şükela:  tümü | bugün
  • askerliğimi gaziantep (bkz: karkamış) ilçesinde yaptığım için antep fıstığı tüketmiştim.
    devriye şoförü olduğum içinde etkisi olmuştur tabi.
    karakola bağlı yaklaşık 35 tane köy vardı ve hangisini ziyaret etsek bize fıstık verirlerdi.

    sırasıyla yazarsam
    antepfıstığı
    (bkz: ruffles)cips
    coca-cola
    tadım çekirdek
  • et.
  • ben askerde içtiğim kola kadar hayatımda su içmemişimdir. nedense askerde kola çok içiliyor. hele ki eğitimden sonraki kolanın tadını hala arıyorum ama bulamadım.
  • hindi eti.
    yeşil mercimek.
  • bira. zira aile kantininde öküz gibi ucuzdu. yanına tuzlu fıstık ve patates cipsini de ekleyebiliriz. trakya'da köylü amcalar bir rakı yapıyorlar. aklınız durur. benim için askerliğin güzel yanıydı bu yoksa 9 ay sittin sene geçmezdi.

    edit: tanksavar asteğmen
  • kıbrıs'ta portakal yiyip portakal sıçıyorduk. yemekler bayağı kötüydü. şirket değil, askerler yapıyordu. lefke portakalıyla karnımı doyururdum. ülker kremalı bisküviyle çizi çok yerdik. onlar standart zaten.
  • (bkz: sigara) biz içmezdik yerdik.
  • etiketinde 1960 lı tarihler yazan tadı kayış gibi olan enteresan ve fantastik et.
  • tost. salamlı tost gibi bir şey getiriliyordu mobil kantin denen araç ile, eğitim alanında sıkıntıdan patlarken ikişer üçer yiyorduk. zira, yapacak bir şey yok. o esnada önümüze koli gelse paketleme yaparız, örgü şişi getirseler atkı öreriz, kağıt getirseler origami yaparız, o kadar sıkılmışız otur otur. hâliyle tostu gördükçe yedik, gördükçe yedik anasını satayım. hâlâ da evde canım sıkıldığında gider tost basarım, şartlanmış gibi...
  • pizza - tost