şükela:  tümü | bugün
  • savunduğum düşünce.

    türkiye'de mevzuat aşırı detaylı. devlet, her şeyi düzenleme ve denetleme derdinde. ama kazın ayağı öyle değil.

    malum yurt yangını olayı. eğer özel öğrenci yurtları yönetmeliğini incelerseniz bir sürü gereksiz hususun düzenlemeye ve denetlemeye tabi olduğunu görürsünüz. bu yönetmelik 53 maddeden oluşuyor ve bir öğrenci yurdunun bu maddelerin tamamına uyması çok zor hatta imkansız. eğer bu maddelerin tamamını uygulamaya kalksak türkiye'deki bütün yurtları kapatmak zorunda kalırız, hiç kimse de yurt açamaz. bu durum müfettişlerin inisiyatif almasına neden oluyor, bu durum olayın ciddiyetine sekte vuruyor. bazı müfettişler bazı maddeleri uygularken bazı müfettişler başka maddeleri uyguluyor, bazı müfettişler hiçbir maddeyi uygulamıyor, hatta bazı müfettişler yurda bile gitmeden denetim raporu düzenliyor. bazı müfettişlerin bu kadar rahat olmasının sebebi müfettişin cezalandırılamaması. örneğin yönetmeliği adam gibi uygulamayan müfettişleri meslekten ihraç edecek olsak, devlette müfettiş kalmaz. çünkü o yönetmeliğin tam anlamıyla uygulanması mümkün değil. o yüzden müfettişleri de denetleyemiyoruz.

    müfettiş ilk sene o yönetmeliğin 10 maddesini göz önünde bulunduruyor. daha idealist, mesleğine yeni atılmış. bir sonraki sene 9 maddeye düşüyor. baktı başına bir iş gelmiyor. o listeyi 5 maddeye düşürdü. halen başına bir iş gelmiyor, artık yurda gitmeden denetim raporu düzenlemeye başlıyor. zaten en başında 53 maddeden sadece 10 tanesini denetlemesi işin ciddiyetini bozuyor. gerisi çorap söküğü gibi geliyor.
  • acaip doğru bir durum. örnek olarak (bkz: almanya)
  • sorun aşırı denetimden ziyade, bizim milletin tembelliği, işgüzarlığı ve disiplini hiç sevmemesi.

    değil 53, 153 madde bile olsa ona uygun yapacaksın arkadaş. denetleyemeyene de o işi vermeyeceksin. tabi bu durum da bize uymuyor. böyle gelmiş böyle gidecek. genetik bir durum.