şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: super hocalar)
  • dereceyle girdiği boğaziçi elektrik elektronik müh. ü bitirip, bu mühendislik denen tırıvırıdan çokta keyif almayıp heralde amerikaya tarih doktorasına giden, rusya, avrupa felan felan tarihini yarıp bitiren orda dersler verdikten sona, memlekete dönüp, boğaziçi ve ışık'ta dersler veren leziz insan. sınav kağıtlarına smiths şarkı sözleri yazabilecek kadar serbest hissettirir. hatta bi kere tripte de görünce kendisi dedim bu adam evet yarmış...
  • adanalıdır. çok rahat ve iyi bir insandır. bazen herhangi bir şeyin hem tezini hem antitezini aynı sağlamlıkla savunabilecekmiş gibi gelir. retorik olarak aşmıştır yani.
  • eksisozluk te yazar olsa zamanin otesinde entry leri bolumunde yuzlerce entrysi olacak oldukca iyi bir tarih ogretmeni.

    edit: zamanin otesinden derken sozlukteki anlamıyla değil gerçekten zamanın otesinde entry girerdi
  • ilim aleminin yilmaz guneyidir. sadece adananali oldugundan degil, bickinlik babinda da benzer ozelliklere haiz oldugundan...
    daha tarihci olmadan, carter findley'in "doktora danismani olmam" orucunu bozarak tarihe de gecmistir.

    bogazici ataturk ilkeleri ve inkilap tarihi enstitusu'nde her uc ogrenciden ikisinin kendisini tez hocasi olarak secmek istemesinin sebebi ise asagidaki olayla aciklanabilir:

    ormanin ortasinda tavsanin biri gozlukleri takmis, onunde daktilo, haril haril yaziyormus...yoldan gecen bir tilki tavsani gorup "napiyosun ya" diye sormus. tavsan "master tezimi yaziyorum..." demis. tilki pis pis gulmus "yok canimmm ne uzerine tezin"demis. tavsan cevaplamis "bir tavsan bir tilkiyi bes dakikada nasil yer" tilki gulmus "hadi ya ispatlasana o zaman tezini demis" tavsan tamam demis su magaraya benimle gel ispatliyim. 5 dak sonra tavsan tek basina gayet sakin ustunu basini silkeleyerek magradan cikmis.

    on dakika sonra ayni sorgu bu sefer de kurt ile tekrarlanmis ve 5 dakika sonra magraya kurt ile giren tavsan yine biraz hirpalanmis ama tek basina magaradan cikmis.

    tavsan mutlu-mesut yazmaya devam ederken hadiseyi merakla izleyen baska bir tavsan bizim tavsana yaklasmis ve merakli gozlerle neler odugunu sormus. bizim tavsan konusmadan merakli tavsani magaraya cagirmis ve manzarayi gostermis: sagda tilkinin kemikleri solda kurtun kemikleri ortada bi tane yalanan aslan.

    tez "konusunun" ve "iceriginin" bir onemi yoktur, onemli olan aslan gibi bir tez danismaninizin olmasidir.
  • dersleri sanki arkadaşlar arasında anılarını anlatıyormuşcasına rahat bir tavırla anlattığı için öğrenciyi kasmayan biridir. özellikle yaz okulunda "benim amacım sizi derste eğlendirmek, zaten bu sıcakta gelmişiz bi de sıkılmayalım" diyerek derse başlamasıyla ilk dakikadan gönülleri fetheder. derste aralara sıkıştırdığı konuyla ilgili anekdotlarla anlatılanların akılda kalmasını sağlar, süper anlatır, herkes tanımalıdır.
  • dersini, kendisini tanımadan, namını buradan ya da başka bir öğrencisinden duymadan tesadüfen aldım ve bugün de ilk dersine girdim, gözlemlediğim kadarıyla çok bilgili ve hayli eğlenceli ama bazen lafı hakkaten çok uzatan ve dolandıran, konudan konuya sekip adamın beynini pelte kıvamına yaklaştıran bir hocaymış. bakalım önümüzdeki derslerde ne göreceğiz diyorum.
  • şöyle ki, tarih derslerine bunun gibi bir hoca şart! olaylar arasında bağlantı kurduruyor, dersi interaktif bir şekilde yürütüyor, uzaktan alakalı ama ilgi çekici bağlantılardan da sizi haberdar ediyor, veee en önemlisi güldürüyor! sevdim.
  • "orada bir köy var uzakta" isimli kitabı iletişim yayınları'ndan çıkan boğaziçi üniversitesi öğretim üyesi. zikredilen kitapta, türkiye'de tek parti dönemine damgasını vuran köy ve köylü romantizminin arkasındaki "köylüyü köyünde tutmak" gayesini ulusal ve uluslararası gelişmelerin ışığında irdeliyor.