şükela:  tümü | bugün
  • victor hugo*nun bir şiirinin adı..

    sen her gece köşe başında,
    paramparça urban;
    kirli ellerinle, bir dilim ekmek için
    avuç açan sefil insan.
    inan ki farkımız yok birbirimizden,
    belki sen, hayat boyu dileneceksin;
    istedigin beş kuruşu biri vermez ise,
    başka bir diyardan bir ikincisini
    bekleyeceksin.

    lakin ben; hayatta bir defa dilendim.
    bir vefasızın aşkıydı, sevgisiydi derdim.
    öylesine açık, öylesine boş kaldı ki elim,
    yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.
  • yüreğinizden kopanı almaz, yüreğinden kopanı verir.
  • aşkta gurur olmazmış. el hak, doğru. lakin, sadece karşılıklı sevenler arasında yoktur, gurur. işte tek taraflı aşk için, buraya bir mim düşmeli ve "vakar" kelimesini ayrı bir yere koymalı. sevgiyi yaşamak, hissettirmek, şek ve şüpheye meydan kalmayacak şekilde sezdirmek ya da ilan-ı aşk etmek gibi farklı merhalelerden geçtikten sonra, karşıdaki insan müspet bir cevaba yorumlanabilecek hallerden kaçındığı halde, tutkusunun kölesi olmuş kişinin ısrarını faydasızca sürdüren ve kendini küçülten bir tutumu. dilenmek. oysa ki vakar, insanın küçülmesini engeller.

    aşk dilencisi makyavelist davranmakta, karşıdaki kişi bir anlık şefkatle isteğine boyun eğse faraza, elde etme hazzı ona yetecek. sırf kendi mutluluğunu önemsiyor zira. aşık olduğu kişinin aynı mutluluğu yaşaması ya da yaşamaması çok da umurunda değil. tam bu noktada düşünmek gerekiyor. böylesi bir sevgi "aşk" payesiyle taçlandırılabilir mi ? kendisine ram etmek, ona sahip olmaktan başka ne anlamı var ki, karşıdaki insanın saadetine aldırış yoksa...

    "hernani"` :victor hugo`'de, piyesin karakterlerinden biri olan zengin ve soylu dük "don ruy gomez", yeğeni güzel "dona sol"u böylesine ister. kadının kalbindeki genç aşığını` :hernani` bitirmek için, her yolu dener, genç kızla konuşurken. aşk dilencisinin dilinden şu satırlar dökülür,

    ------

    fakat, inan bana aşk yalnız dillerindedir.
    o şıpsevdi gençlerin. bir kız, vaadlerine
    kapılıp, tutuldu mu civanlardan birine
    akıbeti ölümdür. zavallı kız ecelle
    boğuşurken, aşıkı yepyeni bir güzelle
    gönlünü eğlendirir.

    ....

    hele,
    gönülden sevmese de, haliyle edasıyle,
    sever gibi görünüp, onu mesut ederse
    bu ilahi feragat, bu muhteşem hadise,
    dillere destan olur... ah ! söyle, benim için
    sen de böyle bir melek olmak istemez misin ?

    ---------

    isteme'yi engelleyemez insan. ister evet. ama dilemek güzelken, dilenmek çirkindir.
  • ferdi tayfur'un her zamanki gibi ağlamaklı bir şekilde okuduğu, acıklı bir şarkı. sözleri de şöyle;

    bir garip aşığım ben
    ayrıyım sevgilimden
    aşk yolunda yoruldum
    kimse tutmaz elimden

    aşk dilencisiyim ben
    kimse tutmaz elimden

    kimse bilmez dertlerimi
    aşk yakıyor yüreğimi
    sevgilimin uğruna ben
    harcadım gençliğimi
    kaybettim gençliğimi

    aşk dilencisiyim ben
    kimse tutmaz elimden
  • (bkz: dert faslı)
  • viktor hugo'nun bir şiiri.

    denk geldim. okudum. güzel imiş. lakin basit. ama viktor hugo yazmış. ama istenilen duyguyu vermiş mi? vermiş.
  • * cemal süreya'nın "yavaşça kalemimin kulağına eğilip dedim ki; bir daha onun adını yazarsan, seni de kırarım." sözünü akla getiren victor hugo şiiri.