şükela:  tümü | bugün
  • kimdir bilmiyorum ama kendisine minnettar olunması gerekir. asansör aynası olmasa kızla buluşmak için evden çıkarken dişinde kalan maydanozu almayı unutacak; iş görüşmesine, yolda kafasına düşüp saçına takılan yaprakla girecek nice insanın hayatında hak ettiği değeri göremeyen, önemi yadsınan bir dönüm noktası olmuştur o asansördeki ayna.

    o maydanozu almasaydın kız senden tiksinecekti, "pislik herif buluşmaya gelirken dişini bile fırçalamamış" diyecekti. veya o görüşmeye gittiğin işi alamayacaktın. "bu ne özensizlik kardeşim, kafanda yaprakla gelmişsin, bahçıvan mı arıyoruz" diyeceklerdi.

    ben olsam ayna yerine beklerken canımız sıkılmasın diye televizyon düşünürdüm. veya "bu davarlar hayatında sanat görmemiştir, ünlü ressamların tablolarından asalım şu asansörlere de biraz nasiplensinler" falan derdim. hiç aklıma gelmezdi ayna koymak. insan kendine bakmaktan sıkılır o kadar zaman, hep gördüğün şey, hep aynı şey neticede. bu vesileyle kendisini tekrar tebrik ediyorum.
  • herhalde minicik ortamı biraz geniş gösterelim de klostrofobiden insanlar kafayı yemesin hem de birbirini dikizleyeceğine dönsün aynaya kendini incelesin diyen bir insan tarafından akıl edilmiştir. şaka maka o ayna çok da mantıklıdır.
  • yanlış bilmiyorsam ya da başlık sahibi bizi trollemiyorsa asansördeki aynanın asıl amacı üst baş düzeltmek değil de asansörün kapısı açıldığında aynadan kendini görüp kabinin orada olduğundan emin olmaktır. yani kısaca boşluğa düşmemek için.
  • eğer türkler icad etseydi asansörü içinde büyük ihtimalle halı ve dantel koyarlardı.bu içi dolu olsun fakir gibi durmayalım anlayışını hayatım boyunca anlayamayacağım.halı veya dantel nasıl zenginlik sembolü oluyor aq.
  • bunu herkesin bildiğini bilerek yinelemek istiyorum; asansördeki ayna kıç kadar olan asansörü daha geniş algılamamız için vardır. derinlik algısı.