• kaynak kişisi aşık haydar öztürk olan çorum dolaylarından güzel bir bozlak. ismail altunsaray'ın eşliğiyle nazlı öksüz yorumu dinlenesi.

    arzuhalım sana ey kaşı keman
    dara düştüm kerem eyle al beni
    od düştü sineme aman ha aman
    aşkın ateşine etme kül beni
    neredeysen kömür gözlüm bul beni

    harami de deli gönül harami
    o dost açtı şu sineme yaremi
    lokman bile bulamadı çaremi
    bir yar için esir aldı çöl beni
    neredeysen kömür gözlüm bul beni

    çok bekledim baştabibim gelmedi
    canda cana canan derman olmadı
    aşık haydar şad olup da gülmedi
    dost köyüne uğratmadı yol beni
    neredeysen kömür gözlüm bul beni
  • musa eroğlu'nun inanılmaz okuduğu fakat özellikle nazlı öksüz ismail altunsaray yorumu insanı derinliklere götüren bir türkü. bu güzelim anadolu'dan çıktı bütün bu ezgiler, nasıl bir coğrafyada yaşadığımızın gelecek nesiller tarafından çok daha iyi anlanacağını düşünüyorum. zira böylesi bir zenginlik, böylesi zerafet ne düşmanlığı ne de kavgaları barındıramaz, gerçekten özümsenirse..
  • mutluysanız dinleyeceksiniz, net. ama öyle musa eroğlu "neredeysen kömür gözlüm bul beni" derken aklınıza düşen bir kömür gözlünüz filan varsa hiç elleşmeyin türküyle. günümüzde veremin kalmamış olması hiçbir şeyi değiştirmez. verem olursunuz. badem gözlüyken kör olursunuz, dudu dilliyken lal. hiç gereği yok dolaştığınız diplerden daha diplere ulaşma çabanızın. sizin bu kadar kararmaya gücünüz yetmeyeceği gibi, bu kadar dertli bir siz dünyaya da fazlasınız, ağırsınız, ziyansınız. ama çok güzel be. :/

    "arzuhalım sana ey kaşı keman
    dara düştüm kerem eyle al beni
    od düştü sineme aman ha aman
    aşkın ateşine etme kül beni
    neredeysen kömür gözlüm bul beni."
  • sözleşmeden buluşulmuş bir gece, özenilmeden kurulmuş masa, kağıdın içinde bir parça peynir, boş kadehlerden birinin içinde eskimiş vesikalık, kendinden başka hiçbir yeri aydınlatmayan titrek ışık. çok yıllar kim bilir nelerden kaçmış üç kişi var odada. saatlerdir konuşan yok. duvarda kırık bir bağlama, yıllardır el sürmemiş bizim oğlan. ulan bu gece çal be diyorum, bir daha istemem söz. önce oralı olmuyor, yarım saat kadar sonra ufaktan tıngırdatıyor.
    arzuhalım sana ey kaşı keman...

    sözlerin sahibi keman kaşlısına kavuşup da şad olmuş mudur bilinmez, bir kış gecesi tenha bir köy yolunda kömür gözlüsü buldu bizim oğlanı. arabayı bulanlar biri akıl edip de teybi kapatana kadar defalarca çalmış bu türkü onu çıkarırlarken.