şükela:  tümü | bugün
  • dükkanına giren her müşterinin eline poşeti vermeden göndermeyi zarar olarak gören, ''dükkana giren kimseyi boş göndermemeliyim, herkese bir şeyler satmalıyım'' inancıyla dükkanını açan esnaftır.

    bu esnafların, zamanla yok,kalmadı gibi tepkileri dağarcıklarından çıkardıklarına inanmaya başladım. olay basitçe şu şekilde cereyan eder; mahalle çocuklarının futbol malzemecisi, mahallenin ayak işi sorumlusu çocuk, mahalle abisi tarafından mahallenin bakkalına 9 kat kames top almak için gönderilir;

    -süleyman amca kames var mı?
    -var olum.
    -ya bunlar iki kat. 9 kat olanlarından yok mu?
    -onlar 9 kat ama, ilave edilen 7 kat birbirinden cibiliyetsiz, bu iki kat ama aslan gibi iki kat, kolay kolay patlamaz.
    -ne kadar ki?

    şeklinde gerçekleşir olayımız. bakkal süleyman amca o topu satmak için hedefine kilitlenir ve binbir türlü dalavereyle o topu satmak için elinden geleni yapar. ''yok'' dese bile, hemen ''o yok ama şu var'' kalıbında başka alternatifler sunar. zamanla iş hayatında alışkanlık haline gelen bu olay, iş hayatının dışına da taştığında ilginç diyaloglar oluşuverir. mesela; akşam evine dönmüş, mavi çizgili pijamasını giymiş, televizyonun karşısında rakısını götüren, çocuğunun hayatı sorgulayan sorularına cevap veren ateist mahalle bakkalı;

    -baba, allah var mı?
    -buddha var olum. en sağlamı. o da allah gibidir.ona inan istersen.tinsel orgazmın dibine vurursun.yarın git kafanı kazıt.bi de dekolteli bir fistan al kendine.kaptır gitsin.
    -peki baba.
  • bunu en çok yapan esnaflardan biri de mahalle aralarındaki lokantalardır.

    -abi ne getireyim size?
    -ya şöyle bol soslu bi iskender getir abi sen bize.
    -abi adanam güzel.
    -iskender?
    -abi adanam güzel.
    -yaşasın kemal paşa.
  • şimdi adını vermek istemediğim, daha çok doğu illerine sefer yapan bir otobüs firmasının izmir'de bir acentasını işletmektedir bir arkadaşımın babası. bu arkadaşımın anlattığına göre, yazıhanede çalışan adamlardan biri, trabzon'a gitmek isteyen bir adama "diyarbakır'dan otobüs var ordan geçersin" diyerek diyarbakır bileti satmış. ya yolcu çok safmış, ya da bizim adam öyle bir bezdirmiş ki sonunda almak zorunda kalmış.
  • - usta yumurta var mı?
    - var, kinder sürpriz yumurta
    - yok sürpriz filan değil, bildiğin yumurta var mı?
    - birader, sürprizin ne olduğunu biliyon mu, ya içinden yumurta çıkarsa?
    - arkadaşım yumurta var mı yok mu?
    - burada yok yok birader.
  • zamanla mahallenin fırlama gençleri tarafından espri konusu yapılabilecek esnaftır;

    -süleyman abi, sende iktidarsızlık varmış diye duyduk var mı yaa?
    -çocuklar yapmayın zaafım var biliyorsunuz.
    -hee biliyoruz, ötmüyormuş.(balgamlı gülüş)
    -siktirin lan pijler...
  • -manav amcaaa patlıcan var mı?
    +var ama evde
    -öhhh be amca dedik bi de...
  • esnafın yeterki satayaım da ne olursa olsun anlayışıyla içine düştüğü durumdur.hatta bir gün arakdaşlarla yolda konuşarak ilerlerken bir filmden bahsediyorduk.yolun kenarındaki korsan film satan amca hangi film bu? deyince ben de adını söledim bi bana baktı sonra da " yav aslında ben de yok yok da o film bende d yok alla alla!" dedi ve arkadaşlarla bu cümlenin ardından dumura uğradık.
  • "o var, bu var, şu var, bu daha iyidir, hededir hödödür" diyerek beyninizle cinsel münasebete girip mutlaka birşey aldıran sakınılası esnaftır.
  • yahudi kökenli esnaftır.
  • markete gelip nohut isteyen müşteriye "nohutu naapıcan bak güzel kırmızı mercimek var" diyen babamdır bu esnaf. 2 gün oldu söyleyeli, tarih attım.