şükela:  tümü | bugün soru sor
  • önce yürek, sonra omurgalı olunması gerektiren bir durumdur ve artık bu ülkede mümkün olmayacak bir hayaldir.
  • hasan cemal'in bir iddiası. sanırım kamuoyunda sıklıkla dile getirilen ordu-akp koalisyonu iddialarına yönelik yazılmış bir yazı. hasan cemal'i seven bir insan hiç değilim, fikirlerine de pek katılmam ama şunu söyleyebilirim ki: ben de bu ordu-akp koalisyonu (cami-kışla koalisyonu) iddiaları konusunda benzer şeyleri düşünüyorum. ordunun ilk fırsatta erdoğan'ın tepesine bineceğini değil elbet ama ordu ile akp arasında tam bir koalisyon, tam bir fikir ortaklığı olduğuna inanmıyorum. akp-ordu arası tam olarak verilmeye çalışılan görüntü gibi değil yani.
  • kısmen katıldığım tespit. bunu yapmaya çalışacakları kısmı bence de doğru ama gerçekleşmesini mümkün görmüyorum. bu sadece erdoğanla değil ak parti hareketiyle de ilgili. ak parti ilk iktidara geldiğinde milli görüşten bir çekirdek vardı fakat ülke denkleminde büyük bir güç sahibi değildi. cemaatle anlaştı. ki bu anlaşma neticesinde birlikte büyüdüler. cemaat daha hızlı büyüdü. ak parti ise genleşti ama bunun zemeni ekonomikti. bir parça kendi zengin sınıfını yarattı. ama geleneksel sermayenin kökü daha derin ve bağlantıları güçlü olduğundan ak parti için siyasi güç, devamlı yeni güç odakları ile anlaşmayı gerektirdi. çözüm sürecinin bir ayağını da partinin pkk/hdp ile anaşması sayabiliriz ki aynı dönemde ergenekon gibi davalar devam ediyordu . ortak düşman ordu idi hala. gelinen noktada ak parti belli oranda kendisi yerleşti devlete. erdoğan devletleşti. devlet ise bir parça akpartileşti. fakat partinin güç odaklarıya devamlı işbirliği yaparak ayakta kalma gerekliliği hala devam ediyor. şuanda ise askerler ile ordu ile anlaştı. ortak düşman cemaat-pkk. tabi içeri giren askerler cemaat mücadelesi belli yere gelince akparti ve erdoğandan intikam almak isteyebilirler. o noktaya kadar cemaatle erdoğan barışırsa ki bu da hayli olası ordu yeniden güç kaybedecektir. geleneksel sermaye ülkede hala en büyük güç ve çizisi de erdoğan çizgisi değil. ak partinin devamlı yeni güçlerle anlaşarak hayatta kalma politikası devam etmek zorunda.

    bu denklemin dışında kalan tek faktör erdoğanın başlı başına bir güç haine gelmesi. başlıkta senaryonun gerçeklemesini mümkün görmememdeki en büyük unsur da yine erdoğan
  • tespit değil temenni olan yazı.

    erdoğanın düğününe katılan, o konuşurken duygulanıp gözleri dolan, ağlayan bir askerden söz ediyoruz.. yani asker asla öyle bir girişimde bulunmaz nedenini bir insan nasıl kurmay oluyor'a bakarak anlayabilirsiniz. akar gider makar gelir..

    umudumuz eğitimde olmalı.. eğitilmiş bir halkta... gerisi boş..
  • atatürkçü, vatansever ve milliyetçi askerlerin hepsi ya içeride ya da meslekten ihraç edildiği için gerçek olmayacak öngörüdür.
  • e sormazlar mı sana hangi asker hangi subay hangi general hangi çavuş hangi binbaşı diye asker mi kaldı diye sormazlar mı herkesi piyon olarak görmüyor mu dikta
  • hasan cemal okuduğum bir yazar olamadı hiçbir zaman, ara ara bakardım o kadar. uzun süredir de adını görünce pas geçiyordum, çünkü okuyucuya hiçbir şey kazandırmayan düz, yer yer ağlak, eski sevgiliye atar yapar tarzda yazılar yazıyordu. bu defa kritik bir noktaya dikkat çekmiş.

    erdoğan'ın son iş birliği yaptığı ekip önceki yol arkadaşlarına benzemiyor. cemaatten bile tehlikeli, çünkü cemaatten daha eski daha organize (bkz: #61022422). bakın ben bir derin karanlık yapılanmanın olduğunu biliyorum, adı ergenekon'dur, kürşad'ın kırk çerisidir, başka bir şeydir önemli değil ama bu dava ile içeri alınanların hepsinin bu karanlıktan olmadığını da biliyorum. bu ekibin bazı namlı elemanları, cemaat-akp ortaklığının ürünü olan ergenekon davalarına haklılık kazandırmak için bir sürü alakasız insanlar aynı torbaya kondular. çünkü o torbada veli küçük gibileri görenler "hee tamam hakikaten geçmişin şeytanları ile yüzleşiliyor" diyerek arada yakılan yaşları görmeyeceklerdi. bu dava sürecinde ilk tahliye edilenler de gerçekten ekseriyetle derin devletçiler oldu zaten.

    bu yapılanma bir attır. her gelen iktidar üstüne binmeye onu kullanmaya çalışır, becerir beceremez, düşer veyahut sürer, belli olmaz. araştırsan, ruh olarak kökü osmanlı'nın son demlerine kadar gider belki ama ete kemiğe bürünmesi özel harp dairesi dönemlerine rastlar. bazı moronlar sever sayarlar ama bu yapılanma bu ülkenin yararına tek bir iyi iş yapmamıştır. en çok olumlu referans verilen 90'larda yaptıkları (bunları biraz tanıyan son bir yıldır yaşananlarda devreye girdiklerini hemen anlamıştır zaten) tonla hukuksuz işler terörü azdırmış o karambolde dünyanın rantını kazanmıştır. özel harp dediğin amerikan üretimidir, oradan çıkanlar da vatan millet sakarya postu giymiş amerikan kurtlarıdır. abd emperyalizminin türkiye ve çevresindeki çıkarlarına göre hareket ederler, bunu yaparken de zengin olurlar, oldular da. ülkedeki siyasi iktidarlar da benzer bir yoldan geçer.

    şimdi resim bu iken erdoğan adeta bir bölüm sonu canavarı ile baş başa vaziyette. rte gider yazılarımı kasten silmiyorum, yanıldığımı görmek için. tsk'yı da kestiremiyorum lakin bir şey yaparsa bu klik yapar, senin benim için pek hayırlı da olmaz. ben, "erdoğan gitsin de kim gelirse gelsin" de diyemiyorum, "aman derinciler veyahut cemaat gelmesin erdoğan kalsa da olur" da diyemiyorum. böyle iki ucu şey bir değnek durumu var. bu da ülkedeki alternatif yoksunluğunu gözler önüne seriyor.

    erdoğan, iktidarı döneminde belki de en keskin ve sert hamleleri son 3-4 yıldır yapıyor. bu hamleler hiç olmadığı kadar ayak bastığı zemini zayıflatıyor. son panpaları kendisi ile anlaşmazlığa düşer mi, düşerse bunun sebebi ne olur, bu kadar güçlü (görünen) bir lideri devirmeyi göze alabilirler mi bilemem ama şu kesin ki eğer erdoğan bu yapılanmanın da ipini elinde tutuyorsa ak-troll goygoylarından öte gerçek anlamda ülkenin de devletin de sahibidir.

    bakalım erdoğan, sarayının güvenliğini bile emanet edecek kadar yakın olduğu bu ata binip onu sürebilecek mi, yoksa at onu sırtından mı atacak?
  • hasan cemal'den sonrasını okumadım