şükela:  tümü | bugün
  • o kadar berbat bir şey ki... 2,5 ay oldu geleli hâlâ alışamadım. geldiğime hâlâ pişmanım, hâlâ pişmanım... gelmeden önce, benden 3 ay önce askere giden yakın bir arkadaşımın askere gitmemem konusundaki tavsiyelerini kulak ardı ettiğime o kadar pişmanım ki...

    ileride, elime para geçtiğinde bedelli olarak gelseydim keşke diyorum... çünkü bu 6 ay, kafayı yememek için çok çok uzun bir süre benim için.

    çok fazla boş muhabbet, çok fazla boş insan; komutanların erler üzerinde kurduğu psikolojik baskı, çıkar ilişkisine dayanan ve yapmacık arkadaşlık ortamı... üzerine bir de aile özlemi ve memleket hasreti binince çekilmez oluyor buralar.

    şunu da eklemek istiyorum: aslında beni yoran askerlik değil, olgunlaşamamış ve karakter yoksunu insanların içinde olmam.
  • (bkz: askerlik)
  • yukarıdaki yaşananlardan daha fazlasını yaşayıp halen akıl sağlığımı yüksek seviyede korumuş birisi olarak diyebilirim ki, asla yukarıda anlatılan değildir.
  • nizamiyeden çıktıktan sonra sanki hiç yaşanmamış gibi gelen ama arada sırada rüyalara giren yaşanmışlıklar...
  • allah'ın dağında 10 ay boyunca hiç çarşıya çıkmadan yaptım askerliğimi, az saç dökülür, az sinir stres sonra biter gider. kasmayın yani.
  • başlığı gündeme taşıyan arkadaşa yalnızca bir cümle kuracağım.

    olumsuzu aklına taşıdığında, düşün ki vatani borç’unu ödüyorsun.

    rezil rezil konuşma. gül gibi ülken var, zor şartlar altında yaşanılsa da gül gibi ülken var. sirkil ve kendine gel.
  • eleştirileri saygıyla karşılıyorum. çok daha ağır şartlarda askerlik yapanlar olabilir ama askeriyenin genel olarak her bünyenin kaldırabileceği bir yer olmadığını söylemek isterim. karakteri oturmuş, belli bir olgunluğa erişmiş ve dünya görüşüne sahip biri için burası zor bir yer.