1. su anda cnn turk'te saba tumer in programinda kadin erkek iliskileri uzerine konusmaktadir. sevimli adam..
  2. kadınlar ve erkeklerle ilgili davranışsal tespitleri çok yerinde olan bir adam.
  3. özellikle kadınlar konusunda eksik ve yanlis bilgilere sahip olduğunu gördüğüm adam. bu adama göre ben hastaymisim. efendim kadınlar "eger hasta degillerse" sex için birlikte oldukları adamı aldatmazlarmis hep ask için aldatirlarmis. breh breh breh
    lan bıktım biz kadınlara bu sıfatı yüklemenizden. baska ornek bulmadıysan hiç gormediysen de ben ornek teskil ediyim. simdiye kadar birlikte oldugum hiç bı adamı "ask" için aldatmadım simdiye kadar hep sevdiğim istediğim beklediğim "performans"i bulamadığım için aldattim.
    kadınların "ask" için aldattigi büyük yalandır hem de cok büyük yalan. bu tip seyler hakkinda çıkıp televizyonda ahkam kesecekseniz azcik "reel" bilgiler edinmeniz gerekir bide.

    zöge: bu entrym için kimin seri eksi oy veren ibne kılığına girdiğini biliyorum. çirkinleşme lütfen.
  4. kadın-erkek ilişkileri konusunda kanal kanal dolaşan ama kesinlikle siyaset bilimi hakkında en küçük bir fikri olmadığını gazete röportajlarında rahatça görebileceğiniz stand up'çı/davranış bilimci.

    öncelikle doğal olarak kadın-erkek ilişkileri başkadır siyaset başkadır. kusura gerçekten bakmasın, belki çok sevimli, çok komik , muhteşem bir insan. ben tanımıyorum. kimse de mükemmel olmak zorunda değil. herkes her konuda uzman olmaya çalışmamalı. neyi iyi yapıyorsanız o konuya yoğunlaşmalısınız.

    ama madem bazı konularda toplumun önüne çıkıp "otorite" gibi fikir beyanında bulunuyorsunuz bir zahmet gerçekten o konuda yeterli donanımınız olsun. iki nlp sertifikası ve meslek yüksek okulu diplomasıyla kendi branşının sınırlarını geçip, çok naif ve tutarlı olmayan tespitlere dayanarak( hele ki seçimler öncesinde) toplum bilimci / siyaset bilimci / siyasi marka yöneticisi gibi "ahkam" kesmek pek de akıllıca bir kariyer hamlesi değil. liderlik tipolojisi 90'lardaki gibi her sektöre uyarlanabilecek bir şey değil artık. gidip banka müdürüne ve siyasi parti liderine aynı dinamikler üzerinden yaklaşamazsınız. ikincisi toplumdaki her birey aynı koşullanmışlıklara, aynı algılara, aynı kültürel referanslara sahip değildir. o yüzden insanların oturup kalkmasında, insanları selamlanmasında tek bir doğru, tek bir toplumsal algı yoktur. illa siyasi analizde bulunacağım diyorsanız "thick description" denen şeyi yalayıp yutmanız lazım. bunu yapmak için de sağlam bir antropoloji, tarih, toplum, siyaset ,davranış bilim ve pazarlama alt yapınızın olması lazım. aksi halde hürriyet gazetesinde aşkım beyin verdiği röportaj gibi gerçeklikten kopuk uyduruk şeylerle karşılaşırız.

    bunlar maalesef iki nlp sertifikasıyla elde edilecek şeyler değil.

    belediye danışmanlığı, speedo defilesi açılış sunuculuğu, stand upçılık, çocuk psikolojisi, evlilik danışmanlığı, ticari kurumlara motivatörlük şimdi de siyasi analistlik... tekrar söylemek istiyorum ; neyi iyi yapıyorsanız o konuya yoğunlaşmalısınız.
  5. nlp denilen umut tacirliği tarikatının üyelerinden biriymiş kendisi. az evvel kanaltürk'te rastladım kendisine, uğur dündar ve mehmet ali birand'ın vücut dili ile ilgili değerlendirme yapıyordu. genel geçer ve doğruluk payı olan iki üç cümle duydum ağzından. reklam arası verdiler şimdi, bakalım izleyeceğiz daha ama bu tip adamların bu kadar prim yapmaları, insanların lapin gibi bu tip adam-kadın, akım, yönteme direk atlamaları insanın sinirini bozmuyor değil. 3 ay 5 ay neyse sertifika programı alıp ben davranış bilimciyim diye ortaya çıkan mantarlardan bir tanesi sadece. ismi... ismi ile ilgili birşey söylemeyeceğim bile.
  6. bir erkek için belki de dünyanın en kötü ismine sahip insan
  7. tamamen tesadüfler zinciri sayesinde tanıdığım insan. bigün yine böyle işteyim, erken çıktım ve eve geldim. eşim sabah programlarını izlediği için ben de mecburen izlemek zorunda kaldım. türkmax kanalında her şey tadında adlı programı sunan ve eskiden tipine bakıp züppe sınıfına sokarak sinir olduğum jess molho isimli şahsiyeti de yakından tanımama ve gözümdeki "iyi insanlar" sınıfına sokmama fırsat vermiştir. yani bir taşla iki kuş vurmak durumunu yaşadım desem yersiz olmaz. gelelim aşkım kapışmak'a, öncelikle ilk başta itici gibi görünse de, gayet güzel konuştuğu muntazam istanbul türkçesi ve yıllar süren bir eğitim hayatı olduğunu belli eden bilgi birikimi sayesinde içim ısındı. yağtığı tespitler ve tavsiyeler ise oldukça yerinde.
    şimdi ben bir insanı değerlendirirken sadece kendi gözlemlerime göre değerlendiririm. bu yüzden umut taciriymiş, nlp tarikatıymış falan beni ilgilendirmiyor. benden gelip para istemedi, kitabını da almadım, o yüzden problem yok. ama aksini düşünenlere de saygım var tabi.

aşkım kapışmak hakkında bilgi verin