şükela:  tümü | bugün
  • aşık olunca, çok güzel şeyler geliyor başına ... mesela ilk defa birinin seni sevdiğini bu kadar “güçlü” hissediyorsun... sana hayatınca boyunca kimsenin yapmadığı şeyleri onun yaptığını görüyorsun... en son 1 dakika önce yanında olduğu halde seni arayıp “seni özledim” demesi, hayatındaki en mutlu anının birlikte yaşadığınız bir ana ait olması seni hayatında elde ettiğin hiç bir başarının gururlandıramayacağı kadar gururlandırıyor... aşık olunca, birisine nasıl aşık olunacağını öğreniyorsun... aşkı öğreniyorsun... birisine bu denli tutkuyla bağlanmayı öğreniyorsun... birisin hayatına bu denli damga vurmasını , onun “ben”liğinin senin benliğine karışıp bir yeni “ben”in meydana gelmesi şaşkınla izliyorsun... onun gözlerindeki pırıltının senin gözlerindeki pırıltıyla birleşip sonsuza doğru sessizce yol almasını izlemenin keyfine varıyorsun... aşık olunca, tanrı’ya daha fazla inanıyorsun çünkü ondan başka hiçkimsenin sana bu denli değerli bir hediye veremeyeceğini biliyorsun... aşık olunca, aşk ateistliğinden istifa ediyorsun... aşka sadece inanmıyorsun, onu hayatının merkezine koyuyorsun... zihninizin içindeki bütün düşünceleri aşk süzgeçinden geçiriyorsun ve dünyaya daha positif bir açıdan bakıyorsun...

    aşık olunca, "en azından 40 yaşıma kadar evlenmem" diyen sen sözlerini bir güzel yiyorsun... bir an önce evlenip onunla sonsuza kadar hayatını birleştirmek istiyorsun... kafanda sürekli onunla kuracağın aile, yaşayacağın ev ve o evin içinde koşuşturan küçük çocuklar oluyor... bütün hayat planlarını onun üzerine yapıyorsun. bütün umutların, çabaların onunla güzel bir gelecek yaşamak adına oluyor...

    aşık olunca, değişiyorsun... eski bohem yaşamında arta kalan kötü alışkanlıklarını bir yana bırakıyorsun. daha sağlıklı ve doğru yaşıyorsun hayatını. düzene giriyor hayatın ilk defa... aşık olunca büyüyorsun... tepkilerin olgunlaşıyor... daha düşünceli , daha akıllı, daha güçlü oluyorsun hayatın sana getirdikleri karşı. aşık olunca, onu koruyup, kollamak için sertleşiyorsun dünyaya karşı... biliyorsun onu kırıcak herşeyin seni paramparça edeceğini... aşık olunca, onu haketmeye çalışıyorsun daha önce hiç kimse için yapmadığın gibi... onun yüzünde bir gülümseme görmek için bütün dünya ile savaşmayı göze alıyorsun... onun gözünde bir şeyler başarabilmiş olmak hayatının birinci önceliği oluyor... aşık olunca, seni kıracak bir şey yaptığında o kadar aşk dolu bakıyor ki sana kızamıyorsun... onun o büyük gözleri içinde birlikte kurduğunuz hayalleri görüp mutlu oluyorsun...

    aşık olunca, bütün dünyan o oluyor... o dünyaya başka birisinin girmesine izin vermiyorsun... başka bir kız sana uzun uzun baksa da sen o kıza bakmıyorsun, başka bir kız seni gecenin karanlığında sen yolda yürürken seni yanına çağırdığında gitmiyorsun, başka bir kız trende seni taciz ettiğinde, o kızdan uzaklaşıyorsun... onsuz eğlenmeye bile gitmiyorsun , çünkü onsuz “eğlenemiyorsun”... aşık olunca, onun teninin her hücresine hasret kalıyorsun onun olmadığı zamanlarda... vücudunun her bir parçası, elleri, ayakları, yanakları, saçı, alnı tnrı tarafından yaratılmış muhteşem bir tablo oluyor gözünde... her milimetrekaresini öpmek istiyorsun vücudunun... bir yapıştırıcı alıp onun elini kendi eline yapıştırmak istiyorsun...istiyorsun ki gidemesin uzağa, yanında olsun sürekli... heyecanlı heyecanlı bir şey anlatsın ve sen de onun bu heyecanına ortak ol istiyorsun... gözlerini kocaman açıp, gecenin bir saatinde olmayacak bir şey istesin, sen de onun bu isteğini yeri getir istiyorsun... karşılıklı şakalaşmak, birbirinizi yalandan da olsa kızdırmak istiyorsun. onun yüzündeki sevinci görmek, o büyük ödülü elde etmek istiyorsun...

    aşık olunca , hayatın çoğunu geçirdiğin yerler bile tatsız geliyor sana eğer o yanında yoksa... öyle boş bakıyorsun çocukluğuna, gençliğine sahne olmuş yerlerden geçerken... onsuz gittiğin her yer, okuduğun her kitap, yaşadığın her olay anlamsız geliyor... onunla birlikte beraber gezdiğiniz yerlerde geçerken hep onunla olan anıların aklına takılıyor. sürekli kafanda o anları canlandırıp, onu yokluğunun sende yarattığı boşluğu tekrar tekrar hatırlıyorsun... aşık olunca, o uzaktayken onunla konuşabildiğin her dakika ayrı bir anlam kazanıyor... onun yüzünü kameradan da olsa görebildiğin her saniye senin için değerli oluyor... o kadar merak ediyorsun ki onu, ondan eğer birkaç saat haber alamazsan canın çıkacakmış gibi alıyor... sağlığı ile en ufak problemde endişeliyorsun... o an onun yanın olamadığım için kendini olabildiğince çaresiz hissediyorsun...

    aşık olunca, onun koynunda , o senin saçlarını okşarken söylemek istiyorsun son sözlerini son nefesini verirken... son sözleri ve son nefesini sadece onun duymasını istiyorsun... hayatınca boyunca olduğun en huzurlu yerde, onun yanında ölmek istiyorsun... böyle bir ölümü hakketmek için yaşıyorsun. aşık olunca, aşk hakkında bu kadar uzun yazabiliyorsun işte...
  • - adından attığın bir harfini geri almak.
    - gökyüzünü katlayıp bir köşeye koymak.
    - şimdilerde her şeyi ona bağlamak.
  • azalarak bitmesini beklemek. işe yarıyor.
  • kendi kendine konuşmak.
    ona söyleyemediklerini kendine söylemek.
    onun yerine kendine cevaplar vermek.
    verdiği cevaplara ağlamak, üzülmek.
    zamanla içinde başka bir benlik oluşturup,
    aşkını ona karşı savunmak.
    özetle:
    delirmek.

    (bkz: aşk deliliktir/@sokur)
  • aşık olunan kişiye daha iyi görünmek adına spor yapmak, yediklerine ve giydiklerine dikkat etmek. bu bağlamda aşk insanı güzelleştiriyor diyebiliriz.
  • aşka inancın azaldığı, varlığından duyulan şüphenin yerini emin olmaya bıraktığı döneme denk gelirse aşk, yaşama bakış açısından, yeme alışkanlıklarına kadar birçok şeyi yeniden düzenlemek, kendine yeni bir ben bulmak, en çok yapılanıdır.
  • (bkz: saçmalamak)
  • sıralı saçmalıklar olabiliyor...
  • midene kelebekleri canli canli almak. bu ucusmalarin baska bir sebebi olamaz.
  • körü körüne inanmak.
    basiret bağlanması.