şükela:  tümü | bugün
885 entry daha
  • bir başçavuş vardı adam evli askere ana bacı kayıyordu saçlarını beyazlattı.

    bana gelince yüzbaşının birisi arkamdan konuşmuş çok kızdım kapısına bir tekme attım girdim içeri... şaka şaka valla şaka
  • çok azar sayılmaz ama rütbe yüksek olunca her türlü yusuf yaptırır. yakın zaman da rahmetli olan aytaç yalman'ı (o zamanlar korgenal rütbesindeydi) karşılayacaktık. tören mangasında görevliydim, karşılama töreninde silahla selam pozisyonunda silahımı ve miğferimi düzeltmişti. (alay komutanımız bile yusuflamıştı)
  • onbaşı. doğru bas ayağını demişti..
  • santralci olarak göreve yeni başladığım sıralarda daha alt rütbeden birisinin telefonunu albayı bekleterek bağladığım için albay gelip kaval kemiğime hafif tekme atmıştı. "benden daha yüksek rütbeli mi lan o" diyerek.
  • azar sayılmaz sanırım tuğ general ''cezanı çekeceksin'' demişti. tam 42 gün hapis yattım sonra. azarlasa daha iyiydi amk
  • tugayın kurmay başkanı. elini kaldırdı, tam çakacak dedim, yanağımı okşadı sağ olsun. tugay komutanıyla da bir kez muhatap olmuştum ancak onla bir vukuatımız yok.
  • bir korgeneraldi. denetleme sırasında, her şey mükemmel gidiyorken, bana bağlı olan muhaberedeki basit hata yüzünden yüzünden azar işitmiştim paşadan. küfürsüzdü fakat çok ağarıma gitmişti. yine de takdirname yazmıştı sağolsun o denetlemeden. (bkz: sözlükte askerlik anısı anlatmak)
  • aydın sökede askerlik yaptım. bizim bölüğün nöbet kulesi birliğin en ücra köşesinde, bin dönümlük zeytinliğin en dibindeydi. ben nöbetçi çavuş olarak nöbet değişimine diğer askeri götürdüğümde nöbetçi arkadaş erkan mosmor olmuş nizami çapraz nöbet tutuyordu. hayırdır lan bu ne hal dedim. erkan: sorma abi silahı dikmiş uyuyordum bi baktım kulağımda bir helikopter sesi. meğer denetime ege ordu komutanı(korgeneral) gelmiş. bizimkini o vaziyette görünce helikopteri nöbet kulesinin yanına indirmiş. tabi erle muhatap olmamış ama bizim tabur komutanına(albay) sağlam giydirmiş. akşam içtimasında erkan'ın uykusunun fırçasını hepimiz yedik tabi.
  • ayarsız, "kilitli -ve anahtarı sadece kendinde olan- odadaki bilgisayarların her dersten önce düzgün olmasını isteyen ve ama anahtarı vermeyen" bir binbaşıdan...

    ...

    bi' de şu var ama sayılmaz.

    önümden geçen flaması açık mercedes'i selamlayıp karşıdan karşıya geçtim. merco'nun motor sesi yavaşladı ve kesildi, hissettim, biraz ileride durdu, istemeye istemeye döndüm, paşa indi, bana doğru döndü "sen nasıl öyle rahat rahat duruyorsun orada" diye kızmaya başladı. ben 3 buçuk kala kaldım, "selam da vermiştim oysa ki" sonra gözlerime odaklandı "sen git evladım!" dedi. benim arkamda trafik işaretinin direğine yaslanmış teğmen varmış meğer. yavaş yavaş uzadım.
  • (bkz: saldıray berk)ten fırça yedim, daha nolsun ! (bkz: orgeneral)
    adam sivil gelmiş oturmuş babasının malı gibi baş köşeye, ben nerden bileyim adam mekanın sahibymiş meğer!
260 entry daha