şükela:  tümü | bugün
  • peki anne sütü almış her birey antikorları sayesinde çocuk felci(polio) dan korunabiliyor mu?

    aptalca çalışma.
  • hassas ve çok tartışılan bir konu.. türkiye'yi bilmiyorum ama amerika'da zıt görüşlerden insanlar ağızlarından köpük saçma aşamasına geliyor bunu tartışırken.. grip aşısı vs. gibi özellikle sağlıklı ve yaşı itibarı ile risk altında olmayan kişiler için süper gereksiz şeylerden bahsetmiyorum..

    çocuklarına aşı yaptırmayan insanların çocukları diğer insanların büyük kısmı kendi çocuklarını aşılattıkları ve kitleyi korudukları* için bu lükse sahipler*.. çoğunluğun ölümcül hastalıklar için aşı yaptırmadığı bir dünyayı düşünemiyorum, zaten düşünecek bir şey kalmaz herhalde..

    (bkz: salgın)
  • amerika'daki tartışmayla buradakini karşılaştırırsak hataya düşebileceğimiz bir meseledir zorunlu aşılama. bu kadar geniş çaplı her türlü sağlık meselesinde olduğu gibi karar verici olacak alan aslında işin maliyetidir.

    amerikada kişi çocuğuna aşı yaptırmamaya kara verdiğinde özel sağlık sigortası şirketi, artmış hastalık riski, polio gibi hastalıklardan kaynaklanabilecek uzun süreli bakım gerektirebilecek sakatlıklar gibi gerekçelerle primleri inanılmaz artırabilir, hatta bu müşteriyle çalışmamayı tercih edebilir. dolayısıyla, aşısızlığı tercih eden kişi bu tercihinin ekonomik bedelini karşılama sorumluluğunu da doğrudan üzerine almış olur. devlete de buna karışmak pek düşmez.

    bizimki gibi sağlık masraflarının büyük kısmının sosyal güvenlik mekanizmasıyla karşılandığı bir ülkede vatandaşın bu gibi bir ekonomik sorumluluğu doğrudan yüklenme durumu yoktur. vatandaşın tercihinin bedelini devlet, dolayasıyla aslında tüm toplum üstlenmiş olur. bu bedel üstlenmenin karşılığı olarak da sistem kişinin kimi sağlık kararlarını alma hakkını kısmen devralır, örneğin zorunlu aşılama programları başlatır, kimi hastalıkların (çiçek, polio) kökünü kazımaya yönelik uluslararası politikaların bir ayağı olarak aktif rol alır.

    meselenin etik yönü (kişinin beden bütünlüğünü koruma hakkı, çocuklar üzerinde ebeveynlerin haklarının sınırları vb.) uzun uzun tartışılabilir ama bu ekonomik bahsin de tartışmanın asla dışında kalmayacağını akılda tutmak gerekir. sosyal devleti talep eden vatandaşlar arasındaki sosyal sözleşme bazı bireysel haklardan feragati de içerir, bunu akıldan çıkarmamak gerek.
  • son derece cahilce, hiçbir şekilde dinlenmemesi gereken, hangi zihniyetle ve ne amaçla başlatıldığını tam olarak anlayamadığım saçma sapan düşünceler bütünü. tahminim düşüncenin sahibi şahıs ilkokuldayken de aşı günü okula gitmemek için türlü bahaneler üreten birisiydi. tipik bir aşı korkusu. derialtlarına girecek küçük bir iğneden korkup götlerine girecek türlü türlü bilimum hastalığı hesaba katamayan aptal ilkokul çocuklarının üretebileceği seviyedeki bir düşünce.
    sitedeki o yazıyı yazan kişi beklenenin aksine gayet yetişkin bir insansa kendilerine bilimsel çalışmaları takvim yapraklarının arkasından takip etmeye devam etmelerini tavsiye ederim. fıkralar oluyor çok komik. arada günün yemeği filan yazıyor. büyük kolaylık.
    sitelerinde evlerine aşı yapmaya giden öcülerle savaşmak için ailelere her türlü desteği vereceklerini bildirmişler. bende buradan o çocuklara şunu söylemek istiyorum. gelecekte ailelerine ve o site sahiplerine karşı savaşlarında onlara destek vereceğimi bildiriyorum. tabi tahmini olarak yatağa bağlı bir halde yaşıyor olurlar eğer yaşıyorlarsa.
  • herd immunity denen bir kavram vardır. toplumun belirli bir yüzdesini aşılamayı başardığınızda, kişiden kişiye geçerek yayılan hastalıkların bu sıçramalar sırasında sık sık aşılanmış kişilere denk gelmesi nedeniyle zincirin kırılması, yayılmanın durması, aşılanmamış kişilerin dahi korunmasını anlatır bu kavram. bu arkadaşların önerdiği yaklaşım bu yapının da kırılması demek. hastalıkların toplum içinde yayılmasını kolaylaştırarak, kendileri gibi düşünmeyenlerin de hastalıkla karşılaştırma ihtimalini artıracaklarının ya farkında değiller ya da bu umurlarında değil. bu biraz da "benim çocuğum ve benim çocuğum üzerindeki haklarım, sizin çocuklarınızdan ve sizden önemli" demek oluyor galiba. başkalarını yapmakla suçladıkları hak ihlalini, başka bir yoldan kendileri tekrarlamış oluyorlar; bilemiyorum farkında olarak mı yapıyorlar bunu, olmadan mı.

    http://en.wikipedia.org/wiki/herd_immunity
  • bir gün herkesin katılacağı harekettir. yök başkanı ziya özcan genetiğiyle oynanmış tarımsal ürünlerle ilgili olarak; "ürettiğiniz bir ürüne bunu yiyen 10 yıl sonra şu hastalıktan ölsün diye bir şey pekala kodlanabilir" demişti biz taşşak geçmiştik tabi "hangi çağda yaşıyorsun hoca" "bunlar bağnaz ağızlar" suçlamalarıyla. ki bu iddialar her zaman vardı hatta özellikle aşı olanların kısırlaştırıldığı ya da ileride belli hastalıklara yakalanacakları düşüncesiyle aşı yaptırmayan aileler tanıyorum devlet kolluk marifetiyle aşı yapıyordu çocuklarına, ben zaten aşıdan korkmam diye en ön sırada ilk yiyenlerden oluyordum. asıl bebekken dayıyorlar onları hatırlamıyorum tabi.

    aşı üreten belli merkezler var yani dünyanın genelinin kaderleri ellerinde sayılır, adamlar şu coğrafya sağlam üredi bu üreyen yeni nesli en aktif yılları olan 30 lu yaşlarda sadeleştirecek bir aparat ekleyelim diyerek aşı üretemez mi! elbet üretir, böyle bir durumun olmayacağını kim söyleyebilir! heriflere kendimizi o kadar kaptırmışız ki efendim 30 sene önce şu tarihlerde üretilen aşılarda bir sıkıntı oluşmuş ondan böyle bir şey var otomotiv firmaları her yıl milyonlarca aracı geri çağırıyor aşı olanları nasıl geri çağıracaklardı! diye yine adamlardan daha iyi adamları savunacaklar. yani koluma bakıyorum da hedef tahtası maşallah; yok kızamık yok sarılık yok boğmaca yalancıyı siksinler mi diyesim geliyor... neyse cuma cuma ağzı bozmayalım biz. biz de koyun olalım ve diyelim ki; aşı sektörünü kötülemek bağnazlıktır, bilim karşıtlığıdır, bunlar ortacağ kafalı örümcek kafalılardır falan filan...
  • aşıyla önlenebilen bir hastalığa yakalandıklarında tedavi edilmemeyi ya da tedavi masraflarının aşı olan kesimin vergileriyle karşılanmamasını kabul ederlerse saygı göstereceğim hareket. çocukları aşıyla önlenebilen bir hastalığa yakalandığında nerde bu millet nerde bu devlet diye yakarmayacaklarsa saygı göstereceğim hareket. çocukları bir hastalık yüzünden hayatını kaybederse, aşı yaptırsaydım ölmezdi evladım demeyeceklerse saygı göstereceğim hareket.

    ya da boşver. yaptırmasınlar aşılarını. doğal seçilim işler. biz de böyle bu tiplerden kurtuluruz.
  • ciddiye alınması gereken hareket.

    http://haber.gazetevatan.com/…masi/360277/41/saglik
  • söz konusu sağlık olunca beş kez, hasta olan çocuklar ise on kez düşünmek lazım. çünkü biliyorum ki çocuklar çok değerli.

    aşıların anne sütü kadar masum olduğunu kimse iddia etmiyor. aşıların da ilaçlar gibi ciddi komplikasyonları var. ancak insanların geleceklerini komple teorilerine kurban etmenin hiçbir mantıklı yanı yok. aşı hiç icat edilmemiş olsa dünya nasıl bir yer olurdu?

    bu doğal antikorlarla ilgili aklıma birkaç soru geldi, çocuğuna aşı yaptırmamayı düşünen ebeveynler belki bir kez daha durumu değerlendirir.

    - doğal antikorlar bebeği ne kadar koruyor, koruyuculuğu aşı ile eşit mi?

    - doğal antikorlar bebeği hbv'ye karşı koruyabilir mi?

    - doğal antikorlar bebeği tüberküloz'a karşı koruyabilir mi?

    - doğal antikorların bebeği en az aşı kadar koruduğunu varsayalım. doğumdan üç gün soraki anne sütünün kalitesi ile iki yıl sonraki sütün kalitesi aynı mı? protein ve antikor içeriği sabit mi?

    - annenin doğal antikorları taşıdığına nasıl emin olabiliriz? (anne daha önce o hastalıkla hiç karşılaşmamış olabilir.)

    - yeterli miktarda anne sütü alamayan çocukların korunması nasıl sağlanacak? (maalesef çocuklar artık anne sütünü değil iki yıl, iki ay bile almıyor.)

    - iki yıl boyunca gerekli antikorların anne sütünden karşılandığını varsayalım. iki yaşından sonra gerekli antikorlar nasıl temin edilecek?

    - bu konuda yapılmış bilimsel bir çalışma var mı? (böyle bir çalışmayı planlamak etik olmaz. amerika'da aşı yapılmayan çocukların uzun dönemde izlendiği çalışmalar olabilir.)

    bu soruların cevapları uzun yıllar önce net bir şekilde verildiği için yaygın olarak aşılama yapılıyor. şeytanın avukatlığına soyunacak olursam da aklıma şöyle sorular geliyor:

    - bir kişiye izni olmadan tedavi verilebilir mi? kişinin fayda göreceğinden yüzde yüz emin olsak bile, zorla tedavi verilebilir mi? çocuk hastaya ailesinin rızası dışında tedavi verilebilir mi? ailenin rızası dışında aşı yapılabilir mi?

    cevap: elbette zorla tedavi olmaz.

    - ebeveynlerin çocukların hayatı üzerindeki takdir hakkının sınırları nedir? ebeveynlerin çocuğun sakat kalma riskini artıracak kararlar alması çocuk istismarı olur mu?

    - ebeveynlerin aşı yapılmasına yönelik görüş ayrılığına düştüğü durumlarda nasıl bir yol izlenecek? (yeter bu kadar soru, işin suyunu çıkarmayayım.)

    edit: komple değil, komplo olacak o.