şükela:  tümü | bugün
  • beşe katlar bence, ne geliştirmesi?
    aşk hayal gücünü geliştirir, muhakeme ve analiz yeteneği kazandırır, hafızayı güçlendirir, beyin sinapsislerini aktif hale getirir. hele bir aşık olun da görün bakalım. neden etrafınızda bu kadar çok aptal insan var dersiniz? çünkü çoğu ya hiç aşık olmamışlar ya da uzun zamandır aşk yaşamamışlardır.
  • aksine, mantığı yok eder, insanın yumuşamasına, bir kurt iken bir mırnava dönüşmesine sebep olur.
  • freud'a göre aşk karşımızdaki partneri kendi gözümüzde boyamaktır.olumsuz yönlerini görmezden gelir olumlu yönlerini ise abartırız.genellikle bir yıl olmak üzere maksimum üç yıl sonunda taraflardan biri bu rüyadan uyanır ve birliktelik sona erer.

    e bişey hakkında kişinin düşüncesi maksimum 3 yıl içinde değişeceğine göre ise aşk ile zeka arasında en azından pozitif korelasyon kurmak pek rasyonel görünmüyor.şahsımın asla ve kat'a bilimsel olmayan görüşüne göre aşk sadece cesareti geliştirir.her insanın normalde yapamayıp sadece aşıkken yapmaya cesaret edebilceği şeyler vardır çünkü.
  • zekayı geliştirmez, daha çok mala bağlarsın.
    (bkz: mala bağlamak)
    ayrıca mantığın bittiği yerde başlar aşk.
  • cevabı evet olan soru.

    nasıl olduğunu kısaca anlatayım.

    aşık olduğunuzda eğer kendinizi biraz zorlar ve kızların sizi nasıl ayakta sikmeye, cebinizdeki parayı alıp sizi sömürmeye çalıştığını görmeyi de başarabilirseniz, zekanız bir anda zıplayabilir ve dünyaya karşı daha uyanık, kadınlara karşı çakal bir orospu çocuğuna dönüşürsünüz.

    ama aşık olduğunuzda mutluluk masalları okuyan çakal karılara kanmayı tercih ederseniz, ömrünüz boyunca veya paranız bitinceye kadar enayi olarak bir hayat sürüp bir kadının prenseslik hayallerine hizmet eden uşaktan farksız yaşarsınız.

    aklınızı kullanmadan aşık olursanız, maymunun götüne kadar yolunuz var gençler. sizden önce o götten çıkan solucan abilerinize sorun, kadınların sizi nasıl bağırsak solucanına çevirdiğini öğrenin.

    https://www.youtube.com/watch?v=vbdbujuh5so
  • aşk zekayı geliştirmez ama akla çağ atlatır; basireti de keskinleştirir. aşkı tatmamış biri, ne kadar bilirse bilsin, ham kalmaya mahkumdur.

    ancak şunu da önemle belirteyim ki; beşeri aşk, ârızî(yüzeysel) ve geçici bir boyanmadır. kısa süre sonra bu yüzeysel boya dökülür gider; bünye aslına irca olur.

    gerçek olan ilahi aşkta ise bünye yapısal bir dönüşüm geçirir ve aşk o şahsın tabii bir sıfatı haline gelir.

    kömür madeninde çalışan işçinin karalığı geçicidir; ancak zencideki siyahlık daimidir.