şükela:  tümü | bugün
  • birine duyulan aski anlatmak icin yazilan mektuptur. "anlatilmaz yasanir" diyenler de cikacaktir elbette, normaldir.
  • vucuttaki kimyasal reaksiyonlari kelimelerle aktarmayi basarabilen iletisim yontemi.
  • muhatabınız okumayı seçtikten sonra tüm hakimiyetin size geçeceği, karşılıklı diyalog halindeyken olduğu gibi sözünüzün kesilmesi tehlikesiyle karşılaşma ihtimali olmadığı için veya çağın aşk anlayışı (bkz: cikmak) dışında bir şeyler hissedildiğini göstermek için tercih edilen güzel bir ilan-ı aşk aracı.
    zorunlu değilse içeriğinde fizik formülleri, aşkın da diğerleri gibi beyindeki kimyasallar sonucu oluşan bir duygu olduğu veya evrenin oluşumuna dair teoriler olmamalıdır. bilgisayardan print etmek yerine, el yazısı kullanmak tercih edilmelidir. (bkz: deneyim)
    sadece aşkınızın varlığını belirten türleri olduğu gibi, bu durumu karşılıklı eyleme geçirme isteğini anlatan türleri de vardır.
  • kendini dialog yoluyla ifade etemeyi beceremeyen aşık insanın gidebilecegi yoldur. her gece sayfalarca yazılır, bi o kadar yırtılır, sonunda ortaya zar gibi saydam ve narin bişey çıktıysa, o kagıt okuyanın karşısında aşık olanı çırılçıplak, korumasız ve çaresiz bırakıyorsa işte o aşk mektubudur. iyi bir aşk mektubu bir kadını aglatabilme hatta aşık edebilme, bir erkeyi ömrünün sonuna dek etkileyebilme gücüne sahiptir.
  • kenari yakilirsa daha bi anlamli olur..
  • meşru dairede olmak şartıyla insan, hanımını, çocuklarını, anasını babasını ve diğer insanları sevebilir. muhabbetin yasak olmasının sınırı gayr-i meşru dairede olmasıdır. bu manada meşru dairede erkeklerin kendi kadınlarına ve delikanlıların genç kızlara veya tam tersine genç kızların ve kadınların erkeklere veya delikanlılara meşru bir tarzda aşk ve muhabbet mektupları yazmaları meşrudur ve caizdir. ölçü meşru' dairede kalmasıdır.
  • mektup ise yakilir yirtilir bunlar ayrildiginda,
    email ise makine formatlanir,
    elinizdeyken onemli degildirler sanki de
    ayri du$uldugunde kalbe saplanmi$ ok etkisi yaparlar insanda.
    kurtulmak istersin , hemde istemezsin ayni anda , delirtir insani.
  • 20 temmuz 1966
    hoki sevgilim-
    seni her gördüğümde biraz daha mutlu oluyorum ve biraz da üzülüyorum. mutlu oluyorum, çünkü seni bir kez daha görüyorum; üzülüyorum, çünkü seni yalnızca kısa bir süre için görüyorum. ne yapmalı bilmiyorum. uğraşılarımız farklı yerlerde. geceleyin birbirinin yanından geçen trenlere benziyoruz. merhaba! hoşçakal! bir dahaki sefere!. sayanora! a bientot! gözlerim hâlâ seninkilerin içine bakıyor ve orada derinlere dalıyor. saçlarını dalgalanırken görüyorum ve yazın gökyüzünden hızla gelip geçen bir bulutu andıran gülümsemenle cezbedilmiş bir halde bir bambu ormanında yalnız başıma dolaşıyorum. senden bin ışık yılı uzakta olsam bile kendimi sana çok yakın hissediyorum. yüreğimin yeniden çarpmasını sağladığın için teşekkürler- keşke patlasa! günler uçup gidiyor ve ben her zaman, gittikçe daha güçlü seviyorum seni. ah evet, "aşk çok ihtişamlı bir şey". beni zenginleştiriyorsun.
    iyilikler üzerine olsun, aşkım hoki! rüyalarında benimle konuş, dinliyorum.
    kulaklarım hâlâ senin sesinle dolu;
    henry-san
    (bkz: henry miller)
  • bir rivayete göre yakıldığında ne kadar parlak alev çıkarsa sevdiceğin aşkı da o derece alevlidir.. bilemem, denemedim.
  • hayatımda aldığım ilk mektuptur. ilkokulda ağlayarak anneme gitmi$tim "anne biri bana mektup yazmı$" $imdilerde ise "salak bok vardı ağladın okulu ayağa kaldırdın" demekteyim. yalnızca unutamadığım çocuğun bütün duygularıyla yazdığı inanılmaz cümleler bulunan bir a$k mektubuydu. hey gidi günler hey!