şükela:  tümü | bugün
  • pesimist ep 5'in ilk şarkısı.
  • "kadın olmak zor,
    bu kadar acımasızlık sürerken,
    hem cinslerim abazanlıktan oduncasına yanarken,
    taksim fuhuş yuvası,
    partiler karı kız kazanı derken,
    koleksiyonuna yeni bir bebek ekle,
    sabah güneşi doğarken,
    el bebek gül bebek, bu yaşına kadar geldin,
    düşünsene bir it heriften sertçe tekme yedin,
    gece aşkla vardın,
    sabaha yabancı uyandın..."

    sago şarkının sonundaki scratch şovuyla kalitesini ortaya çıkarmıştır.
  • sago'nun, 19 şubat 2009 'da piyasaya çıkan şarkı koleksiyoncusu albümünde de yer verdiği pesimist ep 5 şarkısı.
  • sagopa kajmer'e ait, gerekene gerektirdiğini dokunduran sözleri tam olarak şöyle:

    iznim olmadıkça alamazsın bendekini benden
    eğer ki alsan hesap sorar bendeki senden
    böyle sorgu sual beklerken abdiyetten
    ne çıkar planladığın çirkin art niyetten?
    bu miskinlik keyfiyetten
    hali vakti yerindelikten

    her şey günlük gülistanlık olacak olsaydı, gerçekten imtihan olmazdı!
    gelişi güzel doğar, büyür, ölürdük
    alimler olmasaydı biz şu anda kördük
    insan öyle yaradılış ki; düşünür, taşınır, hamle yapar
    sorgusuzca başına buyruk doğrularını savunuyorsun
    yanlış fikirlerden yanlış bir sen yaratıyorsun, aferin!
    sen abartıyorsun rahat yaşamla sapıtmayı
    istanbul üstünden geçmiş bırak kendini korumayı
    iyiden iyiye bakıyorum da, yoldan raydan çıkmışsın
    tenine dokunan ellerden bir koleksiyon yapmışsın, aferin!
    o yataktan bu yatağa yatıp takılıp sızmışsın
    bu zihniyetle aşkı yorgan altlarında aramışsın, aferin!

    akrep ateş çemberinde harakiri yaptı sahiden
    pozitif olana dek negatifim kuzen
    erkek alana dek istediğini sanırsın ki romeo
    ne diller döker de teslim olur kapana juliet
    kadınlar hassas ve hisli, dilekleri içlerinde gizli
    hatırla işi bitince kaç romeo gaddarca gitti?
    kadın olmak zor bu kadar acımasızlık sürerken
    hemcinslerim abazanlıktan oduncasına yanarken
    taksim fuhuş yuvası, partiler karı kız kazanı derken
    koleksiyona yeni bir bebek ekle sabah güneşi doğarken!...

    el bebek, gül bebek bu yaşına kadar geldin
    düşünsene bir it heriften sertçe tekme yedin
    geceye aşkla vardın, sabaha yabancı uyandın
    bil ki sonraki gün başka bir baya anlatılacaksın
    kadını kandırmaksa amaç, alayınız yalancı
    kapında köpek olan işi bitince yabancı
    tuzağa düşeni iplemez, yeni bir avı kovalar avcı
    sen karar ver bu olayda kim hakim, kim savcı?
    erkeklerin elinin kiri, kadının boğaza geçirin ipi
    var mı böyle adalet kesin ikisinin de boynunu
    tez helak edin iblisin hile dolu bu oyununu
    uyandırın dünden kalma uyuya kalmış yorgunu

    aşk yok artık, kalmamış bu devirde
    deme vardır, hak yeme; ara bul!
    aşksız olsun, kalbim neşe dolsun deme; bu ne fena bir hatadır!
  • (bkz: artık aşk yok)

    artık aşk yok, aşksız sevişmeler var...
  • "el bebek, gül bebek bu yaşına kadar geldin. düşünsene bir it heriften sertçe tekme yedin" lafı beni hep ürpertir bu parçada. bir gün belki benim de kızım olacak lan.
  • sagopa kajmer'in çarpık ilişkilere saydırdığı nefes bir parçadır.

    "iyiden iyiye bakıyorum da, yoldan raydan çıkmışsın
    tenine dokunan ellerden bir koleksiyon yapmışsın, aferin!
    o yataktan bu yatağa yatıp takılıp sızmışsın
    bu zihniyetle aşkı yorgan altlarında aramışsın, aferin!"

    http://www.youtube.com/watch?v=yez7aaq8trs
  • güzelliklere, iyiliğe, saflığa ve ''dünyada benim için doğmuş biri var'' düşüncesine de kendini kapatmış 22 yaşındayken bile 80 yaşındaki bir ruhun yaşlılığına sahip olan bir ev arkadaşının söyleyebileceği söz.
  • aşk tuhaf şey ha;
    bu kadar abartılıp içine her şey tıkıştırılabilen ve taşımayı başarabilen başka kavram yok yeryüzünde.

    artık yok da neyin nesi? zaten algı yanılsaması idi.olsa olsa senin algın değişti.
  • vurgularıyla anlam kazanan parçadır. zira:

    "aşk yok artık... kalmamış bu devirde..." deme!
    hak yeme ara bul, ara bul.

    "aşksız olsun... kalbim neşe dolsun..." deme!
    bu ne fena bir hatadır.

    romeo'msu sözlerle juliet'i yorgan altına alan ve bunu anlatmaktan haz duyup ten biriktiren adamları eleştirir. yalnızca yukarıda yazdığım gibi nakarat kısmı kadına yazılmış olabilir. umudunu kaybetme, belki çıkar birileri anlamında. benzer konuları grup sokak'ın küçük kadın'da, jehan barbur'un aşk bitti'de yaptığı halleri daha umutsuzdur. ilki ten biriktirme, ikincisi duygusuzluk anlamında. sagop ise umutludur.