şükela:  tümü | bugün
  • soz veriyorum okuyacagim tamamini, cuma aksami baslasam pazartesi mesaiye yetisirim sanirim.
    (bkz: ask icin heba olan hayatlar)
  • kısaca özet geçiyorum: jzff adlı arkadaş arzu isminde bir hanım kızımıza 7 ay (5000 saat) boyunca platonik aşk beslemiş. kızın doğum gününden sonra bakmış doğalı 9500 gün olmuş. (so what? 10 bin olsa neyse.) bunun için şu videoyu hazırlamış.

    https://youtu.be/cqmhtui0wra

    en sonda ilan-ı aşk kısmı var. kıza creepy gelmiş doğal olarak. aralarında bir şey olmamış. arkadaşları biz olsak valla senle evlenirdik bile demişler ama bence sırf üzülmesin diye. jzff de gelmiş buraya destan yazmış.
  • (bkz: hani yarım saat sürüyordu lan)

    ihtiyacım yoktu ama durumum vardı okudum, nostalji olsun dedim okudum, inat ettim hepsini okudum, balkona sigara içmeye çıkmıştım kahvaltıya geciktim okudum, oğlum ve annesi birlikte "baba kahvaltı hazır" şarkısı yazıp bestelediler okudum, yetmedi 10 dakikalık video hazırlayacaklardı ki mola vermeye kara verdim ve kahvaltıdan sonra okumaya devam ettim okudum bitirdim.

    `5000 saat ne derseniz o olaya da geliyorum birazdan` yazmışsın ya hah işte tam orada telefonu bıraktım, elim tabakama uzandı ve tütünüm şahittir sigaramı sararken ettiğim küfürlere, kendim bile şaşırdım bu kadar geniş bir küfür repertuarım olduğuna.

    bakınız verilen yazılara falan hiç bakmadığım halde, molalarda kronometreyi durdurduğum halde kemiksiz 115 dakika falan sürdü.

    videoyu da izlemedim henüz. kadınlar muhtemelen merak edip ay ne var acaba diyerek izlerler, kesin! ama erkekler zaten aşk durumlarında yemedikleri halt kalmadığı için çığır açan bir şey almayacağını biliyorum, sadece eleştirel bir gözle teknik açıdan incelemek üzere daha sonra izleyeceğim.

    özet geçecek olursak, ferdiden ya benimsin ya toprağınla başlayan dumandan köpüksüz birayla biten kısa bir hikaye.

    kısa ama bizimki sağolsun izafiyet teorisini farklı bir şekilde yeniden ıspatlamış.

    tanıma gelecek olursak, boşa harcanmış 5000 saat diyebiliriz.

    tanımı geçip olayı biraz açacak, yorumlayacak olursak;
    evet bu 5000 saat boşa harcanmış olabilir ama tecrübe parayla kazanılmıyor işte. aşk denilen şey sanatçı kişilik için var olan, diğerlerinin anlayamayacağı bir şeydir. o yüzden bu tip vakaları çok dert etmemek gerekir. tadını çıkarmakta faide olduğu kanaatindeyim.
    tarihte sanatçı kişilik olayının tonla örneği var. nice aşıklar neler neler vermiş insanlığa. tabi ki hiçbir şey verememiş olanları da vardır muhakkak. aslında mesele seçim meselesidir. maria ve mario insanlığa ne verebilir? peki jzff ile arzu ne kadar mutlu olabilir?
    işte kendinize sormanız gerekmeyen soru: ben hangisi olmalıyım? çünkü olamazsın, değişemezsin, aşk öyle bir şey değil, sanatçı kişilik de...

    ama jzff kardeşim eminim ki potansiyel olarak içinde büyük bir yazar yada senarist belki de yönetmen falan büyütüyor da haberi yok, ya da belki de haberi de vardır.

    kapanışta şu iyi gider gibi duruyor.

    kalın sağlıcakla...
  • klasik bir jzff yazısı. uzun, uzun, uzun ve uzun ve içten.
    çıkardığım ders, geçmişte edindiğim bir dersle aynı; kesinlikle romantik bir aşka yelken açma.
  • devamını okuyayıma bastıktan sonra kaybedilen zaman kadar acıtmayacak 5000 saattir.
  • (bkz: önce güldüm)
    (bkz: sonra bastım eksiyi)
    ve efsaneler asla ölmez;
    (bkz: bundan bize ne olması)
  • okudum hatta atıfta bulunulan diğer başlıkları da okudum.
    pişman değilim yine olsa yine okurum.

    aşk için 5000 saate değer herşeye değer. karşılıksız da olsa.