şükela:  tümü | bugün
  • "nasıl"dan ziyade "neden"i konuşmak lazım.
    mesele üç beş yandaş firma meselesi değil sanırım. çürümüşlük daha derinlerde ve daha yaygın. tc paldır küldür yıkıma doğru giderken devletin asalakları, parazitleri daha fazla kan emmek için insan yaşamını dahi önemsemez hale geldi. bu kendine güven ve küstahlık boşu boşuna değil. çünkü gemi batıyor ve geminin fareleri ne kadar yiyecek kapacaklarının derdinde.
    devletler yıkılırken birileri zenginleşir.
  • eğitimsizliktir. batıda askerler hiç zehirlenmiyor, çünkü adamlar bilinçli, eğitimli, kültürlü, askerleri de öyle. nerede, neyi yemek gerektiğini biliyorlar. bizdekiler öyle mi, bulgur mu çıktı, dal bulgura. zehirli mi zehirsiz mi, kimsenin umuru değil.

    önce insan, her şey kafada bitiyor.
  • "binali yıldırım, yaklaşık 3 bin askerin zehirlenip hastanelik olmasının suçunu kamu ihale yasasına yıktı ve yiyecek alımlarını, yasa kapsamı dışına çıkarıp ayrıntılarını milli savunma bakanlığının hazırlayacağı yeni bir alım sistemiyle çözeceklerini söyledi. pazarlık usulüyle de olabilir diye ekledi.

    suç ihale yasasında ise, durum sandığımızdan çok daha vahim demektir. iki nedenle. birincisi; öteki alımlarda kimse hastalanıp ölmediği için yolsuzlukların ortaya çıkması olanaksız; bu durumda hiçbir zaman buzdağının bütününü göremeyeceğiz. ikincisi; yolsuzluk, denetim sonucunda değil, üstü örtülemez bir rezalet sonucunda ve kendiliğinden ortaya çıktı. demek ki sistem, yolsuzlukları önleyecek yeterlik ve yetenekte değil.
    ...

    ihale yasasının yetersizliğini öne sürenlere şu soruları sormalıyız: ihale yasasının ne eksiği var da bozuk yiyecek alınması bile önlenemiyor? yolsuzluğu önlemek için ne tür kurallar getirilecek? eğer çözüm olacaksa, neden yalnızca yemek alımlarıyla sınırlı düzenleme yapılıyor?

    bu soruların yanıtı yok; zaten kimse çözüm aramıyor. asıl amaç, yiyecek alımlarını ihale yasası kapsamı dışına çıkarıp, yüklenicinin seçilmesi ve fiyat konusunda idarenin elini rahatlatmak.."

    kadir sev