şükela:  tümü | bugün
  • dünyada iken hz peygamber tarafından cennetle müjdelenen on kişiye denir.
    bunlar: ebû bekir, ömer, osman, ali, talhâ, zübeyr, avf oğlu abdurrahman, sa d, zeyd oğlu saîd, ebû ubeyde (r.a.) hazretleridir.
  • yaşarken cennetle müjdelenen on sahabe
  • (bkz: asereje)
  • neden hz. fatma, hz. hüseyin ve hz. hasan'ın içinde bulunmadığını merak ettiğim grup.
    hz. muhammed'in şöyle bir sözü * vardır:
    "fatıma, cennet hatunlarının üstünü, hasan ve hüseyin de cennet gençlerinin yüksekleridir." (tirmizi)

    bu da cennetle müjdelenmek değil midir?
  • hz ali ve muaviye çatışmasından sonra gittikçe karışan siyasi ortamın, zaman içerisinde keskin sınırlar ile ayrılırken (haricilik, şia, mutezile, ehli sunnet) ehli sunnet alimlerinin sözkonusu isimleri korumak adına oluşturduğu bir tür kalkan. bu kavram ilk defa imam eşari tarafından kullanılmış ve gunumuze kadar getirilmiştir. hz peygamber sonrası velayet hakkı kimindir? tartışmasına vasiyet cevabıyla giren şiaya ve sahabeyi tekfir eden haricilike muhalefet maksadı ile oluşturulmuş sunni efdaliyet ilkesinin bir parçası olan bu kavram içeriğine bakıldğında bu amacı acıkca gösterir. dönemin tartışmalara konu olmuş isimlerini tek çatı altında muhafaza kaygısıyla oluşturulan kavram hala akıllarda kaldıgına göre amacına hizmet etmiştir. hatta sunni akıl işi daha da genişletip "sahabe" tanımı yaparak onada bir kutsiyet kazandırmıştır fakat bu bahs ayrıdır.
    tekrar mevzuya donecek olursak, bu kişilerin cennetle mujdelenmesi ve bu şekilde nitelendirilmesi bir inanç sistemi açısından doğru kabul edilebilir. ancak bir iman konusu yapılması ciddi bir problemdir. söz konusu kişileri eleştirenlerin çeşitli adlarla (ehli bidat, rafizi vs.) cehennemin dibine gönderilmesi, mezhebi taasuptan öteye geçemez.
    ayrıca sadece bu on isim değil, rivayetlerce birçok "mübeşşere" vardır.
    hz fatıma, hz hasan, hz huseyn, salman ı farisi, sabit bin kays, ammar bin yasir vb. hatta rıdvan agacı altında biat edenler, (ehli rıdvan), bedir savasına katılan müslümanlar (ehli bedr) gibi neredeyse yüzlerce insan cennetle müjdelenmiştir. bu durumu 10 kişiye indirmek hadi onu anladık bir de iman konusu yapmak, esari kurnazlığının bir örneğidir.
  • hz. muhammed * bilal'le beraber bir bahçeye girmiş ve demiş ki "bilal, şu duvara çık. terliklerimi de duvara as. kim bu terliklerin önünden geçerse, ona 'cennetliksin' de. ve yanıma gönder."

    bilal, denilenleri aynen uygulamış.

    hz. ebubekir
    hz. osman
    hz. ali
    sa'd bin ebi vakkas
    said bin zeyd
    zübeyr bin avvam
    talha bin ubeydullah
    abdurrahman bin avf
    ebu ubeyde bin cerrah

    gelmişler. ve memnuniyetle hz. peygamber'in yanına gitmişler.

    en son hz. ömer gitmiş. bilal'den durumu öğrenince "böyle şey mi olur?!" diye kızmış. bilal de, korkusunden duvardan inip, hz. muhammed'in yanına kaçmış. ve hz. ömer de içeri girmiş. böylece aşere-i mübeşşere pek neşeli bir şekilde buluşmuş.

    çok eskiden duyduğum bu kıssa'yı araştırdım, fakat aslını malesef bulamadım.
  • hz. muhammed tarafından cennete gidecekleri müjdelenen on sahabidir. aşere-i mübeşşerenin ortak özellikleri şunlardır, bu on sahabinin tamamı ilk müslümanlardandır ve islama büyük yardımda bulunmuşlardır. hepsi de kureyş kabilesine mensuptur. hepsi de bedir savaşına katılmıştır. allah'ı ve onun peygamberini sevdikleri bizzat hz. muhammed tarafından açıklanmıştır. allah yolunda yakınlarına karşı savaşmaktan çekinmemişlerdir.
  • ortak özellikleri, aralarında kadın olmamasıdır. hatta başlık içinde arasan kadın kelimesi geçmez. **
  • sadece utanma belasi, munafiklar ve münafikliklari aciga cikmasin diye hz. ali'nin de ismi gecen liste.
    (bkz: cennetle müjdelenme yalanı)
  • henüz hayatta iken hz. peygamber (a.s.) tarafından cennetlik oldukları kendilerine müjdelenen on sahâbî anlamına gelmektedir. abdurrahman ibn avf rivâyetiyle gelen bir hadise göre, cennetle müjdelenenler şunlardır: hz. ebû bekir, hz. ömer, hz. osman, hz. ali, talha ibn ubeydullah, zübeyr ibn avvam, abdurrahman ibn avf, sa’d ibn ebî vakkas, ebû ubeyde ibn cerrah ve saîd ibn zeyd’dir (ahmed, i/193).

    ibn abdi’l-berr’in istiab adlı eserinde gelen haber de ebû ubeyde ibn cerrah yerine abdullah ibn mesud zikredilmiştir (istiab, iii/112).

    hadislerde cennetlik oldukları topluca bildirilen bu sahabîlerden başka, hz. hatice, abdullah ibn ömer, abdullah ibn selâm gibi bazı sahabe de münferit olarak cennetle müjdelenmiştir (müslim, fedâîlü’s-sahabe, 71; tirmizî, menâkıb, 26).
    kaynak: dini kavramlar sözlüğü.