şükela:  tümü | bugün
18178 entry daha
  • baştan söyleyeyim uzun yazcam ve aşırı sıkıcı bi entry. bi şekilde denk gelip okuyorsanız bence hiç şey yapmayın. bi hafta on güne bu entry'i gördüğümde ne içip içip yazıyon beynini siktiğim deyip silerim ben bunu. düşün yani o kadar çöp.
    felsefe kasmak, romantizm falan değil de. bi resim var 2 gündür gitmiyor gözümün önünden.

    neyse. hayır, bir kadının görür görmez aşık olduğum yüzü değil. aşık bir adamın yüzünü gördüm. ahmet abi sıla'ya bakarken çekilmiş.

    beynimden vuruldum yahu.

    mesela birisi vardı yıllaaaar yıllar önce. lisede. çok güzel kumral bir kız. deniz kokardı saçları. izmir'de yaşamaktan ve kullandığı şampuanından haliyle. nefesini nefesimde hissettiğim ilk insandı. ilk defa öpüştüğüm kızdı ve gerçekten çok güzeldi. yağmurlu bir günde terk etti. belki 2 ay ceset gibi dolanmışımdır ortalıkta. hayatımda hiç o kadar çok ağladığımı da bilmem. ama şimdi desen ki ona böyle bakmış olma ihtimalim var mıdır? o bakışı geçtim o duyguyu anlamam için bi 15 sene falan geçmesi gerekti.

    sonra aradan yıllar geçti. insanlar da geldi geçti hayatımdan. amazon ormanları gibi yeşil gözleri, aynı ormanların derinlikleri kadar siyah saçları olan birisini daha sevdim. hani vardır ya hayatta bazen tam olarak olman gereken anda olman gereken yerde olman gerektiği haliyle olursun da tam da yapman gereken şeyi yaparsın. işte ben tam da o anda kafasına silgi attım. ilgili döneme ait anılarımın hepsinin hayvanlıktan ibaret olduğu dönemde yaptığım tek güzel hayvanlıktı. onun hayatına dokunmuş oldum bi süre. bak bu kadar insan gördüm işim gereği. her insanın teninin az yada çok kendine has bir kokusu olur. bunu aslında parfümle de gizleyemezsin çünkü kullandığın parfüm aslında vücudunun kokusuyla bir başka kokuyu yaratır. bu yüzden aynı parfümü kullanan iki kadın hiçbir zaman tamamen aynı kokamaz. işte bu kız tanıdığım gördüğüm bütün insanların içinde en güzel kokan insandı. buna annem de dahil zira anneler için evlatlarının kokusu neyse evlatlar için de anne kokusu benzersizdir. bir şekilde birbirimizden koptuk ama velhasıl ben o kıza da böyle bakmış olamam.

    sonra yine yıllar geçti. hayatımı tam anlamıyla siken, hayatımın ortasına koyduğu bomba ile hayatımın yönünü tamamen değiştiren kızla tanıştım. bir şehrin bir insanla nasıl cennet, nasıl cehennem olabileceğini gördüm. görmemek için sınıfta kaldım, yetmedi şehir değiştirdim, hızımı alamadım ülke değiştirdim amk. gerçi sonuncusunun onla pek ilgisi yok itiraf edeyim. ama böyle söyleyince daha tatmin edici oldu * benim zihin yapımdaki bi adam -ki onu da bir örnekle açıklayacağım ileride- bir insanı, bir canlıyı, bir "şey"i ne kadar sevebilirse o kadar sevdim. kimsenin namusunu cinsel hayatını ortalık yerde konuşmam, ben şöyleyim böyle adamın demeyi de sevmem ama zati kimlikler falan gizli ne de olsa olur da denk gelir okursa söverse falan inkar ederim, sen kimsin kezban çekerim, ben biret pit gibi adam sen kimsin köpek derim o yüzden onla ilgili detay vermeyeyim. zaten en kötü entry'i silerim kuzenim yazmış hakim amca derim: ilk defa onun tenine dokundum ben hayatımda. sonra bu beni bi sikti. bi sikti. abbavv. bak o halli ben bunu yine ölesiye sevdim. hayatımı sikme misyonu gereğince haliyle terk etti beni. ama en azından ben onu öyle sevdiğimden emin gibiydim. ayrıldıktan sonra ağladım da çok da ağlamadım açıkçası. amma pampa ben ona da böyle bakmadım ya.

    bu zamana kadarki ilişkilerim hep kısa süreliydi. bu son anlatacağım yaşadığım en uzun ilişki. hayatımda sevdim, sevildim. bunlar hayatımda iz bırakan ilişkilerim oldu. yoksa aşırı boktan ilişkiler yaşamışlığım da var da yani meh. konuşmaya değmez doğrusu. bi tanesinin lakabı "sen de benim hatalarımdan birisin" idi. evet bencil bir orospu çocuğuyum. annem orospu değil ama ruhum orospu. duygusal anlamda hadımım ve şu anda içinden geçirdiğin bütün hakaretleri belli bir alkol düzeyinden sonra ben de kendime bilfiil iletiyorum o yüzden çok şeyapma.

    neyse efendim bu son ilişkiden önce bikaç tane başarısız sevgililik girişimlerim falan oldu. ya oculomotorius hayatına, keyfine, işine gücüne bak işte olmayınca olmuyor yeter karı kız sevdası dediğim zamanlarda tanıştım kendisiyle ve hayatımda beni annem babam'dan -bak kardeşim demiyorum- sonra en çok seven insan o'dur belki. benim standartlarıma göre oldukça uzun süren ilişkimizde bişey hep eksikti. hani böyle puzzle yaparsın da o ortadaki amına kodumun parçası eksiktir de o resmi ne zaman görsen sinirin zıplar, sonra dayanamaz atarsın o kadar emek harcadığın puzzle'ı ya o hesap. olmadı ya bi türlü. bişey hep eksikti, bişey hep yarımdı. bişey bi yere hiç oturmuyordu. ahmet kural bakışı yetmezliğinden ex olmuş da otopside resmini görünce anladım. bak özellikle renkli yaptım orayı. neden? çünkü çok hoşuma gitti ve yaptığım espriyi gözüne sokmak stiyorum.

    bence yeterince ilişki yaşadım kendimce. hani gönül ister tabi eski sevgililerimden bi birleşmiş milletler oluşturabileyim ama hayvamlığın da lüzumu yok tabi.

    umarım bi gün yine doğru zamandan doğru yerde doğru şekilde doğru şeyi yaparım ve bu sefer öyle bakacağım birisine rastlarım. o da beni sever. bi sürü çocuğumuz olur. boy boy. yada aynı boylarda olsalar da olur tabi. sağlıklı olsunlar da. ama kızlarım da olsun mutlaka yani . sırf erkek olmasınlar. öyle aile mi olur amk. her an bir halısaha, bir yüzde yüz futbol. ne gerek var.

    neyse işte sadece gelleim. bir kadına ahmet kuralın baktığı gibi bakmaktır. başka da bi bok değildir efenim. ve ben de istiyorum. hadi bakalım.
  • bu işin acı tarafı o kadar boktan ki, yalnız şunu diyebilirim;

    sen hiç 35 derecede üşüdün mü?
  • "fakat aşk, asıl aşk, gerçek hayatta aşk, bunların hiçbiri değildir. bunlar kadınları bir süre aldatır, bir kere, iki kere, nihayet üç kere, bu rüyalarla eğlenirler ama dördüncüsünde asla... bütün o şiirine asılıp kalan kadınlar, sonunda onu bulamayarak, çünkü o mümkün değil bulunamaz, bulamamak hüsranıno ve hatta ihtimal birgün bulmak ümidini saklamakla beraber aşkta asıl bulunan şeyi ararlar: gerçek... evet, bütün maddiliğiyle, o şiirlerden, hülyalardan, çiçeklerden soyutlanmış gerçek!"

    (bkz: aşk-ı memnu)
17 entry daha