şükela:  tümü | bugün
  • öyle bir nokta vardır ki, o noktayı geçtiğin andan itibaren hayatın artık çok farklıdır. alışkanlıkların, hayallerin, zevklerin bir anda değişmiş ve sen sadece dışardan bakar olmuşsundur artık hayatına. senin kontrolünden çıkmıştır..

    değiştirmek istersin, hem de defalarca.. ama ne yaparsan yap, ne kadar değişti desende, bir şey farklıdır artık.

    işte insan, hayatını değiştiren o noktayı hiç bir zaman unutmaz , unutamaz...

    kendin yüzlerce nokta koysan da daha sonra geri dönebilmek için, nafiledir. işin acı yönü de bir süre sonra sadece o noktayı hatırlamandır.

    o zamanki hayallerini isteklerini artık hatırlamıyorsundur bile...
  • "ilk" vasfını taşıyan herşey.
  • son vasfını ta$ıyan her$ey.
  • şefkat gösterme ve dokunma özürlü sevgilinin ilk defa kendi rızasıyla elini uzatıp yanak okşaması. unutamıyorum.
  • ayrıca, ilk siktiğiniz hatun, öptüğünüz hatun, falan filan bunlar da unutulmaz.
  • "olmuyor" dediği an. unutulmamakla kalmaz olabilecek her şeyi de mahveder. sonradan çok harika olsa bile aslında "olmuyor"dur artık.
  • bir insan davranışından söz edecek olursak, bu unutulmayan şey o kişinin bize en az yaşattığı duygulardır.
    bizi sürekli mutlu eden bir insan olur da üzülmemize sebebiyet verirse bunu kolay kolay unutamayız. çünkü bu istisnadır, insan içten içe onun tarafından mutlu edilmeye alıştığından olsa gerek... mutluluk zaten çok çabuk unutulur, bir de aynı kişinin sürekli sizi mutlu ediyor olması büyük ihtimalle insanda bir beklenti doğuracaktır.
    bu beklentiden mütevellit kişi sizin mutsuzluğunuza yol açacak bir eylemde bulunduğunda algılarınız farklı bir şeyle karşılaşmanın etkisiyle bu olaya olması gerekenden daha fazla önem verecek, normalde kısa sürede unutulması gereken eylem, sırf sizin beklemediğiniz birinden geldiği için unutulmayacaktır.
  • (bkz: sünnet)

    - eskiden uyusturmuyolardi olum !
  • seneler önce, ben daha küçücük bir çocukken, her yaz olduğu gibi yine dedemlerin yazlığına gitmiştik. o yazlık ben kendimi bildim bileli olduğu için sitenin büyük küçük bütün elemanlarını tanıyorum. hal böyle olunca daha gittiğimiz gibi dedeyi babaanneyi yalandan öpüp atmıştım kendimi havuzun başına. saatlerce havuzun içinde dışında, kenarında köşesinde arkadaşlarla oyun oynamaktan yorgun düşene kadar da durmuştum. sadece havuzla yetinmeyip arada da bizimkilerin yanına sahile gidiyordum. neyse, onca saat güneşin altında durmaktan mütevellit öyle bir yanmıştım ki, ne siz sorun ne ben söyleyeyim..

    akşam olunca ben yanmaya başladım tabii. ama nasıl yanıyorum.. o acıyı ifade edecek kelime yok. hüngür hüngür ağlamaktan ciğerlerim çıkacak, çığlıklarım 3 site öteden duyuluyor. annem perişan, ben ağladıkça o daha çok ağlıyor. babam şehir dışında, gece yarısı gelecek.. ama annem tembihlemiş "gelirken mutlaka yanık ilacı al" diye. abim o zamanlar ergenlik dönemindeydi, ara ki bulasın yani.

    yatamıyorum, kalkamıyorum, ağlamaktan gözlerim maymun götü gibi olmuş, derim fosforlu kırmızı.. zifiri karanlıkta kırmızı gece lambası gibi parlıyorum. canım annem de yoğurt yanığa iyi gelir diye habire beni yoğurtluyor. vücuduma yoğurdu ilk sürdüğü zamanlar acım hafifliyor, biraz rahatlıyorum ama ateşimle ısınan yoğurt daha sonra kaşındırıyor. dedem çığlıklarıma tepki olarak işitme cihazını çıkarmış, horul horul uyuyor. babaannem ise olaya tamamen nötr. "benim kremim yok, babasını bekleyelim" deyip sıyrılmış işin içinden. gece yarısına doğru babam elinde bir poşet kremle adeta kanatlı bir melekmişcesine kapıdan içeri giriyor. mutlu son.

    bu yaşanan olayda asla unutamayacağım şey, çektiğim acı ya da annemle birlikte çaresizliğimize saatlerce ağlamamız değildi. olayın hemen ertesi günü salonun vitrininde bir kova * * nivea'nın yumuşatıcı el, yüz kremini bulmuş olmamdı. (babaannem çok bakımlı bir kadındır)

    babaannemin acıma duygusunun yıllar önce ölmüş olduğuna şahitlik etmiştim. zaten o günden sonra da bir şey istemedim kendisinden. "ben koca bir kutu krem buldum! sen nasıl babaannesin? insan acır.." bile demedim. çığlıklarımdan nasıl sapıkça bir zevk aldıysa artık..
  • kişinin kendi adı.