şükela:  tümü | bugün
  • ks. anonim sirketi. [harflerden sonra birer nokta olmasi tercih edilir tabi]
  • (bkz: anonim sirket)
  • bir de üstelik (bkz: bulgur pilavı)
  • aş. fransızca h harfinin okunuşu. embesiller tarafından türkçeye de sokulmuştur.
  • bazı şirketlerde anonim şirketi yerine aile şirketi şeklinde kullanılabilen kısaltma. ohah.
  • bornova küçük parkta açılan yeni yemek mekanı. ev yemekleri yapmaktadır kendileri. ama öyle bildiğiniz ev yemekleri restoranlarına benzemez. izmir'de okuyanlar bilirler genelikle ortalamanın altında bir kaliteye sahiptir ev yemeği yapan yerler. lezzet olarak iyidirler ama mekan olarak çok da göze hitap etmezler. böyle bir misyonları da yoktur gerçi. fakat yeni açılan bu mekan tamamen farklı. içerisinin dizaynı ve kalitesi gerçekten çok iyi. temizliğe çok önem veriyorlar ve yemekleri de diğer küçük parktaki yerlere göre çok iyi. çalışanların hepsi öğrenci. eğer ev yemeği yemek istiyorsanız mutlaka uğrayın. cafelerin olduğu sokağın bir arka sokağında bulabilirsiniz. çaputu geçince sağa dönün yeter.
  • mardin'in kızıltepe ilçesine bağlı değirmen mezrasının halen kullanılan kürtçe eski ve asıl adı.

    kürtçe'de "değirmen" anlamına gelmektedir.
  • bir özdemir asaf şiiri. son saniyelerinde muhteşem üçlüğünü atmış eser.
    buyurun buradan yakın; yakın da içiniz yansın..

    -aş-

    senin adına konuşuyorum..
    öncekilerini çözümlemeden
    yeni-yeni ben'ler ortaya sürme.

    belki ben birer birer, gene de
    anlarım yeni-yeni senleri..
    beni yarım kişiliklere götürme.

    tam kaynatırken sımsıcak
    olur mu bir serin sen..
    aş'ı yolundan döndürme.

    bir karmaşım, yenecek, yenilecek,
    bırak başımız dönsün..
    ağlaşımları güldürme.

    büyüdükçe uykuya benzer, andırsın.
    bir ikinin erimesi, her uyanışında..
    anlaşımları düşün, yumurtayı öldürme

    bakışlarımız daha kaynamadı.
    tam yakamadığımız ateşten
    tencereyi indirme.
  • iran'da yapılan koyu kıvamlı bir çorbanın ismi. aş satan dükkanları var hatta bizdeki çorbacılar gibi.

    aşın kıvamını tutturmak çok zor olduğundan, yemek yapmada usta kişilere aşbaz denirmiş ki zaten bu da bizdeki aşçıya tekabül ediyor.

    sevanyan'ın etimolojik sözlüğünde, bu aş sözcüğünün dilimize farsçadan geçip geçmediği konusunun tartışmalı olduğu söyleniyor. yine de ben türkçeye farsçadan geçtiğine inanıyorum.

    ne yazık ki dükkanlarda satılan aşın görüntüsü bana pek cazip gelmediğinden aşı denemedim, fotoğrafını da çekmemişim. internette aratınca, genelde insanların evde yaptıkları ve dışarıda satılana benzemeyen türlerini gördüm. sanırım benim gördüğüme en yakını şu:

    http://jimsjunket.wordpress.com/…g/capital-of-iran/

    http://en.wikipedia.org/wiki/ash_(persian_food)
  • pişmiş yemek