şükela:  tümü | bugün
  • ideolojik tespit yapmaktan çekince duyanların, diplomatların, ordunun vb. faşist hareketler için kullandığı ifade..
  • (bkz: arif sağ)
  • dünyanın sahip olduğu huzursuzluğun kaynağı.
  • turk medyasinda bati ulkelerindeki sagcilardan bahsedilirken surekli kullanilan ifade. nedense bizim buralardaki elinde kuran ile miting yapan, islami terore yataklik eden siyasal islamcilardan hic asiri diye bahsedilmez. bizimkiler hep normal sagcidir, onlarinkiler asiri sagci.
  • şoven ve faşist siyaset sermaye sınıfının siyasi yelpazesinde her zaman bulunur. işler yolundayken, iktisadi kriz ılımlıyken, işçi sınıfı merkez siyasetle düzene bağlanabiliyorken, sağın bu türü “aşırı” kalır. ama günü geldiğinde ve kapitalizmin krizi “normal” burjuva siyasetlerince kontrol altına alınamayınca, işsizlik, kuralsızlık, niteliksizlik ve yoksulluk dayatılınca ve işçi sınıfının direnişi yükselince “aşırı” olan sermaye için “normal” olmaya başlar.

    bugün avrupa’da yaşanan tam da bu. yükselişe geçen faşizan partiler “sağ popülist” bir politika izliyor, hepsi yabancı ve göçmen düşmanı, hepsi milliyetçi bir tavırla ab’den ülkelerinin ayrılmasını savunuyor ve hepsi trump’ın zaferinden kıvanç duyuyor.

    avrupa işçi sınıfı faşistlerin sağ popülizmiyle liberal solun sol popülizmi arasında ufuksuz bırakılmaya çalışılıyor, tıpkı türkiye’de olduğu gibi.
  • avrupa ve amerika'da güçlenen siyasal akım. temel dinamiği göçmen karşıtlığı üzerine kuruludur.

    liveleak gibi video siteleri başta olmak üzere birkaç gündür aşırı sağcıların yorumlarına bakıyorum. mevcut iktidarlara, liberallere ve müslümanlara karşı yoğun bir nefret duyuyorlar. bilhassa müslüman kökenli göçmenlerin batılı ülkeler tarafından kayırıldığını, korunduğunu, suç ve uyumsuzluklarına göz yumulduğunu söylüyorlar. bunu her fırsatta karikatürize ediyorlar. hıristiyan ve diğer inanç mensupları için yapılan eleştirilerin müslümanlar için yapılamadığından dem vuruyorlar. hükümetleri bu yönüyle ikiyüzlülükle ve sessiz olmakla suçluyorlar. müslümanlara ve sığınmacılara yakın oldukları için göçmen kaynaklı her adli vakıada liberalleri suçluyorlar. "buna siz sebep oldunuz, keyfini çıkarın şimdi" diyorlar. hemen her terör olayından sonra "mülteciler, hoşgeldiniz" dövizini taşıyan şu lgbti'nin fotoğrafını paylaşıyorlar.

    biz genellikle batılı ülkelerde göçmenlere ve müslümanlara kötü davranıldığını okuruz. yani böyle düşünürüz. onlar ise tam tersini ifade ediyorlar. devletin ekonomik, hukuki ve sosyal anlamda sunduğu imkanlar nedeniyle göçmenler karşısında kendilerini ikinci sınıf gibi hissettiklerini belirtiyorlar. aslında bugün türkiye'de suriyeli mülteciler için söylenen nefret ifadelerinin tıpatıp aynısını kendi ülkelerindeki göçmenler için kullanıyorlar.

    bizdekilerle olan diğer bir benzer yanları da şu ki; ya dindar katolik oluyorlar ya da radikal ateist. bazılarının profil fotoğrafında ünlü ateist richard dawkins'in fotoğrafı var mesela. bizde de suriyeli sığınmacılara sürekli nefret kusan insanlara bakınca, bir yanda antep'te eline pompalı tüfek alıp çadırları basan alperenler, diğer yanda mültecilere nefret kusarken hızını alamayıp tüm arap ulusuna ve islam'a saldıranlar...

    avrupa ve amerika oturmuş hukuk sistemi sayesinde bir şekilde yükselen aşırı sağı kontrol altına alır, göçmenleri de entegre eder, bugüne dek ettiği gibi. tarihi süreçte aşırılığın her halini tecrübe etmiş bir medeniyet olarak dengeyi bi şekilde bulur yani. ama bizim gibi adamına göre hukuk yaratılan ülkelerde ok yaydan çıkınca iş nereye varır bilemem.