şükela:  tümü | bugün
  • peşin edit: memur maaşlarının düzenlenemeyeceğini hatta düşürülemeyeceğini savunan şahıs lütfen en yakın hastanenin ilgili bölümüne müracaat etsin. burada zaman kaybetmesin. şifalar diliyorum.

    gelir adaleti için önemli bir gereklilik. burada kastedilen asgari ücretin 3,000 tl ye çıkması vs değil. eldeki bütçeden kamu personeli maaşlarından alıp asgari ücrete devlet tarafından eklenen bir gelir söz konusu.

    ''2017 yılında ise faiz hariç 621 milyar liralık giderin 162,1 milyar lirası (%26,1) kamu personel giderine harcandı.''1

    bunları doyurmak mümkün değil. işini iyi yapanı tenzih etmekle birlikte memur tayfasının kalitesi herkesin malumu. elinizi vicdanınıza koyun;

    - slayt okuyup, çalıntı tez yazan prof 7,500 tl.
    - emeği ile para kazanan asgari ücretli 1,500 tl.

    1

    editullahi aleyhim: burada devletten yüksek maaş alanlar inceleme konusu. çıkıp o zaman amele ile ceo aynı maaşı alsın demenin manası yok. özel firma ceo olarak çalıştırdığı adama istersen her ay apartman dairesi versin bizi ırgalamaz.

    editullahi aleyhim2: slayt okuyan prof örneği elbette bilimsel bir örnek değil. ancak mesele liyakat meselesi de değil. devlet kurumlarına yerleşen kimseleri liyakatle belirleyelim argümanı hayalden öteye gitmiyor. piyasa koşullarına göre verilen yüksek maaşlar devlet içinde bu yozlamış örgütlenmeyi sağlıyor. bu bağlamda eğer örnek değişirse sorun çözülecekse;

    yapılan işe karşılık verilen paraları türkiye şartlarına göre değerlendirelim.

    asgari ücret: 1 500 tl.

    imam: 2,000 tl den başlıyor maaşları. camiye giden cemaat maaş ödemekle yükümlü olsa kendi aralarında asgari ücreti dahi çıkarmazlar.
    mebus: 17,000 tl'den başlıyor. diyecek laf bulamıyorum buna.
    büro memurları: bu genelleme içinde devletin her kurumundan adam var. yaptıkları basit evrak işlerinin piyasada karşılığı ne olabilir? devlette bu mevkide olup adı sanı duyulmamış birimlerden 10-15 bin tl kazananlar bile var. evet yanlış duymadınız. kimsenin ne halta yaradığını bilmediği birimler var.

    bunlar bir yana devlette çalışmak neden piyasaya göre daha rahat olsun? kpss gibi ne ölçtüğü belli olmayan bir sınavdan dolayı mı? kaldı ki devlet çalışanlarının hepsi bu sınavla gelmedi. mesela tez yazarak prof olunmaz yazan arkadaş nasıl prof olunduğunu düşünüyor? yl tezini geçelim hadi bütünleşik doktora yapmıştır kişi ve doktora tezi var bu adamların değil mi? yök'ün kendisi bile yazılan tezlerin yarıdan çoğunun intihal dolu olduğunu söylüyor. bir yandan da intihale zaman aşımı uyguluyor. bu tarz akademik memurların maaşı neden iyi bir örnek olmasın? ortadaki hukuksuzluk hukukun kendisi ile korunuyor. intihalin serbest olduğu bir ülkede en azından maaşları tartışalım.

    ----

    enflasyona etkisi ciddi boyutta olabilecek bir durum değil. haydar baş misali para basıp dağıtalım demiyoruz. mevcut para üzerinden maaş reformu yapılacak.

    ----

    ''yea şimdi anlatırdım öyle olmadığını da bunlar bilmem ne am.uğa g.yim ağnamazlar'' diyen şahısları sevgi ile selamlıyorum. şarabınızı yudumlayınız lütfen burada zaman kaybetmeyin.

    ----

    mesela şu yazıda türkiyedeki devlet memuru oranının oecd ülkelerine göre fazla olmadığını göstermekte. bu yazıda ise ekonomi bakanının bütçenin 3'te 1'i memurlara gidiyor şeklindeki ağlamasını görüyorsunuz.

    aynı anda hem daha az memur çalıştırıp hem fazla gidere sahip olmanın manası nedir?

    ----

    zamanında bu işi seve seve yapmayanların daha sonra nasıl başka başka yaptığını gösteren bir örnek:
    ''yunanistan’da memur maaşlarına yüzde 20 indirim geliyor. en yüksek maaş 2 bin 200 euroya sabitlenecek''

    kaynak
  • geçen hafta taksicilere
    bu hafta sonu inşaatçılara
    demek ki yeni hafta ile birlikte memurlara giydirme yapacaz.

    başım döndü ulan artık! kabe'yi tavaf ederken önümüze hangi meslek çıksa şeytan var gibi taşlıyoruz.
  • ya madem öyle inşaat işçileri de ceolar kadar maaş alsın diyerek destek verdiğim kampanya.

    sonuçta bir inşaat işçisi herkesten çok çalışıyordur.

    (bkz: düz mantık)
  • son zamanlarda açılan başlıklara bakılırsa kimsenin kazandığı kimseye yetmiyor, durum böyle olunca millet birbirinin kazandığına göz koyar oldu.
  • slaty okuyup çalıntı tez yazan prof. ifadesi sakat bir mantık yürütme şekli. öncelikle tez yazarak prof olunmuyor.

    her mesleğin içinde olduğu gibi akademi içinde de haksız yükselmeler yapan olabilir. bu tür sorunların çözümü “liyakat”tır.

    mesleklerin de değerini belirleyen o işi yapacak alternatifin olup olmamasıdır.

    mühendisleri ele alalım. zibilyon tane fakülte açılmasından dolayı 2000tl ye eşşek gibi çalıştırılan mühendis var. ama işinde uzmanlaşmış bir mühendise de özelde 10 000 15 000tl maaş verilir.

    devlet de çalışan maaşlarını yetkinliklerine göre belirler.

    asgari üctetlinin maaşının artmasını ben de isterim. hatta isterim ki tüm çalışanların aldığı maaşın alt sınırı 4 kişilik bir ailenin sağlıklı bir hayat sürmesi için getekli aylık ücret olsun.

    ama bunun savunmasını doğru argümanlarla yapmak da oldukça önemlidir.

    öğretmen 3 ay yatıyor diyenlet bir yanda, slayt okuyan prof diyenler diğer yanda goy goy yaparak bir yere varamazlar.

    çünkü mantıkları konuya yaklaşımları yanlış.
  • oluşacak üç haneli enflasyonu da sen hesaplarsın artık dediğim müthiş öneri.
  • önce trol sandım ama adam ciddi ciddi mantıklı olduğuna inanıyor amk.
    açıklamasına açıklarım bunun imkansızlığını ama akşama kadar çay ve ekmekten mal olmuş bir insana laf anlatmaktansa uzaylılara iletişim kurmaya çalışmanın daha mantıklı olduğu kararına vardığım günden bu yana uğraşmıyorum.
  • enflasyona olumsuz bir etkisi olmayacak önerme. burada haydar baş misali para basıp verelim demiyoruz. zaten mevcut olan bütçenin adil dağıtılmasından bahsediyoruz.
  • yetmez. aşağıda yazılanlarla bence tam olur.

    yamulmuyorsam bir dönem milletvekili olan emekli oluyor, lan daş mı attı emekli oldu, çalışsın, sigortasını yatırsın, günü dolsun emekli olsun.

    sonra el kaldır, el indir, bağır, yumruk at, bardaktaki suyu boca et. bu işi herkes yapar, maaşı asgari ücreti geçmemeli. bakandır, başbakandır, hiç girmiyorum.

    hele makam arabası, ohoooooo. bir vito tutsak yeter.

    kamu, memur, bunlara hiç gerek yok. emniyet, ordu, milli eğitim, hastaneler bunları hep özelleştirsek kaynak çıkar. en gereksizi zaten diyanet, herkes kafasına göre bir şarlatan buluyor, diyanet olsa nolur olmasa nolur. hem zaten bütçe çıksa da cami vakfı, derneği, inşaatı diye para topluyorlar her cami çıkışı, derneği kuran ibadedini döndürsün.

    hem biz komünist miyiz? hakkat kamu nedir ya?

    kafama takıldı bu arada, bu sgk ne ola ki?! hiç devlet sigorta şirketlerinin pazar payına ortak olur mu?! sağlık güvencesi isteyen poliçe yaptırır karşim, emekli olacak olan da büzüğü sıksın biraz.

    akademidir, üniversitedir dersen zaten, hepsi vakıf olsun. ne o öyle, sınava gir okula git, verdiğin para da bir harç en fazla.
  • asgari ücretli bir kişi 365 günün 104 gününü, vergi ve sgk için çalışıyor. net tutarı 2.000 liraya sabitleyip işverene azıcık vergi güzelliği yapılırsa eğer insanlar birazcık nefes alabilirler. 400 lira çok büyük para olmayabilir sizler için ama asgari ücretle çalışanlara gidin sorun 400 lira ne ifade ediyor.

    bu ülkenin en acı gerçeklerinden biriside ne yazık ki asgari ücretle çalışanların katlanarak artması(büyük çoğunluğu üniversite mezunu).