şükela:  tümü | bugün
  • - aranızda beden öğretmeni var mı
    - ben komutanım.
    - al şu filamayı.

    - aranızda müzik öğretmeni var mı?
    - ben komutanım
    - al şu davulu

    bu kulaklar neler duydu lan.
  • -aranızda matematikten anlayan var mı?
    +(el havaya kaldırılır)
    -gel sen benle.
    +(komutanla birlikte gidilir.)
    -(içi boş havuzu göstererek) bu havuz kaç metreküp suyla dolacak?
    +(içimden diyorumki ne bilem ölçmedim ki amınağoyum)
    -cevap versene lan!
    +ölçmem lazım komutanım.
    -tamam 10 dakika sonra geldiğimde cevabı vereceksin.
    +komutanım neyle ölçeceğim?
    -bana mı soruyorsun ulan elinle melinle ölç işte.
    (koca havuz karış karış el ile ölçülür. komutana yaklaşık bir sayı sallanır.)

    velhasılı kelam askerde bu tip sorulara yanıt vermemek en hayırlısıdır.
  • anlatılanların ve efsanelerin genelde kolpa sonuçlar üzerine döndüğü soru cümlesi.
    sanırım bir tek benim işime çok yaradı.
    inşaat mühendisi var mı diye sordular ve geri kalan 150 gün süper geçti.
  • - aranızda kimya mühendisi var mı?
    - ( acemi arkadaş) ben varım komutanım
    - tamam, sen çay & şeker karışımını iyi yaparsın, seni çay ocağına çaycı yapıyorum.

    aynen yaşanmıştır; 301 kd, konya personel eğitim merkezi.
  • yüzde 20 rahat askerlik, yüzde 80 amelelik demektir. risk almayı sevenler atılmalıdır.
  • kesinlikle zıplamayın tuzak sorudur.başıma iki sefer geldi acemi birliğinde ilki:

    komutan:aranızda ehliyeti olan var mı?
    bölük: 500 kişiden 300'ü evet var,ben tabiki el kaldırmadım :)
    komutan:alın bunları ot yolsun,el arabasıyla taşısınlar.diğerleri serbest dedi.

    komutanda bildiğin onbaşı,askerde iyi bir şey kesinlikle size vurmaz bunu unutmayın,şanslı olsanız orda ne işiniz var la !!

    2.olay

    komutan (çavuş):aranızda yabancı dil bilen var mı?
    bölük: 500 kişiden 300'ü yine el kaldırdı ben şok kısa bi noluyo amk dedim,benim marmaristen hafif bir ingilizce vardı öhöm öhöm.
    komutan: noluyo le 300 kişinin meğer 290'ı kürt müş yabancı dil deyince bunlar zıplamış : )
    komutan: oturun amk,diğer 9-10 kişi hafta sonu nato kosova türk gücü için sınav var hazırlanın köftehorlar,bm için sınava girdik malesef ben gidemedim kosovaya

    yani kısacası kesinlikle zıplamayın.
  • askerde usta birliği için gittiğim yerde ilk başta bilgisayardan anlayan var mı diye sorulduğunda atılıp evet demediğim için bilgisayarda evrak kağıt kürek işlerine alınmadım ve dışarıda sıradan erlerle sıradan sıradan yaprak ot bok topladım. 1 hafta sonra ilçelere dağıtımımız gerçekleştikten sonra gittiğim ilçe karakolda iletişimci olduğumu söyleyip santrale girdim. olumsuz tarafı; garip, eski bir faks makinesi gibi makineyi öğrenip rapor yazmam gerekiyordu. ayrıca her şeyin kaydının tutulması bok püsür biraz kafa karıştırıcıydı ama çözülüyordu. olumlu tarafı; gece nöbetleri hariç, gündüz nöbetlerinden, içtimalardan ve diğer hemen her şeyden ama her şeyden (kömür taşımaktan tutun, pazar günkü karakol temizliğine, sıradan erlere yaptırılan hemen her şeye kadar) muaftım. dışarının eksi 40-45 derecesinde santralde kalorifer peteğine yapışık oturmanın mutluluğunu tarif edemem. bonus olarak kahvaltınızı herkesten erken yapıyorsunuz, öğlen yemeğiniz santrale getiriliyor, akşama kadar da hiçbir komutanla uğraşmak zorunda değilsiniz. bu kadar imtiyaz niye? santraldeki aletleri ezberleyip kullanmak her babayiğidin harcı değil de ondan. ;)

    ancak bu tabii istisna. büyük şehirde orduevinde falan bilginizi gösterip rahatlıkla kafede kasiyer, internet kafede görevli falan da olabilirsiniz. veya çok gıcık şeyler de çıkabilir. şans...

    not: bölümüm olan iletişimle (iletişim-tasarım), santraldeki iletişim arasında en ufak bir bağlantı yok. :d yani benim yaptığımı mühendis biri bile yapabilir hatta çok daha rahat yapabilir, çünkü hakikaten 80’lerden kalma gibi daktilo benzeri bir cihazda rapor yazıyordum. hani bölümümle alakalı olabilmesi için poster tasarlamam ve komutanın gelip, “logoyu bir tık büyütelim mi?” falan demesi gerekiyordu. :d
  • acemilikte atlanmaması ustalıkta ise duruma göre arlanabilirliği olan bir soru.

    mesela aranızda bilgisayar mühendisi var mı sorusu acemilikte kasa, monitör taşıtışırken usta birliğinde aynı soru sizi yazıcı yapabilir dolayısıyla nöbetten yırttırabilir.
  • türk erkeklerinin , hizmet görevlerini yerine getirmek için gittiği askerde , insanların ne işe yarayabileceğini anlamak için, üst rütbeler tarafından sorulan sorular.

    yeri geldi künye doldurdum, yeri geldi bilgisayar mühendisiyim diye seçip , sonra pc taşıttılar yeri geldi bağımlıları il dışındaki hastaneye götürüp getirdim.

    sorsan , şu başlıktaki herkes asker gibi asker ve bedellilere laf eder.
  • (olay er gazinosunda gerçekleşir)

    + aranızda mühendis var mı
    - var komutanım
    + ne mühendisisin
    - inşaat komutanım
    + yok bu olmaz, sen ne mühendisisin
    - bilgisayar mühendisi komutanım
    + tamam al bundan sonra tv kumandasının zimmeti senin üstüne