şükela:  tümü | bugün
  • sana acı vermesine rağmen, acıdan kıvranıyorken, bile bile bir insanı arzulamanın varlığını, resmen yolunun onun tarafından çizildiğini, onu her gördüğünde kalbinin yerinden fırlayacakmış gibi atması, aklının seni terk etmesi... daha sayabileceğim bir çok olayı hayatının bir döneminde yaşayıpta nedendir bilinmez inkar eden tüm bu yaşananları nasıl tanımladığını merak ettiğim kişiliktir.
  • ileride mantık evliliği yaşaması muhtemel insan modelidir. geçmişte aşık olduğu kişi ya da kişiler tarafından bol bol kazık yemiş ve akıllandığını zannederek böyle bir düşünceye itmiştir kendini. artık dünyadaki duygular değil maddiyat onun için daha önemlidir ve bol paralı bir adam/kadın bulup evlenerek huzura erebileceğini düşünmektedir.
  • henüz aşık olmamış insandır.
  • dombilidir, taocudur.
  • inanmaya inanmayan insanlar kumesinin bir alt kumesidir.
  • (bkz: #15043093)
  • mantikli insandir.
  • aşk olsaydı şayet bendeki her manası "sonsuzluk"la bağdaşmalıydı. aşk denildiği zaman, o kadar kolay söylenegeliyor ki artık, bendeki etkisi hep çok yüksek ve erişelemeyecek yerde duruyordu. hani öteden beri okunanlar, yazılanlarla beraber zihnimde öyle bir yer etmişti. ve bir yerde acı ile de birleşiyor manası. hani çoğu kesim aşkı anlatmaya başladığında verdiği büyük acılardan bahsediyor ki aslen gerçekten aşktan bahsediliyorsa benim için bunun da sonsuz olması lazım ama gel gör ki olmuyor. en azından benim için. aşktan geçtikten sonra, sadece bir kereliğine içimin titrediğine tanık oldum, içim acıdı birisine uzun zaman sonra ve o zaman bu hissettiklerim "aşk gerçekten var mı hala" diye söylenmeme neden olmuştu o gece. bu sürecin sadece 24 saat sürmesi ve gidenin ardından çekmemek hiçbir şey bende aşk olgusunu yerle bir etti.

    şimdilerde ise insanlarla, özellikle karşı cinsle iletişimde bu aşk konusunda bayaa zorlanıyorum. kimilerinin "deli gibi aşığım" dediğinden kat be kat daha fazla sevdiğim insanlara aşığım diyemiyorum. çünkü sevgimi beslemediklerinde yitip gideceklerini ve benim hayata kaldığım yerden devam edeceğimi biliyorum. "e hani aşıktın" demezler mi adama. sormazlar mı bunun hesabını. herkes, herkese aşığım diyerek boşalttılar içini aşkın. şimdi ben "aşka inanmayan insan" olarak aynen anlattığım gibi gezince ise "her fırsatta aşka inanmadığını böğüren gerizekalı" veyahut "öküz" mü oluyorum. varsın olsun.

    sonuçta benim aşk yoktur diye ortalarda dolanmam, aşka inananlardan daha fazla "aşk"a saygımın olmasındandır. bana birisi aşkın olduğunu kendisinde göstersin bende ona tapayım..
  • aşkın hormonal olduğunu düşünen insandır. aşk basittir, anlıktır. uzun sürüyorsa şayet o aşk değil bağımlılıktır. aşk meyvenin kabuğu gibidir, zamanla soyulur, altından çıkan meyvenin tadı hoşuna gitmezse zamanla kabuğuna duyduğu aşkı unutur insan. yok içindeki meyve herşeye rağmen yenilebilirse, o zaman o sevgidir, ömür boyu birlikteliği getirir. sevmek ile aşık olmak bu yüzden farklıdır. birinde gözün başka şey görmez, birinde gözün görür ama aklın "olur canım o kadar" der...