şükela:  tümü | bugün
  • beraber olduğunuz kızın size aşık olup olmadığını tespit etmenizi sağlayacak çok isabetli bir yöntemdir.

    gördüğünüz üzere, sabahın beşinde yine uyku tutmadı, ben de genç erkekler için enayi ve onurlu yaşam arasındaki o ince çizgi olan, kadınları tanıma ve yalanlarını anlama yetisi konusunda faydalı bir analizi ilk kez yazıya dökerek paylaşmak için klavyenin başına oturdum.

    yetişkin olarak, güzel kadınların ve ıslak kukişkoların arasında geçen 25 senemin ardından geriye dönüp bakınca erkekleri sömürmek için aşık kadın rolünü yapan çakal kızları tespit etmek için kullandığım bu küçük hilenin beni sayısız defa iğrenç bir kızın oyuncağı olmaktan kurtardığını görüyorum.

    o zaman sayısız kez denenmiş ve başarısı kanıtlamış bu basit yöntemi neden insanlığa armağan ederek kendini prenses sanan çakal kadınların tekerine çomak sokmuyorum ki, değil mi?

    bence çayınızı koyun, hafif bir müzik açın, dikkatinizi vermeye çalışarak anlatacağım yöntemi okumak için kendinize birkaç dakika ayırın.

    eğer yazdıklarımı ön yargısız ve anlamaya çalışarak açık yüreklilikle okuyacak olursanız, bütün hayatınızın değişeceğini ve kadınlara, sevgilinize, gelecekteki sevgililerinize, ilişkilerinize, evliliğe, hayatınıza çok farklı bir gözle bakmaya başlayacağınıza, hayatınızı güzelleştirecek bir bilinç düzleminin kapılarını açacağınıza inanıyorum.

    yok, ben kadınlar tarafından sömürülmeye ve köle sözleşmesinden beter evlilik yasalarının altında ezilmeye razıyım, sevdiğim kadının beni hayatındaki figüran olarak gördüğü iğrenç bir ilişkinin dili dışarıda köpeği olmaktan mutluyum diyorsanız, sizi hiç yormayalım. buradan sonrasını okumanıza gerek yok. size mutluluklar.

    şimdi olayımız şudur arkadaşlar...

    bir sevgiliniz var. sizi çok sevdiğini söylüyor, aşığım diyor, sensiz olamam diyor, köpeğinim diyor, evlenmek istiyor, diyelim... kadınlar bunu sık yapar. evlenene kadar bu yalanları uydurmayı severler. fakat aslında acı gerçek şudur ki, kadınlar kimseyi sevmezler, onların asıl amacı evlenmek, gelinlik giymek, düğün yapmak, zengin koca buldum diye hava atmak, mümkünse kocayı iliklerine kadar sömürmek, koca sayesinde bir eli yağda bir eli balda yaşamaktır.

    peki sevgilinizin bu kadınlardan biri olmadığını nasıl anlayacaksınız? evleneyim de öyle anlarım diyerek hayatınızla yazı tura mı oynayacaksınız? ki yazı tura oyununda kazanma şansını daha fazladır.

    oysa aradığınız cevabı çok basit bir yöntemle alabilirsiniz.

    sevgilinizden, size bir aşk mektubu yazmasını isteyin.

    şaşırdınız değil mi? bir erkeğin bir kızdan aşk mektubu istediğini hiç duymamıştınız çünkü... kızlar için aşk, erkeklerin onlara ne kadar aşık olduklarını sayıklayıp durdukları bir süreç olduğu için tarihte aşk mektubu yazmış fazla kadına rastlayamazsınız.

    ama siz kadınların bu büyük bug'ını kendi lehinize kullanabilirsiniz.

    ondan, size bir aşk mektubu yazmasını isteyin ama bunu bir görev, bir zorunluluk, bir sınav gibi değil, romantik bir anda, "merak ediyorum, bana aşk mektubu yazsan neler yazardın acaba, çok okumak isterdim," gibi yumuşak bir geçişle yapın. oltayı atın, sonra bırakın o oltaya gelsin. zaten size gerçekten delice aşık değlise, ilk söylediğinizde size mektup yazmayacaktır. ama üstelemek isterseniz, yine yumuşak bir dille, zarf atarak, kızı mektubu yazmaya ikna etmeye çalışın... çünkü yazdıklarını gördüğünüzde, kadınlardan gerçekten tiksineceksiniz ve hayatınız kurtulacak.

    şimdi şu detayın altını çizelim...

    aşk mektubu yazmak gerçekten zor bir iştir. o yüzden sayısız gerizekalı oğlan internetten hazır template aşk mektuplarını copy paste yapıp isimleri değiştirerek sevgilisine gönderiyor. çünkü aşk mektubu zor bir formattır ama gerçekten aşık olmadığınızda oturup aşk mektubu yazmak içinizden gelmez. gerçekten aşık değilseniz, onunla yatıp onunla kalkmıyorsanız, onu hayatınızın merkezine koymamış, onun için yanıp tutuşmuyorsanız, ona aşk mektubu da yazamazsını. külfet gelir, zor gelir, isteksizce yazarsınız, kopya çekersiniz.

    bu söylediklerime inanamıyorsanız, oturup babanıza aşk mektubu yazmayı deneyin. bunu gerçekten yapın. klavyenin başına oturun ve babanıza aşk mektubu yazın. ya da bakkal himmet amca'ya aşk mektubu yazmaya çalışın. ona ne kadar aşık olduğunuzu, onu ne kadar çekici bulduğunuzu yazmaya çalışın... yazamayacaksınız, iki üç cümle sonra tıkanacaksınız. yaptığınız işten tiksineceksiniz. çünkü bu insanlara aşk beslemiyorsunuz. ancak profesyonel yazım disiplinine sahip bir insan ya da yazı konusunda gerçekten çok yetenekli, hiç aşık olmadığı birine çok etkileyici bir aşk mektubu yazabilir.

    aşık olmadığınız birine yazacağınız aşk mektubu ise elbette zorlaya zorlaya bitirilebilir ama samimi, içten, sıcak, gerçekçi olmayacaktır. okuyanı da etkilemeyecektir.

    sevgilinizin size yazacağı o zorlama aşk mektubu da bu tür bir sentetik mektup olacaktır.

    mektubu aldığınızda kızın yazdıklarına çok dikkat etmenizi öneriyorum... bütün cümleleri, bütün paragrafları, mektubun tümü, kızın arzuları, kızın hayalleri, kızın planları üzerine kurulu olacak. sizi anlamak, sizi tanımak, hayallerinizi görebilmek için bir kuruş bile emek harcamamış olduğunu ve tamamen kendine odaklanmış bir şekilde ilişki yaşadığını göreceksiniz. bu ne demektir, biliyor musunuz arkadaşlar? bu kız sizi kendi gelecek planlarının, arzularının, planlarının figüranı olarak görüyor demektir. sizin duygularınız, sizin hayalleriniz, sizin düşünceleriniz, kimliğiniz, varlığınız onun için maymunun götündeki bir solucan kadar önemli demektir.

    hoş, bugün artık kendini mektuplarla dile getirebilecek zekaya sahip bir kadın da kalmadı çevrede. whatsapp'ta emoji göndere göndere hepsi embesile döndüler ama en azından burada, sözlükte, yaza çize derdini anlatmaya çalışan küçük bir azınlık olarak kaldığınız için çevrenizdeki kızların da iki cümleyi bir araya getirebilecek zekaya sahip olacağını umuyorum. işte onların da yalanlarını bu mektup zarfıyla ortaya çıkarabilirsiniz.

    günün sonunda ise size mutlu olmayacağınızın garantisini veriyorum çünkü sevdiğiniz kadınların aslında kendilerini düşünen bencillerden başka bir şey olmadığını fark edeceksiniz. ama olaya iyi yönünden bakmak isterseniz, en azından o kadınların köpeği olup da onurunuzu kaybederek daha da mutsuz olmaktan kurtulacaksınız.

    o zaman, bize o aşk mektuplarını yazmayı başaramayıp hayatımızdan çıkıp giden bütün çakal kadınlara bir şarkı armağan edip bu başlıktan da demir alalım:

    https://www.youtube.com/watch?v=1ja4ovxyfs0
  • özet geç piç’cilere amme hizmeti:
    kızdan mektup iste, yazmayınca ayrıl.
  • tutarlı ve denenmiş bir tekniktir gençler, bu fikri yabana atmayın.

    ben ikna oldum, özgüvenimi test etmek için kendime aşk mektubu yazarak başlayacağım.

    6 ay kadar önce boşandığım hatun ile 13 yıl evli kaldım. evlenmeden önce ne mektuplar yazardım ki sayfa sayfa, katlandığında zarfa sığmazdı.

    karşılığında bir kaç sayfa ya gelirdi ya da gelmezdi. o da havadan sudan. sınavları nasıl geçti, yurt ortamı nasıl gidiyor vs.

    sonuç? bok edilmiş en az 13 yıl.

    halbuki gençliğimde bu tekniği biri bana deseydi, bu gün olduğu gibi 'vay ben duymadım, vay ben bilmedim' diye kel kafamı dövmez idim.

    gençler deneyin bunu. gelen mektuplarda takıldığınız yer olursa yeşillendirin.
  • uygulayanların bu yaşa kadar hayatta kalmaları tamamen mucize olacak yöntemler bütünü. ıstedigi sorudan başlayabiliyor mu bari? sonrasındaki mülakata da bir torpil bulması lazım tabii. *
  • kadınıyla erkeğiyle milletçe yalan söyleriz niye bu kadar kastın ki abi. biz çocuklukta çıkarcılığı, yalanı, bencilliği yaşamın temel kuralı olarak öğreniyoruz. çocuk büyüten ebeveyn bile yaşlanınca bize bakar diye büyütüyor sen elin kızından aşk bekliyon.
  • (bkz: #28371561)
  • 25 yaşında böyle bir tespitte bulunup halen kızlar diye bahseden ve yetişkin olduğunu düşünen ergen tavsiyesidir.

    şiir yazdırın o daha garantili olur. akrostiş şartını da olmazsa olmaz yapın.
  • gülümseten başlık,tespit,entryler ve sözlüğü bazen sevmem.
  • sevgilim, canım aşkım, hayata bağlanma sebebim frege seni ilk gördüğüm an içimde uyandırdığın hislerin anlamını çözmeye çalışırken kendimi içinde bulduğum bu durmak bilmeksizin akan şelale kıvamına nasıl geldiğimi inan bilmiyorum. seninle beraber sıradan bir parkın sıradan kırık dökük bankında oturmanın, soğukta bulunabilecek herhangi bir sallama çayın tadı bile bir başka biliyor musun ?
    bana bu zamana kadar bu hisleri yaşatmış belki ilk insan değilsin ama son insan olacağın hissini içimde yaşadığımda mutluluğumu sana geçirebilmeyi o kadar arzu ediyorum ki.

    bu hislerin sonunda varsın seninle bir evliliğimiz olmasın, varsın her şeyi tüketip kendi yolumuza bakalım değişmeyecek tek bir şey var; o da şu anda sana karşı hissettiğimiz içimde uçuşan kelebekleri yerine oturtamama hissi. televizyona baktığımı sanarken aslında içinde senle kendimi yan yana görüyor ve anlamsız saçma bir mutluluğa kapılıyorum. yatmak için yatağa uzandığımda uyumak istemiyorum, ki seni 24 saat düşünerek kendimi iyi hissedeyim. sabahları yataktan kalkma sebebim olduğunu biliyor musun ? bu denli saçma karanlık sabahların 1 saat daha erken doğmuşçasına güneşlenmesinin yegane sebebi sensin frege hayatımda beyaz atlı bir prensi hayal dahi edemeyecek kadar umutsuz karanlık ve korku dolu anların içerisinden senin hayatıma süzülüşün bir mucize değilde ne olabilir ?

    sana olan hislerimi anlatabileceğim ne şiir, ne şarkı, ne bir roman bulamıyorum. o kadar uzaklardan beklediğim belki hiç gelmeyeceğini düşündüğüm hayat ışığımın gelişi için tanrıya defalarca şükrediyorum. sen hayatımda sadece var ol, ne olursan ol, eksiklerinle, hatalarınla, doğrularınla, yanlışlarınla ne olursan ol canım aşkım benim.
    bu satırları sana sayfalarca devam ettirebilrim ama kalk bir siktirip çay koy frege

    olum sen kaç yaşındasın ? kadınları öyle kolay test edip onaylayacağını düşündüğüne göre 25 civarı. kadın lan bu, götünde don bırakmaz, çeker alır aklın almaz. kendi kendini sikebilen bir canlıya dönüşürsün aaa der şaşar kalırsın. aşkı buldun mu iç kaynak elbet kuruyacak ve o gün geldiğinde o kadın üzerinden geçip gittiğinde kendi hatalarına bak, bir sonra yaşayacağın aşkta aynı hataları yapma diyeceğim ama her kadının ortak özellikleri kadar özel özellikleride vardır. kadın bir okyanus, kadın bir denizdir. yüzmeyi biliyor olman sana şunu unutturmasın. en çok kendine güvenen ve iyi yüzenler denizde boğulur. yüzme bilmeyenler açılmazlar çünkü.

    haydi kal sağlıcakla. mektuba cevap verirsen sana yazmaya devam ederim. muck