şükela:  tümü | bugün
  • sobalı kirada yaşadığımız o ev geliyor hemen aklıma. çocukluk telaşım. klasik olacak ama sobanın arkasında soğuktan büzülen el ayaklarımı ısıtmaya çalıştığım bir kare var aklımın köşesinde. babamın işten gelişi elleri olabildiğince dolu bir sürü ucuz ındı çındı. sokakta arkadaşlarla mahalle maçları düzenlediğimiz ve üstümüz kirlense de kalbimizin tertemiz kaldığı o özlenesi yıllar.

    hemen akabinde platonik aşkım beliriyor arka fonda. göz göze gelinirdi gündüz bi bakkal kuyruğunda sonra eve gelinir onur akın kaseti kasetçalara konulur ve ölümlü gülümlü şiirler karalanır. şarkı biter hooop geri sar bir daha dinle.

    ne siyasi bir gerilim var ne kutuplaşma ne de ötekileştirme. tv'de tüm siyasi parti liderleri açıkça tartışabiliyor hangi gazete olursa olsun inandığı şeyi açıkça okurlarına sunabiliyor.

    az önce diş tedavisi için hastaneye gitmiştim. dönerken radyoda bu şarkı çıkınca ve de arabada yalnız olunca bir de inceden yağmur yağıyor aldı götürdü beni şarkı o çocukluk yıllarına.

    kardeşim ve abimle aynı yatakta kikirdediğimiz ama sımsıkı sarılıp uyuduğumuz, henüz parasal konulardan aramıza soğukluk girmeyen, annemin babamın başımızda olduğu o canım yıllar.

    çok özledim be sözlük. keşke geri gelse o anlar.

    bir şarkı insanı bu kadar yaralar mı, yaralıyor işte.