1. efendim, devlet yazışmalarında üst makama sunulan bir yazı "arz ederim", alt makama sunulan bir yazı "rica ederim" diye bitirilir. hem üst makama, hem alt makama (birine istek, birine bilgi için giden) yazılar da kısaltma olsun diye "arz/rica ederim" diye bitirilir. halk arasında söylene söylene kalıplaşan bu ifade, yerli yersiz her türlü dilekçenin sonunda kullanılmaya başlanmıştır.

    ayrıca bkz.
    http://arsiv.hurriyetim.com.tr/…29/gundem/22gun.htm
  2. derece bakımından esit bir makama yollanan dilekce de arz ve rica ederim diye bitirilir..

    edit: s u s p e c t ve zerkan arka arkaya mesaj atmışlar, eşitler arasındaki dilekçeler arz ederim diye bitirilir diye. dokuz yıl olmuş entryi gireli, dilekçe vermek nasıl birşeydi onu bile unutmuşum. böyle de bir edit olsun madem bu.
  3. yazıyı makam sahibine sunacak olan işbilir, sorumluluk ve incelik sahibi görevli bir personel, yazıyı gönderen makamın derecesine göre arz ya da rica kısmının üzerini dolmakalemi ile çizerek gelen yazıyı makam sahibine sunar. bu sayede makam sahibinin muallakta kalması engellenmiş olur; yazıda rica ediliyorsa kağıt önemli evrak rafına, arz ediliyorsa müsvette kağıt rafına konulur.
  4. bu, devlet bürokrasisindeki yozlaşmaya paralel olarak son yıllarda çok karşılaştığımız bir ifade. normal şartlar altında, bir yazı birden fazla makama, adrese gidiyorsa ve bu makamlardan bazısı yazıyı yazandan düşük, bazısı da yüksek dereceli makamlarsa, arşivde kalacak paraflı nüshaya arz/rica ederim yazılırdı. yani gönderilen yazıların bir kısmı rica ederim, bir kısmı arz ederim diye bitirilmiştir, anlaşılsın demektir.
    ama yol iz bilmeyen, torpille, zembille inen memurlar büyük makamlara yükselip kendi altlarına da kendileri gibi eş dost tanıdık ayağıyla devşirilmiş memurları getirdiklerinden olsa gerek, kulaktan dolma bilgilerle acemice yazılmış yazılar en üst düzeyde de imzalanır, kabul görür oldu. birine arz/rica ederim yazıp gönderirsen "ya beyfendi ben senin kim olduğunu bilmiyorum açıkçası, ben öküzüm, kendine hangisi uyarsa onu al, benden büyüksen al arz ettim küçüksen de ahanda rica ediyorum dediğim tez yapıla" demektir. ayıptır, muhataba hakarettir eşekliktir afedersiniz...
  5. arz ederek, üstü kapalı olarak "benim kurumum senin kurumunu döver" mesajını verirsiniz. rica ederek de "ne kadar yaltaklansak azdır. ekmeğimizin, suyumuzun, kredilerimizin, ihale izinlerimizin, bütçemizin; kısaca varımız yoğumuzun yegâne sağlayacısı sizsiniz" demek istenir. hasılı kelâm, üstün asta emri, astın üste ricali bu şekilde ifadesini bulur.
  6. devlet bürokrasisindeki gereksiz ve işlevsiz kalıpların en başında gelir. aynı konumdaki makamların arz edersem altta kalırım saçmalığıından olmaması gereken kullanım alanı iyice genişler. doğru olduğu sanılan kullanım alanı ise saçma bir üstlük merakında kaynaklanır, aynı yazıda madem tek başına rica edemiyorsun, o zaman otur oturduğun yerde adam gibi arzını yap ya da bilgini sun.

    üst makamın da türkçenin ahengi bozarak yaptığı rica ederim manyaklığı da ayrı bir konudur, her şey mi rica edilir, bi kendine arz edip düşün. arada bir de kendini gerçekleştir.
  7. arz, izin talep etmek veya talep edileni onaya sunmaktır. rica ise kibarca emretmek olarak kabul edilir. geleneksel ve resmi anlamı budur.

    günümüzde ise, özellikle özel sektörde, "arz" kavramı geçerliliğini yitirmeye başlamış, her ikisi yerine de "rica" kullanılmaya başlanmıştır.

    bu yeni kullanım şekli ile birlikte "rica", günlük hayatta kullandığımız, "kibarca talep etme" anlamına kavuşmuştur.
  8. sırf şu lüzumsuz teferruat için günlerce arşiv karıştıran memur/amir var. sırf şu lüzumsuz iş için yazıları geri gönderip "sen arz edeceksin bana, rica edemezsin ben büyüğüm taam mı!" diyen var. sırf şu lüzumsuz işi "dur lan ipneden rica edeyim de kudursun eheheh" diye kullanan anten var. koca bir ulus sırf şunun için harcadığımız zamanı -mesela- trafikte bilinçli hareket etmeyle alakalı sosyal girişimlere harcasaydık on kat mutlu insanlar olurduk. bu hep asker kafasından sivile transfer olmuş şeyler sanıyorum. antimilitarist olunacaksa; bu kasıntılıklardan üst/ast çekişmesinden, bir de ilkokul öğrencisi yavrucaklara rahat hazırol öğretmekten vazgeçmekle başlanmalı diye düşünüyorum ben. biraz eğlenceli olun lan! sanki bu kemikleşmiş protokol gereksizliklerini az gevşetseniz valiye, bakana "*fiççççükk* işin gücün yatış hipnetooooor *gehgehgeh*" diyecek, müsteşardan makas alacağız.

    (bir gün yapıcam bunu ama. valiye "gereğini saygılarımla neyim bi hoş bişeyler ederim" diye yazı yazacam)

    farz ederim.
  9. kamu kurumlarında aynı seviyedeki makamlar arasında da arz ederim kulllanılır. yani eşit ve üstüne arz ederim, asta rica ederim olacak. eğer ilgili yazı ast ve üst kurumlara dağıtılacaksa "arz ve rica ederim" olacak.

    (thanks to shameel)

    vatandaşın devlete yazdığı dilekçelerde "rica ederim" denmesi gerekmektedir. belki bir paradigma kayması gerekmektedir ancak devlet, vatandaşın hizmeti için varsa kendisine rica edilmesi gerekir.

arz/rica ederim hakkında bilgi verin