şükela:  tümü | bugün
  • gripin'in yalnızlığın çaresini bulmuşlar albümündeki eli yüzü düzgün, ilk dinleyişte ritmiyle diğerlerinden farkını ortaya koyan şarkısı. daha doğru düzgün dinlemeden albümdeki diğer şarkıların ergen adları beni soğuttu belki de bilemiyorum * *, ama bu şarkı gerçekten genel gripin şarkılarına göre daha bir sıcak sanki. bir klasik olarak içinde ege geçtiği için mi, ya da nakaratı başka bir şarkıyı anımsatıyor ondan mı, bilmiyorum hadi bakalım.

    bu ilk defa değil ki kimselere inanmadığım
    yalanlar söylemeye başladığım günden beri bu ilk defa
    cesaretimi topladım gururumu ezdim geçtim
    bir zeybek gibi dimdik dikildim tam karşında son bir defa
    bugün fal bakmayı öğrendim elini tutabilmek için

    son bir defa boynuna sarılıp
    gitsem huzuru koklasam ege'de
    aşk nereden nereye
    soldan sağa dört harf
    ölüm yazılmamış beş harf hayat
    aşk nereden nereye

    bu ilk defa değil ki kimselere inanmadığım
    yalanlar söylemeye başladığım günden beri bu ilk defa
    körfeze döndüm yüzümü bir zeybek gibi dimdik
    yalnızlıklardan ördüğüm duvarları yıkmak için sonsuza kadar
    bugün fal bakmayı öğrendim elini tutabilmek için

    son bir defa boynuna sarılıp
    gitsem huzuru koklasam egede
    aşk nereden nereye
    soldan sağa dört harf
    ölüm yazılmamış beş harf hayat
    aşk nereden nereye
  • adıyla aşk nereye kadar'ı hatırlatan şarkıdır aynı zamanda, ama tabii kıyaslamak mümkün değil.
  • gripin'in yeni albümünün çok güzel bir melodiye sahip şarkısı.

    bu ilk defa değil ki kimselere inanmadığım
    yalanlar söylemeye başladığım günden beri bu ilk defa
    cesaretimi topladım gururumu ezdim geçtim
    bir zeybek gibi dimdik dikildim tam karşında son bir defa

    bugün fal bakmayı öğrendim elini tutabilmek için

    son bir defa boynuna sarılıp
    gitsem huzuru koklasam egede
    aşk nerden nereye
    soldan sağa dört harf; ölüm.
    yazılmamış beş harf; hayat
    aşk nerden nereye

    bu ilk defa değil ki kimselere inanmadığım
    yalanlar söylemeye başladığım günden beri bu ilk defa
    körfeze döndüm yüzümü bir zeybek gibi dimdik
    yalnızlıklardan ördüğüm duvarları yıkmak için sonsuza kadar
  • birol namoğlu'nun doğuştan titreme efekti eklenmiş sesiyle coşturup, gripin'in iyiden iyiye -en azından benim nezdimde- müzikal konumunu sağlamlaştırdığı şarkı.

    bu arada birol, abi anlıyorum hissediyorsun, içinden gelerek söylüyorsun ama o nasıl bir "aşk nerdeeen nereyeee" diye haykırmaktır birader? bunun aşk acısı çekeni var, terkedilmişi var, sevdiğinden uzakta olanı var, gurbetçisi var. milleti zıvanadan çıkaracaksın yine. biraz sakin. lütfen.

    edit: imla.
  • melodisinden midir, el tutmak için uydurulan fal yalanı nostaljisinden midir bilmiyorum ama sanki yazan, gençliğini geçirdiği izmiri hayvan gibi özlemiş de yazmış gibi duygulara kapılmama sebebiyet veren şarkı. ya da ben çok özledim, böyle düşünüyorum. burnumum direği sızlıyor, içim eziliyor dinlerken. kalbim ege'de mi kalmış ne...
  • rahmetli barış manço'nun oylamasıyla "10 puan, 10 puan, 10 puan" verdiğim şarkı.

    ya ben çok duygusalım ya da şarkı acımasız. bilemedim şimdi.
  • yalnızlığın çaresini bulmuşlar'ı defaraca dinleyip bıkma noktasına geldikten sonra albümün diğer şarkılarını da dinlemeye başladığımda kendine hayran bıraktı bu şarkı. sözleri ve melodisi harika.
  • 2 gündür evde,işte,yolda,ofiste aralıksız dinlediğim şarkı. müzik müthiş.. hele bir de kendinizi ayvalık'a atmışlığınız var ise. çok koyar adama...
  • yolu ege'ye düşmüş herhangi biri için, iç burkan, burnun direğini sızlatan şarkı. "huzuru koklasam ege'de" derken burnunuzda tüter geçmiş yılların o deniz kokan aşkları.
  • icerisinde 'bugün fal bakmayı öğrendim, elini tutabilmek için' diye bir soz dizisi geciyor.
    sarki guzel. klasik gripin sarkisi. fakat bu sozcukler son gunlerde duydugum en etkileyici sarki sozlerinden. beni bile etkiledi.