şükela:  tümü | bugün
  • 8 ağustos 2006'da çıkacak üçüncü agalloch albümü. daha az söz daha çok müzikle diğer albümlerden daha melankolik, daha huzursuz bir hava yakalamayı başarmış, brutal vokalle başlayıp fısıltılarla devam eden, tempo yükseldiğinde bile insanı hüzünlendirebilen acayip şarkılarla, ne yaptıklarını anlayamayan biri olarak kafamı iyice karıştırmış yine de hala katatonia ve ulver esintilerinin hissedilebildiği albümdür. fire above, ice below, not unlike the waves ve our fortress is burning'ler özellikle dikkat edilmesi gereken parçalar derim ben.

    1.limbs
    2.falling snow
    3.this white mountain on which you will die
    4.fire above, ice below
    5.not unlike the waves
    6.our fortress is burning... i
    7.our fortress is burning... ii - bloodbirds
    8.our fortress is burning... iii - the grain
  • şu ana kadar yapılmış en başarılı agalloch albümü olmasının yanı sıra veronika decides to die ile beraber 2006'nın en başarılı albümlerinden birisi... albüm kompozisyonu nasıl olmalıdırın uygulamalı örneği.. uzanarak dinlenilmesi tavsiye edilir..
  • en mutlu gününüzde arka planda çalsa gününüzü mahvedebilecek, uyumaya çalışırken yatağa uzanmış dinlerseniz sabaha canlı çıkamayabileceğiniz derecede etkileyici bir albüm. hipnotize edici, kendini tekrarlayan vurmaktan kaçınmayıp omuzlarınıza yüklenip dizleriniz üstüne çökmenize, kendinizi bırakıp yüzünüzü toprağa gömerek öylece saatlerce yatmak ve sadece dinlemek istemenize sebep olan parçalara sahip albüm. mükemmellik!
  • en sevdiğim albüm kapaklarından birine sahip albümdür. bana the animatrix'teki kid's story bölümünü hatırlatır. belki de o yüzden çok severim.
  • uzun bir süre köşede unutup dinlemediğim, ihmal ettiğim göz bebeğim.

    yanılmıyorsam albümle ilk münasebetim 2010 yılında olmuştu. ilk notasından son notasına kadar beni öyle etkilemişti ki albüm uzun süre sadece bu albümü dinlemiştim. evden okula giderken, dönerken, yatmadan önce ve sonra. büyülü, akla mantığa sığmayan bir albümdü. her dinleyişimde dipsiz kuyulara çekiliyordum sanki, güneşin doğmayacağı gecelere yatıyordum.

    uzun bir zaman sonra yeniden bu gece açtım albümü. en son ne zaman dinlediğimi hatırlamıyorum bile ama tam şu sıralarda not unlike the waves çalarken yeniden beni her anıyla paramparça etmekte ashes against the grain.

    kusursuz, muazzam, insan eliyle yapılmışın ötesinde.
  • kalitesi çok yükseklerde agalloch albümü,başucu şaheseri.binlerce kez dinlenilesi...