şükela:  tümü | bugün
  • hayat bir boksa, bokunu çıkarana kadar yaşamanın diğer ifadesidir.

    erkek dediğimiz yaşam formu basittir aslında. ne istediği bellidir. a derken b istemez. istediği şeyi direk söyleyebilen basit bir canlıdır. ya da söyleyemeyen... araştırmalarıma göre de bölünerek çoğalmazlar. sanırım en büyük dertleri de bu bence. öyle olsa kendilerini maymun etmezlerdi sanırım. ve inanın bana o zaman da dünya daha mutlu ama daha sıkıcı bir yer olurdu. bence hayatı renkli kılan şey bir erkeğin kalbine bir kadının düşmesi ile başlar. yaratıcılık ve zeka dolu tüm pırıltıları bana göre gün ışığına çıkaran şey bir erkeğin kalbinin aşkla çarpması ile olur. o gün ışığı da kadının o erkeğe bakarkenki gözlerinden saçılır. edebiyat da, sanat da, tüm güzellikler de bu tablodan çıkar ve yayılır dünyaya.

    erkek dediğimiz yaşam formu basit olduğu kadar da çaresizdir severken. masum sever erkek. bir kadın sevdiğinde, erkeğinin kalbinde başka bir kadın varsa alır o kalbi, tuz buz edene kadar üstünde zıplar, sonra yeniden bir kalp yapar, içine kendisini koyar, erkeğine de inandırır o kalbin kendisine ait olduğunu. erkek zavallıdır. seviyorsa eğer, kadını mutlu olsun diye sevdiği adamla arasını yapacak yolları arayacak kadar budaladır. mutlu olsun ister kadını. erkek olarak genetik mirası, kadına istediğini sağlamaktır. budur belki de zaafı. kadın ise idarecidir. elde fatma yok zeynep var, onla idare et diyebilir. erkekse mahmut yoksa kamil var demez, sen kıvançlara layıksın moduna girer. iyice boka batar. mesele de bu ya. boka batanların, bokunu çıkaranların hikayesi bu.

    tecrübelerime ve bakkal erdal abi ile muhabbetlerimize bakılırsa en güzel kadın aşık olan, aşkla bakan kadındır. bu arada bizim bakkalın adı gerçekten erdal. teşbih yapmıyorum. "turuncu branda çekelim 'erdal bakkal' yazalım" tekliflerimi reddetse de yapacak bir şey yok. velhasıl, aşkla dolu bir kadını soldurmak mıdır doğru olan, yeniden yeşertmek için, yoksa kendi haline bırakmak mıdır? onu tekrar aşkla dolduracak olanın sadece siz olacağınız varsayımında iseniz bencillik olmaz mı bu? ya da bunu öyle görmeyecekseniz, kadın gibi bakacaksanız olaya ılıklaşmıyor musunuz :) bu ılıklık gizli lezbiyenlik belirtisi olabilir mi? kızı aradan çıkarıp yalnız bıraktığımızda sizi, gizli ibnelik bulamaz mıyız bundan? baktınız böyle saçma düşüncelere dalıyorsunuz, ibne değilim ulen deyip ispat için kadınınıza atamadığınız adımı atmak için gazlayamaz mısınız kendinizi? tüm bunların muvacehesinde görüleceği üzere hoşlandığı kadın başkasına aşıksa bir adamın, zihin duvarları içerisinde sağlıklı hiçbir düşünce yoktur. beklemekle umut etmek arasında suskun bir işkence faslıdır yaşadığı.

    sigaranın dumanına sarsan saklayamazsın, kadehlerde boğulsan unutamazsın... elin telefona her gittiğinde söyleyecek binlerce şey bulur söyleyemezsin. ağzın açıldığında ise saçmalarsın. bir erkeğin genetik kodlarında 2. erkeği oynamak yoktur. belki de kadınlar tarihsel süreçte ötekileştirilmeye alışık olduklarından daha dirençliler böyle zamanlarda. daha mücadeleciler. bu açıdan kadınlardan öğrenecek çok şeyi var erkeklerin. erkeği bu duruma düşmek bile tek başına yıkmaya yeterlidir.

    bence aşk acısı çeken bir kadına aşık olmayı bir erkek anlatamaz. o sebeple de anlatmıyorum. sadece tek taraflı bir ruh hali tasviri yapıyorum. bence aşk acısı çeken bir kadına aşık olmayı ancak bir kadın anlatabilir. bir erkeğin başa çıkabileceği bir durum değildir bu. çünkü erkek gazla çalışır. umudu verirsin, imkansıza bile ölümüne yollayabilirsin. dağları deldirirsin, çölleri aştırırsın. yeter ki umudu olsun. aşk acısı çeken bir kadına aşık olan adamın umudu yoktur. çünkü onun kalbini oyup içindekileri çıkarmayı aklına getiremez bir erkek. bu sebeple de konuyu da, tavsiyeyi de, durumu da ancak bir kadın anlatabilir.