şükela:  tümü | bugün
  • bu akşam ankara tatbikat sahnesinde izlediğimiz oyun. başrollerinde gençlik dizilerinde ergen kız olarak bildiğimiz (bkz: burcu özberk) ve aytek şayan var. genel sanat yönetmenliğini ise tiyatronun kurucusu olan erdal beşikçioğlu üstlenmiş. oyun, karmaşık ilişkileri olan bir ailenin dramı yada kördüğüm olmuş bir aşk hikayesi olarak özetlenebilir. oyunculuklar heyecan verici, müzikler güzel. (bkz: sail)(bkz: awolnation) gidip görülmesi tavsiye olunur.

    edit: bu şarkıyı da oyunda kullabilirler, bu da benim bi hizmetim olsun hadi*loving you
  • orijinal ismi fool for love olan, amerikalı oyun yazarı ve aktör sam shepard tarafından yazılan drama eseri.
  • eddie'nin şizofren olduğuna karar verdiğim, ankara tatbikat sahnesi'nde sergilenen oyun üzerine:

    may (burcu özberk) ile 15 yıl süren temasında eddie'nin (aytek şayan) uydurduğu ve sürekli bazı kısımlarını değiştirdiği hikayede eddie, kendisinin ve aynı zamanda may'in ortak babası nusret'le iç dünyasında buluşarak konuşmalarına yön veriyor.

    annesinin kafasını dağıttığı silahlı intihara inanmak istemeyen ve bu sebeple "sustur şu kadını" çıkışıyla kısa süreli ayılan nusret, (eddie ve may'in babası) oyunun büyük kısmını kapsayan ve eddie'nin anlattığı hikayeyi tamamlayan may, bir türlü eddie'den kopamıyor. dolayısıyla eddie de may'e bağımlı. bana göre eddie, may'in intiharından sonra kafasında dönüp duran, kendisinin bizzat yaşadığı fakat iki farklı anne ve bir ortak babanın içinde bulunduğunu düşündüğü trajik çağı anlatır gibi oynuyor.

    çünkü oyunun bir yerinde may'in yeni tanıştığı delikanlıya, "ona bir hikaye anlat" diyor. delikanlı da "ben hikaye bilmiyorum" diyor ve eddie, "uydur bir şeyler" karşılığını veriyor. "e bu yalan olmaz mı?" "eğer anlattığın yalana inanırsan yalan olur, inanmazsan değil."

    buradan, eddie'nin yarattığı hikayeye inanmama gayretini görüyoruz. çünkü sürekli sonunu değiştiriyor. tabii bu kez may izin vermiyor ve hikayenin sonunu, eddie'yi (dolayısıyla nusret'i) rahatsız eden, yakasını bırakmayan bir intiharla bitiriyor.

    baba nusret'i de sadece eddie'nin görebildiği gerçeğini de ele alırsak, nusret'in eddie, intihar eden eddie'nin annesinin may, kontes'in de may'in annesi olduğunu uydurabiliriz.

    yani ki sahnede may yok, nusret yok, may'in hoşlandığı ve yeni tanıştığı yağız delikanlı yok, motelin önüne kadar takip eden ve tehdit yaratan kontes yok. her şey bir odada, eddie'nin vicdanıyla baş başa kaldığı, zihninde çoğalan bir oyundan ibaret.

    bu suçluluk duygusu ve may ile kontes arasında gelip giden kararsızlık üçgeninin doğurduğu intihar, eddie'nin kurtulamadığı bir kabusa dönüşüyor.

    (aslında oyun yok, biz hiç bilet almadık demek isterdim ama cüzdanda 200 lira eksik. o n'olacak)

    eddie benim, may sevgilim ve nusret lüzumsuzun tekidir.

    izleyiniz.

    iyi günler.
  • tatbikat ankara sahnesinde sahnelenmekte olan oyun. öncelikle kaçınçı defa yaptığımı bilmiyorum ama erdal beşikçioğlu'nu ülkemizdeki çekingen ve konservatif sanat anlayışını sarsma, ezberini bozma ve biz seyircileri rahatsız etme cesareti için tebrik ederim. gerçekten nefes aldırıyor ülkeye bu tür girişimler. devlet tiyatrolarında asla tatbikat oyunları ayarında ihtiraslı ve iddalı oyunlar izleyemezsiniz. hele ki şu dönemde. ayrıca koltuklar çok daha konforlu hale getirilmiş, o da ayrı bir ihtiyaçtı.

    geyiği kesip oyuna gelelim:

    eddie ile may aşırı tutkulu, hiddetli ve yarı-saykotik ilişki yaşamış 2 aşık. oyun bu haliyle beni kendi geçmişime bir ara çok çok fena götürdü. benim hikayemdeki may'i karşımda öylece izlemenin ürpertisi demeliyim belki de, okuyorsa selam ederim. may'in eddie ile olan kimyasını anlatırken birimiz açken diğerimiz yemek yiyemezdik gibi bir sözü vardı^^, anlayamazsınız.

    --- spoiler ---

    oyunda eddie'nin babasıyla olan paralellikleri ön plana çıkıyor. kendisi, kontes ve may arasında bir trafiğin içindeyken babası da kendi annesi ve may'in annesi arasında bir trafik yaşıyordu. ancak may'in martin ile ilişki yaşamasına (ihtimaline) arıza çıkartırken kendi içinde bulunduğu durumu görmezden gelen bi 2 yüzlülük içinde.

    bu arada may de kendi annesi ile benzer bir paralellik yaşıyor. o eddie'nin kontes'le yattığını bilen taraf iken, annesi de eddie'nin babası ile bu tür bir ilişki yaşayan ve bunu bilen taraf.

    martin: belli ki eddie'nin maço karakteriyle kontrast oluşturan bir sünepelik biçilmiş martin'e.

    babanın tablodaki barbara karakterine olan aşkı ise belki de oyunun ana düşüncesi. birini ölümüne de sevsen, dahası 2 hayat arasında da kalsan; asıl düşlediğin aşk, kendi zihninde yarattığındır ve nihayetinde bir ilüzyondur. tabi bu benim kendimce yorumum.
    --- spoiler ---