastik torba dikkatimi çeker ve içinde kikirdaga benzer bi parça bulunmaktadir. evet o benim menisküsümün parçasidir. az sonra hemsire gelir ve tuvalete gitmem gerektigini söyler. binbir zorlukla o is de halledilir. nihayet saat 12 olmus ve babanin sesi duyulmustur. koltuk degneklerine sadece 1 gün ihtiyaç duyulmus, ertesi gün normal hayata ve 4 hafta sonra düz kosulara geri dönülmüstür.

    aradan geçen 4.5 yil içinde hiç bir agri hissedilmemis ve her menisküs lafi geçtiginde doktor minnetle anilmistir.
  • 45 dakika gibi kısa bir sürede biten,diz çevresinde çok fazla sinir oldugu ve ameliyat sırasında refleksler doktorlara zorluk cikarmasin diye lokal anestezi yerine genel anestezi ile yapilan ilk 24 saat dayanılmaz agrilar yapan ve dizi davul gibi sisiren cerrahi operasyon.
  • büyük eklem tedavilerinin tanı tedavisinde kullanılan yöntem.antroskop denilen 6mm çapındaki optik bir aleti küçük bir kesiden diz eklemi boşluğuna yerleştirilerek monütör ile tanı koymaya yarayan yöntem.
  • uygulanması esnasında çoğu merkezde genel anestezi yerine, spinal anestezi tercih edilen, kolay gibi gözükse de deneyimli ellerde yapılması elzem olan, özellikle diz hastalıklarında yaygın olarak kullanılan tanı ve tedavi yöntemi.
    ameliyat sonrası yapılacak düzenli fizik tedavi programı ile iyileşmemek için bir sebep yoktur..
    olur da ağrı devam ederse sorun doktorda değil halı sahadadır *
  • benim gibi bir gece öncesinde, içinde ameliyat geçen başlıkları satır satır okumuş sözlükcüklere hitafen;

    korkmayınız.

    yapılan işlem, sorunun ciddiyeti önemli elbette ama artroskopi, bizzat kendisi oldukça kolay bir operasyon. narkozdan uyandıktan sonra, işlemden geriye -i- şeklinde iki dikiş kaldığını görüyorsunuz. bunlar da 10 gün içinde alınıyor zaten.

    ek: dr.ların hastanın iyileşmesinden algısı daha ziyade kendi sorumluluklarının bitmesi sınırı, hastanın iyileşmekten algıladığı tamamen ağrısız sızısız eski hayatına dönmek olduğundan, bu iki proses arasında süre açısından fark olabiliyor. dr.nuz iki haftada tüm sporlarını yeniden yapabilirsin derse, bilin ki onun oluru bir aya yakındır.
  • genellikle diz sakatlanmalarinin tedavisinde kullanilan yontem. hastanin belden asagisi uyusturulduktan*sonra, dizde genellikle iki tane insizyon yapilir, steril su ile ici doldurulup sisirilen dize artroskop ve kamera sokulur ve gerekli tedavi shaver ya da laser kullanilarak yapilir. artroskopi sonrasi hastalarin dizlerini kuvvetlendirmeleri* gerekir.
  • kesinlikle korkulmasi gerekmeyen ve "cekilen onca diz agrisini neden cektim lan keske daha once olsaydim" dedirten operasyon.
  • yarın geçireceğim operasyon. doktora göre bademcik ameliyatı kadar basit bir ameliyat. ama gel gör ki insan korkmadan edemiyor. hayırlısı..

    753. entrim sen ol istedim