şükela:  tümü | bugün
  • dünya denen garip yer üzerinde geçirdiğim uzun zaman zarfında, bunu söyleyen kişinin aslında "ben öyleyim" demek istediğini maalesef çok sonra anladım. ne yazık ki, bu cümleyi ısrarla devam ettiren kişi, aslında kendisi olmaktan ne kadar korktuğunu vurgulamaktan başka bir şey yapmıyor. inceden, derin bir samimiyetsizlik de içeriyor, bazen kendini yamamak, bazen de olduğundan farklı gözükmek için. işte böyle biriyim deme cesaretsizliği mi, kendini satma telaşesi mi, işte bu pek belli olmuyor.
  • herkes zaman zaman karşısındakine bu cümleyi kullanarak açıklama yapma zorunluluğu hissetmiştir.

    bir de şöyle birşey var ki aksini savunan pek çıkmaz;

    (bkz: ozunde iyi bir insan)
  • günlük hayatta kafanın içersinde defalarca dönüp duran cümlelerden yalnızca biri. dışarı çıkacağın bir gün hazırlıklarını yaparsın, giyinirsin, saçını tararsın, süslenirsin vesaire aynada o an için başka birini görürsün. sonra az evvel çıkardğın katlamaya bile tenezzül etmediğin eşofmanına bakarsın bir de aynadaki aksine, sonra kendine söylersin : ''aslinda ben boyle biri degilim ''. sokakta yürürken başka bir gün, meşgulsündür, telefonla konuşursun yüzünde ilginç bir ciddiyet, etrafını önemsemeyen meşgul insan tavrı, ama az sonra ayağın kaldırım taşına takılıp tökezlediğinde sana tüm alaycılığıyla bakan küçük bir kız çocuğuyla göz göze gelirsin ve ona gözlerinle izah etmeye çalışırsın '' aslinda ben boyle biri degilim ''. bir simit alacaksın mesela cüzdanının ön gözündeki paraların bir simit için yeterli olduğunu düşünürsün fakat o an para çıkmayınca para bekleyen simitçiye cüzdanın arka gözünden kağıt para uzatırsın ve bu tavrınla ispat etmiş olursun ''aslinda ben boyle biri degilim ''
  • aradan 1 yıldan uzun zaman geçmesine rağmen aslında ben böyle biri değilim insanları hala karşıma çıkıyor. kendilerinin ne olduğundan korkuyorlar, belki de şartlar onları öyle olmaya zorlamıştır. galiba bu, o insanların karşısına geçenlerin, onların olduğu şeyden rahatsız olması ile ilgili olabilir. belki de hepsi, o insanın ne olduğunun değişmeyeceği ile ilgilidir. sonuçta ne olursan ol, dürüstçe ne olduğunu söylemek daha doğru, fakat insanoğlu için daha zor. gerçekleri (kime göre neye göre gerçek) dile getirmek zordur, en azından gerçek hisleri dile getirmeye çalışsak daha düzgün iletişim kurabileceğiz birbirimiz ile... öyle olunca onlar, kendileri olmayıp başkasına dönüşüyorlar, sonra da mızmızlanıyorlar. oysa mızmızlanma noktasında dönüşümleri çoktan bitmiştir, istemeseler de hep öyle kalmak zorunda kalacaklar, zira hep en kolay yolu seçmek için şartlandırılmışlardır.
  • meali: ben şimdi sıçtım farkındayım, ama aslında bir müsaade ederseniz toparlayabilirim olan cümle. toparlamaktan ziyade tüğ diktirendir.
  • yeni bir insani hayatina kabul etmek bir yastan sonra daha da zor oluyor. ancak dogal akisinda, yasanmisliklara tanikliklarla bezeli iliskiler filizleniyor dostluklara. kendini anlatmak zorunda kaldigin hizlandirilmis iliskilerse kagittan kule gibi; hep ozen, hep denge tutturma cabasi.
    zaman ilerledikce eski tanisikliklarini bile bir yakin bir ote cemberlerine tasimakta herhangi bir tereddut gostermeyen bir kisi olarak bu mazereti sunmaktan ya da duymaktan hic mi hic haz etmiyorum. ne yapiyorsam sana karsi oyum aslinda. tavirlarimda hata fark ettigim noktada ozur dilemekten kacinmam zaten, kabulu olmazsa da o da benim kabulum.
  • anlamı: aslında tam böyle biriyim ama çevrem beni böyle tanımıyor olan cümle. ailesinin, arkadaşlarının, toplumun gerçek kişiliğini görmesinden korkanların sığındığı yalan.