şükela:  tümü | bugün
  • "nerede o eski aşklar" yakınmasının ortaya çıkma nedenlerinden biridir.

    gerçekten de pek azdır aşık olunacak adam olabilenler. haliyle böyle zamanlarda anlaşılır aşık olacak adam olabilenlerin kıymeti.*
  • (bkz: quasimodo)
  • adam olmak dile kolay. hele adam gibi adam olmak... belki de en zoru maymun olmakla adam olmak arasındaki ince çizgide kalmak, işte o adam olamamak... tercih meselesi bir durumdur genellikle.
  • ol(a)mamakla - olmamak arasındaki çizgiyi çekip bunun üzerinden konuşmak gerekir diye düşünüyorum.

    öncelikle aşık olunacak adam ol(a)mamak açısından yaklaşalım konuya:

    kişi, gündelik ilişkilerden sıkılmış ve artık aşık olmak/olunmak istemektedir. ancak aşık olunacak erkek olabilmek zor zanaattir. çünkü bu sefer, daha öncekiler gibi fiziksel güzelliğinden ya da zekası, komikliği gibi özelliklerinden daha fazlasına ve zorlarına, örneğin sadakat, örneğin fedakarlık gibi duygulara da ihtiyacı olacak ve bunları hiçbir zaman kaybetmemekle yükümlü kılınacaktır.

    bilinir ki, zirveye çıkmaktan daha zor bir şey varsa, o da zirvede kalabilmektir. aynı bunun gibi, erkek, hislerinin yoğunluğu nedeniyle ilişkinin başlarında bir rahip edasında davransa da, zamanla ve eski alışkanlıklarıyla gözü dışarıya kaymaya başladığında, bunu engelleyebilmek için kendi içinde bir mücadeleye başlayacaktır. işte bu engelleme başladığı andan itibaren adamımız* zorlanmaya başlayacak ve farkında olmadan kendisini, sevgilisini ve ilişkiyi yıpratmaya başlayacaktır. bu yıpranmalar bir süre sonra ilişkiyi tüketecektir. o raddeden sonra bu ilişkiden bir hayır gelmeyecek, başlarda tövbe etmiş olan erkek, hem de eline yüzüne bulaştırıp daha beter hale getirerek, aşık olunacak adam ol(a)mayacaktır.

    dengesizleştiği, kaldıramadığı için ilişkinin ve sevgilisinin ağzına sıçan erkeğimiz, bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir de şeytana uyar da aldatırsa, aşık olunacak adam ol(a)mamaktan, adam ol(a)mamış insanlar kategorisine düşecektir.

    şimdi bu ince mevzulara aşık olunacak adam olmamak açısından bakalım:

    kişi isteklerinin, beklentilerinin, hoşlandığı hayat tarzının farkındadır. sözünü ettiğimiz sadakat, fedakarlık gibi taşıması gereken sorumlulukların kendisine ağır geleceğinin bilincindedir. kısaca kendisini hazır hissetmeyen ve buna göre davranıp kendisine ve başkalarına hayatı zehir etmeyen erkektir.

    üstelik bir de, "hem zaten kızlar, aşık olunacak adamlara* değil, aşık olunacak adam olmayanlara* aşık olmazlar mı...?" günümüz gerçeğini bilmekteyse ve çoğu kez tecrübe etmişse, aşık olunacak erkek olmamaktan rahatsızlık duymayacak ve olmak da istemeyecektir.
  • en garantili yöntemlerinden biri, kendini aşık olunacak adam sanmak/ aşık olunacak adam olmaya kasmak (ne demekse bu) veya* en basitinden adam olamamaktır. aslında her şeyin sorumlusu da şudur; (bkz: düzgün adam) (buradaki listeye uymaya çalışıp da adam olma kısmını ıskalamak çok normal bir durum zaten.)

    fani işler bunlar, yormayın kafanızı böyle şeylere.
  • hep ulaşamayacağı hatunlara aşık olup bir temiz "de get!" tepiği yemiş, kendisine aşık olacak kadınla henüz karşılaşmamış, karşılaştıysa bile gözden kaçırmış, umutsuz adam hissiyatı.
  • önyargılı bazı karşı cins varlıklar tarafından "bu ikizler burcu erkeği" damgası yemek.
  • abazan olmayı da beraberinde getirir.
  • bu dertten muzdarip erkek kendini tarttığında kendinden memnun kalırsa iyice çaresizleşebilir çünkü diğer insanların beğenilerini değiştiremeyeceği için kendini değiştirip yapaylaşma yolu şeytanın bir teklifi gibi onu köşede bekler. etrafımız beğenilmek uğruna kabul gören, tutulan şablonlara sıkışmış insanlarla dolu değil mi zaten? kendi doğrularını yaşayıp yalnız kalmak çok olası bir senaryodur bu hayatta.