şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: toscanini)
  • faşist italyaya ve nazi almanyasına müzik sunmayı reddedecek kadar hümanist düşünceye sahip, müziğini satmayan büyük şef
  • ünlü piyanist vladimir horowitzin kayınpederi. beraber çaykovskinin 1. piyano konçertosunu kaydetmişlerdir güzelce
  • toscanini, arturo - orkestra şefi: parma'da (italya) doğdu (1897). dokuz yaşındayken doğduğu şehrin konservatuvarmda müzik öğrenimine başlamış, on sekiz yaşında iyi bir viyolonselci olarak orkestra yönetim eğitimi almıştır. 1886 yılında rio de janeiro'da opera orkestrasında viyolonselci olarak çalışırken opera yönetimi ile orkestra şefinin anlaşmazlığı yüzünden şefin sehpayı terketmesi üzerine onun yerini almış ve o gece ilk defa olarak bir eseri, verdi'nin "aida" operasını başarıyla yönetmiştir. italya'ya dönerek torino ve milano'da operalar yönetmişir. 1892'de "palyaço", 1896'da "la bohem" operalarının ilk sahnelenmesinde orkestra şefliği yapmıştır. ayrıca verdi'nin "stabat mater" ve "te deum"unu ilk kez seslendirtmiştir. özellikle wagner'i italya'da tanıtmak istemiş, 1895'de "die götterdaemmerung"u, 1898'de milano'da scala operasında "die meistersinger"i oynatmıştır. 1908'de new york metropolitan operası orkestrası şefliğini kabul etti. ve orada ilk defa "aida" operasını oynattı. 1915'de tekrar italya'ya döndü. 1921'de bir orkestra ile amerika turnesi yaptı. aynı yıl scala operası orkestrası şefi oldu ve burada boito'nun "nerone" (1924), puccini'nin "turandot" (1926) operalarının ilk sunularını yönetti. 1926-1930 yılları arasında new york filarmoni orkestrası konserlerini aynı adı taşıyan orkestraya çaldırdı. 1930'da bayreuth'da wagner festivalini yönetti. 1933'de aynı festival için tekrar çağrıldıysa da kabul etmedi. 1938'de salzburg'da ivlozart festivallerini yönetti. 1939'da tekrar amerika'ya dönerek n. b. c. senfoni orkestrasını oluşturdu. 1946 yılına kadar orada kalan sanatçı sonra vatanına dönmüştür. toscanini özellikle opera eserlerinin seslendirlmesinde önemli bir şeftir. modern bestecileri tanıtmaya çalışmış ve bu eserleri başanyla yönetmiştir.
  • müziğin içsel dinamiklerini, kendi terminolojisi içinde, deriyi yırtarak fırlayan kırılmış kemikler misali dışarıya çıkaran karındeşen şef. nasıl hastasıyım belli değil..

    şuradan (bkz: #3569051) hareket alıp görselleştirmeye çalışırsam stokowski veya beecham gibi her sesi bir renge çeviren monet-vari, ya da karajan gibi mükemmel renk-ışık-kompozisyon dengesine ulaşan raphael-vari bir anlayış yerine sadece sert karakalem resim şeraitleri içinde dolaşır. buna örnek olarak da rembrandt'ın eskizlerini söyleyebilirim. ışık ve karanlık arasında gidip gelen siyah beyaz yorumları vurgu ya da basınç seviyeleriyle varolur. renklere ve tempo serbestisine yer olmayan benzersiz müzikal dünyasında eserleri sadece basınç, keskinlik, kuruluk ve ışıksal değişikliklerle kavrarız. ayrıca tarihte, 70, 80 yıllık kayıtlarıyla "orada olma heyecanı"nı plak ya da cd üzerinden verebilen -furtwangler ile birlikte- iki şeften biridir.

    toscanini dinleyici veya besteci ile iletişim kurmak yerine ikisini de kendi terminolojisine çeker. müziği buna niyetli olmayan dinleyici için "gereğinden fazla yoğun, karanlık ve egosantrik" iken böyle bir yolculuk için çoktan bavulunu toparlamışları sarsıcı bir deneyim beklemektedir.
  • ölümünün 54'üncü yılında ali murat hamarat'ın kaleminden hikayesi ve bir performansıyla jiyan'a konuk olmuş "büyük şef".

    illa ki birini öldürecekse musollini'yi öldürmek istediğini söyleyen bu adam, baskılara karşı mücadele etmiş ve italya'nın kara gömlekli bakış açısına rağmen sanatını icra etmiştir. tam da bu nedenle mühimdir, çok mühim.

    türkiye'de sanatı başbakan aşığı nihat doğan'a atfedenler için utanma nedeni olabilecek denli güzel insan.
  • gelmiş geçmiş en büyük orkestra şeflerinden biridir.
  • 1867-1957 yılları arasında yaşamış ünlü italyan kompozitör. faşizm ve nasyonal sosyalizme karşı takındığı tavırla da hatırlanmayı hak eden büyük bir bestecidir.