şükela:  tümü | bugün
  • arkasından "aslında zeki olmadığını" kabul de ettiğinde tadından yenmeyecek durum.
  • kendi içinde garip çelişki. bunu farkedecek kadar zekaya sahip birine ben kafadan zeki derim.
  • zeki olmayan gibi olmak için ne yapmalıyım diye düşünmeye başlamak. sık sık benim kafam almıyor demek, olmadık şeylere şaşırmak, en küçük problemde bile ben bunu çözseydim harvard'da okurdum demek.
  • yanıtı boş kümedir. insanlar memelerinden, penislerinden, bacaklarından, çok duygusal ve saf olduklarından şikayetçi olabilirler. lakin zekalarından asla.
  • zekanın bir halta yaramadığı bir toplumda çok da önemli değildir. akşam yaprak dökümünü geçen haftanın özeti ile beraber izle üzerine hanımın çiftliği özel bölümü çak bişeyin kalmaz canım. bence artık sen de herkes gibisin sadece. fazla olsa ne yapaccadın ? turşusunu mu kuracaktın fazla zekanın?
  • tam olarak böyle bir şey mümkün değildir. en azından benim için. mesela ben zeki olduğum kadar hemen her şeyi tam olarak bilirim. sürekli tartışmalardan haklı çıkarım. çıkamadığım zaman şiddeti de yanıma destek olarak almam sanırım yanlış anlaşılmamın tam olarak önüne geçer sanırım. iq'mu noksan ölçen insanın sonra özür dileyip en yüksek puanı vermesi böyle bir şeydir. ne anlatıyorduk? heh sona bi çektim zekayı..
  • "çalışırsan ve gerçekten istersen yapabilirsin" gazını almış nesilin feryadı olabilir. gerçi er ya da geç anlıyor insan kendi kapasitesini, deneme yanılma yoluyla. beklentiler bir şekilde düşüyor.
  • bunu fark edebilmen için önce zeki olduğunu sanman gerekir ki sağolsun babam hiç izin vermedi bu yanılgıya. ben bu farkındalıkla doğdum diyebilirim, yaşanmışlık daha sonradan oldu. bir de hoşlantı var aslında ama onu bu entry'nin neresine sığdıracağımı bilemedim.