şükela:  tümü | bugün
  • aşağılamak eyleminin üzerine uygulandığı kişi, nesne veya davranış...
  • (bkz: horlanmak)
  • (bkz: hor gorulmek)
  • kaşalanmanın ilk evresi.
  • oscar wilde güzel demiştir:
    "kimse kendi rızası olmadan asagilanmaz"
    öyle işte, o kadar doğru ki. aşağılanma fırsatını biz veririz karşı tarafa, istenince çok zeki olan biz. mazoşistçe belki, ama sonucunda zevk alıyorsak, kontrolleri karşı tarafa verip iyice çiğnenmek istiyorsak kendi keyfimizin bileceği iş.
  • hak etmediğinin hak etmeyen tarafından sana hakmışçasına sunulması,nefretin ve intikam ın annesi olabilir.etkisi oranında tepkiyi var eder her hücrende ve benliğinde.sonra bir bakmışsın ki adın nefret eylemin intikam olmuş,ta ki sana sunulanı sahibine fazlasıyla iade edip ruhunu temizlediğine inandığın ana kadar.
  • seninle gorusmek istemeyeni binlerce kere aramak, konusmak istemeyenle konusmaya calismak, tekmeyi basanin arkasindan agladikca aglamaktir. hayat hic adil degil. gercekten...
    pesin edit: bir de sozluge mahallenin duygusalinin el emegi gibi duran entriler girmekmis galiba.
    (bkz: uzgunum)
    (bkz: uzgunsun)
    (bkz: uzgun)
  • birinin hayatında bir çocuk oyunu, bir kandırmacadan ibaret olduğunu anlamaktan geçer yolu kimi zaman.
    'isterse söyletir, isterse yaptırır" onlar çünkü. (!)
  • salak yerine konunca en çok hissedilen duygulardan biridir. karşı taraf istemeden yapmış bile olsa. gerçi zamanla bünye buna alışır, aşağılandıkça kendinizi bir kademe yukarıda hissedersiniz.
  • paranızın miktarına göre az veya çok yaşayabileceğiniz durum.