şükela:  tümü | bugün
  • mehmed fatih çıtlak'ın bir kitabı.

    kendisinin, bir büyüğüm ve dostumun tavsiyesi üzerine oluşturduğum okuma listesindeki 2. kitabı.

    şu an yarısındayım, bitirince edit gelecek.
    ancak ilk olarak okuduğum başlangıç kitabı dinle neyden ile birlikte bahsedersem;

    sohbetlerini sevdiğim birinin kitapları da bana aynı lezzeti veriyor genelde. bu da öyle oluyor.
    klasik fatih çıtlak tarzı ama tv'de biraz daha atar gider modu açıkken, kitapta gönüllere dokunmaya çalıştığını ve çok güzel becerebildiğini gördüm.
    daha nâif, daha dostâne bir anlatımı var.

    aşkın bir noktası'ndan kasıtsa tabii ki vahdet ve allah aşkı.
    hormonlara kurban olmuş nefislerin birbirine duyduğunu sandığı şeye hâlâ aşk demiyoruz değil mi?

    şunu da belirteyim; kitapta hiçbir şekilde ne cerrahi ne bir başka tarikatten söz eder.(isim veya propaganda yoktur mânâsında yani.)

    yalnızca aşk ve tasavvuf.
    sloganlardan, gösterişten, lâf-ı güzâftan çoook uzak, muhabbete doyuran bir kitap tasavvuf sevenler, ilgi duyanlar için.

    sırrına âşinâ olduğunu hissedip heyecanlandığınız anlarda fatih hoca olsun, başka bir âlim olsun dizi dibine oturup o açlığı gideresiniz, kana kana o muhabbeti içesiniz gelir.

    23 yaşımda tanıştığım tasavvufun beni bütün bunlardan nefret hatta iğrenme noktasından alıp âşık noktasına getirmesinin başka açıklaması olamaz. hem de sevmek için hiç bir çaba sarfetmeksizin...fakat sevince sonrasında çok fedâkârlık ederek...ve bunu sevgimden hiç eksiltmeden, aksine çok severek yaparak...

    son olarak;
    yürümeye devam et, 'yol' insanı terbiye eder.

    kitaptan alıntılarla ve bittiğinde belki daha iyi değerlendirmelerle editleyeceğim.