şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
20780 entry daha
  • aşk,sakız çiğnemeye benzer:hani ağzınıza attığınızda aromasıyla içinizde onu delice ısırma isteği uyandırır.onu ne kadar istekli ve hiddetli ısırırsanız ısırın asla sizi tam tatmin etmez.her zaman yarım kalmış duygusunu hissedersiniz.işte aşk böyledir.ne kadar severseniz sevin asla tam olarak tatmin olamazsınız.aşk,her zaman yarım kalmışlık hissidir.
  • antropolog helen fisher’a göre aşkın ya da onun ifadesiyle “romantik aşk güdüsünün” biz insanlarda olmasının çok önemli bir evrimsel avantajı var. fisher, anatomy of love kitabında; insanın çiftleşmesi ve üremesi için beynimizde 3 bölümün evrimleştiğini söylüyor. bunlar: seks güdüsü, romantik aşk güdüsü ve derin bağlılık hissi.

    bu bölümler birbirleriyle ve beynin diğer pek çok sistemiyle sürekli etkileşim halindeler. fakat, bu bölümler her zaman birbirleriyle o kadar iyi bağlantılı bir şekilde çalışamıyor. o yüzden fisher’a göre birisinden hoşlanırken bir başkasıyla yatmak isteyebilir ve bir başkasına da oldukça bağlı olabilirsiniz. eğer böyle bir durum yaşadıysanız bunun nedeni, beyninizin bu 3 ana yapısının etkili bir şekilde çalışamaması ya da bu bölgelerin çok iyi bağlantı kuramaması.

    beynimizdeki bu üç sistemin, sosyal hayatımızı ve ürememizi yönetmek üzere evrimleştiğini söyleyebiliriz. fisher’a göre seks güdüsü bizi, çiftleşecek eş arama konusunda motive ediyor. romantik aşk güdüsü, bizim tek seferde sadece bir eşe odaklanmamızı sağlıyor. derin bağlılık hissi ise o eşle çocuğumuzu birlikte büyütecek kadar birlikte olmamızı sağlıyor.

    fisher, romantik aşk güdüsünün ilk insanların çiftleşme enerjilerini tek bir partnere yönlendirmesi için geliştiğini söylüyor. yani bu bölüm, aynı anda sadece bir kişiden hoşlanmamızı ve sadece o kişiyle ilgilenmemizi sağlıyor. böylece zamandan ve enerjiden tasarruf sağlıyoruz. aşk, aynı zamanda seksi ve üremeyi başlatıyor; bağlılık hissini ve dna’nın birlikte aktarımı için ebeveynliği tetikliyor.

    yazının tamamı: http://www.cevapisareti.com/…-gor-beni-ask-neyledi/
  • ''gerçek aşk, sahte aşk; doğru kişi, yanlış kişi… bunlar hep aklın ürettiği kavramlar. doğru/yanlış, iyi/kötü, güzel/çirkin gibi ikilikleri üreten aklın yani.
    peki ne yapacağız? düşünceleri aradan çıkaracağız. aklın düşünce öncesi haline ulaşmaya çalışacağız. yani boş akla. yani hiç düşünceye. düşünceler olmadığında da her şey bizim için çok net olacak. böylece aşkı olduğu gibi göreceğiz. düşüncelerin gölgesi olmadan...''
83 entry daha