şükela:  tümü | bugün
  • her ne yaşarsan yaşa, t zamanında tüm sosyal bağlardan kopuk, tüm toplumsal kurgudan uzak bir şekilde, sadece temel yaşamsal ihtiyaçların alışverişi (ekonomisi) için yaşayan bir insan, aslında hiç olmamış olmak ile özdeş bir haldedir. ölse birinci dereceden yasal yakınları hariç kimse bilmez, üzülmez, yakınları bile yakınlığa sebep olan kurgu dışında bir damla gözyaşı dökemez. bu kişi, fiilen yoktur, ve fiilen olmayan bir insanın topluma girebilme ihtimali düşüktür. o zaman bu kişi, adından sanından mesleğinden ve her şeyinden, daha önemlisi tüm içinde yaşattığı duygulardan ve hayallerden yoksun olarak bir hiçtir. evet, zaman ve mekana göre vardır, fakat bir değer, etki olarak yoktur.

    bu kişi çok zeki, çok yetenekli ya da embesil olabilir, bunlardan bağımsız olarak varlığı tanınmıyordur. belki de daha karmaşık bir başarısızlık sebebi vardır, ama sonradan u dönüşü yapma ihtimali nedir? eğer böyle bir ihtimal yok ise, kadınsız, arkadaşsız, kutu gibi soğuk bir evin içinde hapsolmuş bir yaşamla işi arasında mekik dokur, nefes almak için sığındığı sokaklarda, evinde bulduğu ile aynı tadı bulur. gittiği yer, tatil beldeleri ya da herhangi bir şey, rastgele kaldığı oteller (ancak bir aptal, durduk yere bir iki günlüğüne pansiyonlarda kalır), sobelemek için gittiği şehrin diğer ilçeleri, her şey işte, her şey onun için insanın olmadığı ve kendini insanlara gösteremediği korkunç bir açık hapishanedir.

    insanlar birbirlerini koklar mı acaba? onların suretlerinin altındaki çizgileri farkında olmadan mı görüyorlar? insanların birbirlerine olan bu nefreti, belki de tanrının bir emridir, belki tanrı düşündüğümüz kadar iyi değil, belki de kötülük bu evrenin içinde gömülmüş acımasız bir kanundur. kimse, hiçbir adem evladı, hiçbir adam yani, etkinliği olmayan bir yaşamın parçası olmaya katlanamaz, en umut verici durumda bile bir hayvana dönüşür, zincirlerini parçalamak ister.

    fakat tüm bunlara rağmen, böyle biri, absürdtür. beklenmedik her şeyi böyle birinden bekleyebilirsiniz, odaya kapatılan bir çocuk gibi önce bağırıp çağırır, sonra ağlar fakat sonrasında gelen sessizlik, kimsenin, en iyi kurgu yazarının bile en ufak bir fikrinin olmadığı bir şeylere gebe olunduğunu hissettirir.

    (bkz: ender gelişen osasuna atakları)
  • dünyaya bir şeyler bırakmamış insanların öldüklerinde olacakları şey. (bkz: hatırlanmamak)
    en azıdan hatırlanacak anılar bırakmak lazım.